Cezayir halkı, protesto gösterilerine devam ediyor

Cezayir halkı, protesto gösterilerine devam ediyor

Cumartesi, 18 Mayıs, 2019 - 09:00
Başkent Cezayir sokaklarında 17 Mayıs’ta gerçekleştirilen gösterilerden bir görüntü (EPA)
Cezayir/Boualem Goumrassa
Cezayir güvenlik güçleri, 17 Mayıs’ta başkent Cezayir ve ülkenin doğusundaki Burc Bu Ariric vilayetinde gösterilerine devam etti. Yüz binlerce eylemci, geçici Cumhurbaşkanı Abdulkadir bin Salih ve Başbakan Nureddin Bedevi’nin iktidardaki görevlerini reddettiklerini vurgulayan sloganlar attı.

Cezayir polisi, başkentteki Merkez Postane binasına göz yaşartıcı gaz bombası atarken, eylemciler de gelecek 4 Temmuz’da cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmayacaklarını belirtti. Başkentin doğusunda ve güneyinde ordu komutanlığının başkente girişleri engelleme talimatıyla ulusal jandarma kuvvetlerinin konuşlandığı kontrol noktaları nedeniyle yollarda kilometrelerce uzayan araç kuyrukları oluştu.

Başkent Cezayir’deki on binlerce vatandaşın gösteri meydanlarına ulaşmasını engellemek için güvenlik önlemleri de sıkılaştırıldı.

Tizi Vuzu ve Bejaia vilayetleri belediye başkanları da ayaklanmanın 13. Cuma gününde başkentte küçük gösteriler düzenledi. Gösterilerde, rejime karşı sloganlar atılırken, Berberice “Rejimi affetmeye hazır değiliz” diye bağırdılar. Ülkedeki seçmenler, 1 aydır seçmen listelerini gözden geçirme ve seçimler için lojistik hazırlıklara başlama talimatlarına uymayı reddediyor.

Polis göstericilere müdahale etti

Cezayir polisi, Merkez Postane binasına ulaşmaya çalışan bazı eylemcileri gözaltına aldı. Ancak polis, binaya ulaşmak isteyenlerin sayısının artmasıyla birlikte göz yaşartıcı gaz kullanırken, eylemcilerin bazıları da boğulma tehlikesi geçirdi. Ramazan ayında polisin gaz bombalarına başvurması, eylemcilerin gösterilerini tırmandırmasına neden oldu.

Atılan sloganlar arasında eski Cumhurbaşkanı Buteflika’nın başkanlık ettiği partinin dağılması sloganları da yer aldı. Eylemciler ayrıca, Genelkurmay Başkanı Ahmed Kaid Salih’in de hükümetten ayrılmasını isterken, onu verdiği sözleri tutmamakla suçladı. Salih’in halkın tüm taleplerini yerine getirme vaadine dikkati çeken eylemciler, kendisinin Bin Salih ve Bedevi’ye sadık kaldığını vurguladı. Eylemciler ayrıca, eski rejimin sembol isimlerine karşı yürütülen soruşturmaların ciddiyetine ilişkin şüphelerini de dile getirdi.

Öte yandan başkent Cezayir’deki belediye yetkilileri yayınladıkları bildiride, eylemcileri Merkez Postane’nin kapanmasından sorumlu tuttu. 19. yüzyıla dayanan binanın eski merdivenlerine dikkat çekilen bildiride, binanın binlerce insanın uzun süre aynı alanda kalmasına dayanamayacağı vurgulandı. Ancak söz konusu gerekçe, eylemcileri ikna etmezken, bir eylemci de “Yetkililer, bugün bize uyguladıkları baskıyı haklı çıkarmanın yollarını arıyor. Hareketimiz, baş ağrısına neden oldu. Ancak tüm meydanlar kapalı olsa bile sokaklardan ayrılmayacağız ve rejim kalıntılarının istifasını isteyeceğiz. Barışçıl protestoları terk etmeyeceğiz. Bu, onları daha çok endişelendiriyor” ifadelerini kullandı.

Anlaşmazlık devam ediyor

Buteflika’ın istifasını takiben yeni cumhurbaşkanı görevine başladıktan 3 ay sonra ordu liderliğinin, “anayasal çözüm” konusundaki ısrarı çerçevesinde anlaşmazlık devam ediyor. Bu bağlamda ülkede siyasi çözüm çağrısı yapılırken, eski rejimden bağımsız isimlerden oluşan bir Başkanlık Konseyi’nin geçiş döneminde ülkeyi yönetmesi isteniyor. Ancak Genelkurmay Başkanı, söz konusu durumu reddediyor.

Öte yandan eski bakan Ebu Cerra Sultani, “Yapıcıların önünde, devletin prestijini yansıtan ve halkın iradesini somutlaştıran tarihi bir cesarete ihtiyaç duyan seçeneklerin ayrıştırılması konusunda hala cesur adımlar atma fırsatı var. Bana göre bir sonraki adım, şu üç seçeneğin ötesine geçemeyecek; 102. madde uyarınca, 4 Temmuz’un seçim tarihi olarak kabul edilmesiyle anayasal çözümün tasviri. Bu, kampanya ve oy kullanma günü, sonuçların ilanı sonrasında siyasi maliyeti olan bir seçenek. Aynı şekilde seçimleri 3 ay daha erteleyerek anayasal çözümü uyarlamak. Bu ise, ayaklanma talepleri ve ordunun geçiş aşamasına girilmemesi isteği arasında bir seçenek” ifadelerini kullandı.

Üçüncü seçeneğe de dikkati çeken Sultani, “Toplumun tüm kesimleriyle diyalog kurarak, anayasal ve siyasi uyumu sağlamak. Bu seçeneğin sonucu, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin mümkün olan en kısa sürede nasıl yapılacağını belirleyecek ulusal fikir birliği çerçevesinin kurulması olacak” dedi.

Ebu Cerra Sultani, dördüncü bir seçeneğe başvurma konusunda endişelerini dile getirirken, bu seçeneğin de “İstisnai durum sağlayan anayasanın 107. maddesinin aktifleştirilmesi” şeklinde konuştu. Sultani ayrıca, “Bu durum, hiçbir Cezayirlinin istemediği en kötü senaryo. Çünkü sosyal, ekonomik, politik ve güvenlik durumu; kendi iradeleriyle seçilen bir lider görmek isteyen halk üzerinde daha fazla baskıya neden olacak” açıklamasında bulundu.

Editörün Seçimi

Multimedya