Trump: İran’ın ABD’nin ne düşündüğünü bilmemesi çok iyi bir şey

Trump: İran’ın ABD’nin ne düşündüğünü bilmemesi çok iyi bir şey

Cumartesi, 18 Mayıs, 2019 - 10:00
Körfez sularındaki Abraham Lincoln uçak gemisi pistinde yer alan Sea Hawk helikopteri yakınlarındaki iki Amerikalı denizci (AFP)
Washington/Hibe el-Kudsi
ABD Başkanı Donald Trump, Körfez’deki gerilimin tırmandığı bir dönemde İran ile yaşanan krizi ‘hileli’ ve ‘özensiz’ bir şekilde ele alan Amerikan basınına sert eleştiride bulundu.

Trump, Cuma sabahı Twitter hesabı üzerinden, “İran meselesini hileli ve özensiz bir şekilde ele alan yalan haberler, ülkemize zarar veriyor” mesajını yayınladı. ABD’nin İran’a yönelik adımları hakkında yapılan haberlerin kaynaklara dayanmadığına işaret eden Trump, bu haberleri asılsız ve tehlikeli olarak nitelendirdi. Bunda, İran’ın ABD’nin ne düşündüğünü bilmemesi gibi olumlu bir yan bulunduğunu düşünen Trump, “Bu oldukça iyi bir şey” ifadesini kullandı. Trump, Çarşamba günü Twitter hesabı üzerinden yayınladığı mesajında İran’ın yakın zamanda kendisi ile görüşmek isteyeceğini belirtti.

Trump’ın sözleri ile eş zamanlı olarak Reuters, ABD yönetimindeki üst düzey bir yetkiliden, ABD’nin İran ile iletişim kurmayı beklediğini, ancak İran tarafından henüz ABD Başkanı’nın doğrudan müzakere önerilerini kabul etmeye hazır olduğuna dair bir mesaj gelmediğini aktardı. Söz konusu yetkili, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerilimi düşürüp müzakere yürütmemiz gerektiğine inanıyoruz” ifadelerine yer verdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü dün, Çin’e ait bir limanda İran akaryakıtını boşaltan bir tankere ilişkin sorulan soruya yanıt olarak ABD’nin İran yaptırımlarının ihlal edildiği yönündeki iddiaları ciddiye aldığını ve gerekirse önlem alacağını ifade etti. Reuters, Perşembe günü yayınladığı haberinde yaklaşık 130 bin ton İran akaryakıtı taşıyan tankerin, yükünü Çin’in Zhoushan şehri yakınlarındaki depolama tanklarına boşalttığını belirtti.

Sözcü, e-mail üzerinden yaptığı açıklamada, “ABD, yaptırım gerektiren her faaliyeti ciddiye alıyor ve gerekli önlemleri alacak. İran’a özellikle petrol ve petrokimya alanlarında yaptırım uygulama konusunda kararlıyız” dedi. Bakanlığın tanker hakkında bilgi sahibi olduğunu söyleyen sözcü, konuya ilişkin daha fazla yorum yapmayı reddetti.

Destroyerler Hürmüz Boğazı’na ulaştı

Bu esnada ABD Savunma Bakanlığı’ndaki (Pentagon) askeri yetkililer dün, UAA McFaul ve Gonzales destroyerlerinin Hürmüz Boğazı’na ulaştığını açıkladı. Yetkililer, Körfez sularındaki İran Devrim Muhafızları ve Kudüs Gücü’ne ait tekneleri işaret ederek, destroyerlerin Perşembe günü 5. Filonun operasyon bölgesindeki kargo gemileri ve mühimmatlar ile birlikte konuşlandırılmasında herhangi bir zorlukla karşılaşılmadığını belirtti. Söz konusu gemiler, Abraham Lincoln uçak gemisi başta olmak üzere başka askeri donanmaları da içeriyor. Pentagon yetkilileri, UAA Arlington amfibi kargo gemisi ile Patriot tarzı yüzeyden havaya füze bataryalarının da Ortadoğu’ya nakledildiğine işaret etti. Washington ve Tahran’ın askeri bir çatışma istemediklerine dair açıklamalarına rağmen ABD tarafının bölgedeki askeri varlığını güçlendirmeye devam ettiğini belirten Savunma Bakanlığı yetkilisi dün sabah gazetecilere yaptığı açıklamada iki muhribin Hürmüz Boğazı’ndan geçişinin, Amerikan donanmasının uzun bir süredir tanık olduğu en sakin geçiş sayılabileceğini söyledi.

ABD’nin askeri hareketliliği ve İran’ın Arap Körfezi’ndeki Amerikan gemilerini kısa menzilli füzelerle vurma tehditlerinden sonra Körfez’deki gerilimin boyutu artıyor.

Savunma Bakanlığı yetkilileri, Pentagon’un İran’ın Arap Körfezi sularında füze taşıyan tekneler konuşlandırdığını belgeleyen istihbarat görüntülerini yayınlayacağını ifade etti. Askeri bir yetkili, İran’ın kara füzelerini, Irak’taki Amerikan güçlerine ateş açılacak noktalara taşıdığı yönündeki tehditlerine ek olarak bölgedeki ABD güçlerini hedef alabilecek insansız uçakların da bulunduğunu söyledi.

Washington’da anlaşmazlık mı var?

