ABD ve İran: Ufak bir kıvılcım, büyük bir kriz yaratabilir

ABD ve İran: Ufak bir kıvılcım, büyük bir kriz yaratabilir

Pazar, 26 Mayıs, 2019 - 07:15
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif (Arşiv)
Washington/Şarku’l Avsat
İran ordusu, 3 yıl önce yanlışlıkla İran karasularına giren 10 ABD’li denizciyi gözaltına almıştı. Olayın ardından, dönemin ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve İranlı mevkidaşı Muhammed Cevad Zarif arasında gerçekleşen telefon görüşmesinden birkaç saat sonra, ABD’li denizcilerin serbest bırakılacağı duyuruldu.

Bugün de benzer bir kriz yaşansa, aynı hızla çözülebilir mi?

Bakan Zarif, Reuters’ın bu sorusuna, “Hayır.. Bu pek mümkün değil” şeklinde yanıt verdi.

İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) misyonunun aktardığı bilgiye göre Zarif ve ABD’nin şimdiki Dışişleri Bakanı Mike Pompeo arasında doğrudan bir iletişim yok. İki bakan, genellikle Twitter üzerinden ya da medya aracılığıyla bir iletişim kuruyorlar.

Bir keresinde Zarif, “Pompeo ne zaman İran hakkında konuşacak olsa, bana da hakaret ediyor. Neden onun telefonuna cevap vereyim ki?” ifadelerini kullandı.

En ufak kıvılcım, iki ülkeyi çatışmaya sokabilir

İki ülkenin dışişleri bakanları arasındaki hoşnutsuzluk, doğrudan müzakere için kanal olmadığına dair artan endişeleri gözler önüne seriyor.  Bununla birlikte mevcut ve eski ABD’li yetkililer, yabancı diplomatlar, ABD Kongre üyeleri ve dış politika uzmanlarına göre olası herhangi bir yanlış anlama veya olay, iki ülke arasında askeri bir çatışmaya yol açabilir.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran’ın ABD güçleri veya çıkarlarına yönelik saldırılara hazırlanıyor olabileceğine dair bir takım istihbaratlara dayanarak, bu ay Ortadoğu’ya bir uçak gemisi, savaş gemileri, bombardıman uçakları ve Patriot bataryası gönderdi.

ABD ile İran arasında doğrudan diyalog çağrısında bulunan Maine eyaleti bağımsız senatörü Angus King, Reuters’a yaptığı değerlendirmede, “Kazara çatışma riski her geçen gün artıyor” ifadelerini kullandı.

Kimliğinin gizli kalmasını isteyen Avrupalı üst düzey bir diplomat ise konuya ilişkin şunları söyledi;

“ABD'li ve İranlı yetkililer arasında diyalog kurulması çok önemli. Böylece herhangi küçük bir olayın büyüyüp bir krize dönüşmesi engellenebilir. Umarım bilinçsizce kimsenin istemeyeceği bir durumun yaşanmaması için hala açık kalmış iletişim kanalları vardır.  Şu an şahit olduklarımız oldukça endişe verici.”

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, 2016’da yaşanan gözaltı olayına benzer bir kriz durumunda, ABD yönetiminin, İran ile nasıl diyalog kuracağına ilişkin yorum yapmaktan kaçındı. Fakat Ortagus, “Diyalog zamanı geldiğinde, bunu yapmak için ihtiyacımız olan tüm araçlara sahip olduğumuza eminiz. ABD yönetimi, İran’a uyguladığı baskı ile onu müzakere masasına oturtmayı hedefliyor. Eğer İranlılar davranışlarını düzeltmeye ve normal bir devlet gibi davranmaya başlarsa onlarla diyaloğa hazırız” şeklinde konuştu.

Zarif ve Kerry, 2015 yılında İran'ın nükleer çalışmalarını kısıtlayan nükleer anlaşma için yapılan yoğun müzakereler sırasında yakından tanışma fırsatı buldular. 2016 yılındaki kriz de bu yakınlık sayesinde çözüldü.

ABD’nin nükleer anlaşma kararı ve yaptırımlar ipleri kopardı

Ancak 3 yıl sonra iki ülke arasındaki tüm üst düzey diplomatik ilişkiler, Trump yönetiminin nükleer anlaşmadan çekilmesi, İran petrol sektörüne yönelik katı yaptırımlar uygulaması ve İran ordusunun bir kısmını yabancı terör örgütleri listesine dahil etmesinin ardından çöktü.

ABD’li askeri yetkililer, İran’ın hassas güdümlü füzeler geliştirmesinin yanı sıra Suriye, Irak, Yemen ve diğer bölgelerde milis gruplarını desteklemesinden duydukları endişeleri dile getiriyor.

İki ülkenin de diyalog kanalı: Twitter

Diğer yandan Twitter, şu an aralarında doğrudan diyaloğun olmadığı iki ülkenin yetkilileri arasındaki ortak platform haline geldi. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin danışmanı, Çarşamba günü, Pompeo’nun Ruhani’yi hedef alan tweetine karşılık, ABD’nin Ortadoğu’da askerlerini konuşlandırarak İran’ı kışkırttığını söyledi.

Ruhani'nin danışmanı Hüsameddin Aşina, Twitter üzerinden İngilizce olarak yazdığı mesajda, “Bakan Pompeo, bölgemize savaş gemilerini getirip de bunun caydırıcı bir önlem olduğunu söyleyemez. Bunun adı provokasyondur. Bu durum İran'ı, provokasyon olarak tanımladığınız, kendi caydırıcılığını göstermeye zorlar. Bunu anlayabiliyor musunuz?” ifadelerini kullandı.

Trump: İran savaşmak istiyorsa bu resmen İran'ın sonu olur

ABD Başkanı Trump, Pompeo ve Zarif'in Twitter üzerinden uzun süre devam eden karşılıklı hakaretler içeren mesajlarının ardından, Pazar günü Twitter hesabından paylaştığı mesajda, "İran savaşmak istiyorsa bu resmen İran'ın sonu olur” diyerek Tahran’ı tehdit etti.

Pompeo, Şubat ayında Twitter hesabından paylaştığı bir mesajda, ‘Zarif ve Cumhurbaşkanı Ruhani’nin her hâlükârda sadece yozlaşmış dini bir mafyanın kuklası olduğunu’ söyledi. Yine Şubat ayında Pompeo’nun bakanlığından bir yetkili, Twitter üzerinden, “Zarif’in yalan söylediğini kolayca anlayabilirsiniz. Çünkü sadece dudaklarını kıpırdatması yeterli” dedi.

Zarif de Twitter’dan Pompeo ve Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’u ‘tedavisi olmayan psikopatların davranışlarını’ sergilediklerini belirterek, İran’ı tamamen ele geçirme düşüncelerini kınadı. ABD’li yetkililer, diplomatlar ve Kongre üyeleri, herhangi bir anlaşmazlık sonucu iki ülkenin ordularının karşı karşıya gelme riski ışığında Zarif’in herhangi bir kriz sırasında Pompeo'nun telefonlarına cevap vermeyebileceğini düşünüyor.

Pompeo: İran’la iletişim için birçok kanal var

Geçtiğimiz Salı günü gazetecilere açıklama yaparken, Washington'ın Tahran’la diyalog kurma ve müzakere masasına oturma becerisine ilişkin korkuları gidermek istediği gözlemlenen ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, “İran’la iletişim için birçok kanal var” dedi.

Öte yandan bazı diplomatlar, Umman, İsviçre ve Irak gibi ülkelerin, iki ülke ile de bağları olması sebebiyle aralarındaki mesaj trafiğini sağlayabileceklerini belirtti.

ABD Kongresi’ne giren ilk özel kuvvetler subayı olan Michael Waltz ise konuya ilişkin değerlendirmesinde, İran'ı müzakere masasına oturmaya zorlamak için diplomatik ilişkilerin dondurulması seçeneğinin kullanılması gerektiğine inandığını ifade etti.

Ayrıca eski bir Pentagon görevlisi olan Waltz, “Diplomatik tecrit altında değilseniz, bir kez konuşup bitirebilir ve baskıyı azaltabilirsiniz” şeklinde konuştu.

Ancak buna karşın, eski ABD 5. Filosu ve Birleşik Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Kevin Donegan, mesajların dolaylı yollardan iletilmesinin, hızlı gelişen bir krizde engel teşkil edebileceğini söyledi.

Şu an Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nde (CSIS) kıdemli danışmanlık yapan Donegan, “Arabulucular aracılığıyla yapılan bu tür anlaşmalar zaman gerektirir ve hızla gelişen taktiksel bir pozisyonu sakinleştirme fırsatı vermez” şeklinde konuştu. Donegan,   ABD'nin şu anki politikasıyla ilgili olarak ise yorum yapmak istemediğini sözlerine ekledi.

Donegan ve Waltz, ABD ve İran orduları arasında bir çağrı hattı veya benzer bir iletişim aracı olmasının yararlı olacağında hemfikirler. Ancak Donegan ve diğer bazı uzmanların, İran’ın böyle bir düzenlemeyi kabul edeceğine dair kuşkuları var.

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen ABD’li bir yetkiliye göre İran’ın ABD güçleri veya çıkarlarına yönelik saldırıda bulunma ihtimaline ilişkin istihbarat aldıklarına dair açıklamaların ardından Washington, 3 Mayıs’ta Tahran'a ‘üçüncü bir taraf’ aracılığıyla mesaj gönderdi.

Bunu ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford’un 8 Mayıs'ta katıldığı Kongre’de ‘Washington’ın İran'ın tehditlerinin farkında olduğu ve buna yanıt verebileceğini anladığından emin olmak’ için Tahran’a mesaj gönderdiklerini belirttiği konuşma doğruladı.

İran’a uyarı mesajı

Bununla birlikte Waltz’a göre Danford'ın kapalı oturumda, Kongre üyelerine, İran Devrim Muhafızları (DMO) Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'ye bir mesaj göndererek, İran yanlısı grupların ABD güçlerine herhangi bir saldırıda bulunması halinde İran'ın doğrudan sorumluluk sahibi olacağı konusunda uyardığını söyledi.

Waltz, Dunford’ın mesajında Süleymani’ye İran yanlılarının bölgedeki Amerikan vatandaşları veya askerlerine yönelik herhangi bir saldırı olması halinde, onları değil İran’ı sorumlu tutacaklarını söylediğini belirtti.

Mart ayında emekli olan eski ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Joseph Votel, ABD ordusunun Suriye'de kazara gerçekleşebilecek olaylardan kaçınmak amacıyla Rusya ile iletişim kurduğu çağrı hattı üzerinden dolaylı olarak İran güçlerine mesaj gönderilebileceğini belirtti.

Votel, “İranlılar Ruslarla konuşabilir. Ruslarla iyi bir iletişim kanalımız var” ifadelerini kullandı.

Ancak mevcut ve eski ABD’li yetkililerin birçoğuna göre ABD’yi İran’la yaşadığı krizden çıkarması konusunda Rus hükümetine güvenilmesi hiçte parlak bir fikir değil.

ABD eski Başkanı Barack Obama döneminde ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı olan Wendy Sherman, “Bu, riskli bir seçenek olabilir” dedi.

Editörün Seçimi

Multimedya