Kaynaklar, ABD’nin İran’a karşı tutumu ve Trump yönetiminde anlaşmazlıkların var olduğu konusunda çelişkili haberlere dikkat çekti. Söz konusu haberlerde, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un İran’ı vurmak için güçlü bir şekilde baskı yaptığını ancak yönetimdeki diğerlerinin bu yaklaşıma direndiğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte Trump yönetiminin, Tahran’ı nükleer ve füze programı konusunda daha tavizsiz şartları kabul etmeye ve Irak, Lübnan ve Yemen’deki askeri milislerine ve ajanlarına olan desteğini kısıtlamaya zorlamak için daha fazla ekonomik baskı uygulanmasından yana olduğunu belirten haberler de mevcut.

Washington’daki Demokrasiyi Savunma Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Mark Dubowitz, “Başkan Trump, danışmanlarının müzakereler için bir gündem belirlemede kendisine yardımcı olacak roller üstlenmesine izin vermekle zekice bir politika izliyor. Ancak müzakereyi gözetme ve bilgece yürütme konusunda iş, nihayetinde onun gücüne kalır” dedi.

Perşembe günü Kongre’de Cumhuriyetçi ve Demokrat Parti liderleri, Başkan Trump yönetimi yetkilileri ve Kongre komisyon başkanları arasında kapalı bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantının gündeminde Ortadoğu’da alevlenen durum, İran’ın tehditleri ve ABD’nin askeri hareketliliği vardı. Ulusal İstihbarat Direktörü Daniel Coats ile Ulusal Güvenlik Ajansı ve ABD Siber Komutanlığı Başkanı Paul Nakasone, özel istihbarat raporlarını 8’li gruba açıkladı. Bir diğer ismi ile 8 Cemiyeti olan bu grupta, Senato ve Temsilciler Meclisi’ndeki üst düzey Cumhuriyetçi ve Demokrat parti üyeleri ile her iki meclisin istihbarat komisyonlarının başkanları yer alıyor.

Endişeler hâkim

Kapalı toplantıdan sonra parti üyelerinden birçoğu, Körfez’deki gelişmelerden ötürü endişelerinin arttığını ve Başkan Trump’ın İran ile bir savaşa doğru gitmesinden korktuklarını belirtti. Söz konusu milletvekilleri, daha fazla bilgi almak istediklerini vurguladı.

Trump yönetimi yetkilileri, Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Başkanı Gina Haspel ve Genelkurmay Başkanı General Joseph Dunford’un da katılacağı çok taraflı kapalı bir oturum gerçekleştirmek üzere anlaştı. Bununla birlikte Salı günü tüm Senato üyeleri karşısında da bir oturum düzenlenecek. Bu oturumda Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Savunma Bakanı Vekili Patrick Shanahan ve Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford’un ABD’nin İran’ın tehditlerine yönelik tepkisi hakkında bir açıklamada bulunması gerekiyor.

Perşembe akşamı gerçekleşen gizli kapalı oturumun ardından Demokrat Senatör Mark Warner, milletvekillerinin daha fazla bilgi sahibi olması gerektiğinin altını çizdi. Temsilciler Meclisi Silahlı Güçler Komisyonundaki Cumhuriyetçi Milletvekili Mac Thornberry de çeşitli Amerikan istihbarat servislerinin sunduğu istihbarat raporları ve uyarıların, Arap Körfezi ve çevresindeki alışıldık İran tacizlerini aşan faaliyetlerden daha endişe verici olduğunu belirterek, “İran’ın yaptıklarının olağan faaliyetler olduğunu sanmıyorum. Yaşananlar, endişenin artmasına yol açıyor ve şu soruyu akla getiriyor: İran bunu neden yapıyor?” sözlerini ekledi.

Cumhuriyetçi Milletvekili Adam Schiff ise yönetimin sunduğu bilgiler önemli olsa da bazı durumlarda daha faydasızken 8 Cemiyeti’nin bilgilendirmelerinin yalnızca gizli oturumlarda yapıldığını ve üyelerinin, diğer milletvekilleri ile birlikte yetkililerden aldıkları bu gizli bilgileri değiş tokuş etmelerinin engellendiğini söyledi. Gazetecilerin, bu gizli bildirimde sunulanlardan kendisinin memnun olup olmadığı sorusuna yanıt vermek istemeyen Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Kongre liderlerine yönelik bildirimin tüm Kongre üyelerine bildirim sunulmasına alternatif olmadığını söylemekle yetindi. Pelosi sözlerinin devamında Trump yönetiminin milletvekillerine bilgi verme konusundaki başarısızlığının yönetimin benimsediği tarzın bir parçası olduğunu, ancak bunun doğru bir tavır olmadığını zira savaş ilanı yetkisinin Kongre’nin elinde olduğunu dile getirdi.

Pelosi daha önce yaptığı bir açıklamasında savaş ilanı verebilecek tek tarafın Kongre olduğuna dikkat çekerek, “Umarım Başkan’ın danışmanları, İran ile başa çıkmak için seçtikleri herhangi bir yolda adım atma iznine sahip olmadıklarını anlarlar” demişti.

Wall Street Journal’in haberine göre, Beyaz Saray’ın topladığı istihbarat raporları, İranlı liderlerin ABD’nin kendilerine saldırı planladıklarını düşündüklerini ve bu durumun Tahran’ı olası darbelere hazırlanmaya sevk ettiğini gösteriyor. Trump, Perşembe günü İsviçre Cumhurbaşkanı ile Oval Ofis’te yaptığı görüşmede ABD’nin Tahran ile bir savaşa girip girmeyeceğine dair sorulan soruyu, “Umarım İran ile bir savaş çıkmaz” şeklinde cevaplamıştı.

Editörün Seçimi

Multimedya