İlk askeri darbenin hikayesi: ABD’li mi yoksa Fransız mı?

İlk askeri darbenin hikayesi: ABD’li mi yoksa Fransız mı?

Çarşamba, 15 Mayıs, 2019 - 12:30
Semir Ataallah
Lübnanlı gazeteci - yazar 
Şükrü El-Kuvvetli’nin odasının yanına Hüsnü Zaim’in adamlarının kötü muamelesine maruz kalan Başbakan Halid El-Azm konuldu. Buraya pijama ve ayağında hiçbir şey olmadan getirilmişti. Nöbetçiler gözlüğünü ve diş takımını almasına bile izin vermemişlerdi. Onlara:”Siz de kimsiniz, evime zorla girmeye nasıl cüret edersiniz?” diyerek itiraz etmek istediğinde kendisine:”Biz yeni yönetimiz, eğer direnirsen seni  öldürürüz” karşılığını vermişlerdi.

Darbe haberi Suriye ve bütün Arap dünyasında yayıldı. Mısır’da basın danışmanı Kerim Sabit, Kral Faruk’u uyandırarak darbeyi haber verdi. Haber, Kral Abdulaziz’in Riyad’taki meclisine ve elbette Beyrut’taki cumhurbaşkanlığı sarayına ulaştı. Cumhurbaşkanı Bişara Huri, salgının Lübnan’a da ulaşmasından korkarak Şam’daki gelişmeleri takip etmek için mecliste açık bir oturum düzenleme çağrısında bulundu. Hükümet darbeci yönetimi tanımayı reddetti. Suudi Arabistan, El-Kuvvetli’ye bir zarar gelmeyeceğini taahüt etmedikçe Zaim’i tanımayacağı açıklamasını yaptı.

31 Mart’ta Hüsnü Zaim, ellerinde beyaz eldivenler ve gözünde tek camlı gözlüğü ile emniyet müdürlüğündeki geçici ofisine ulaştı. Bir gazeteci, meraklı ve çıkarcı ordusu kendisini orada bekliyordu. Gazetelerin yayınının durdurulduğunu ve akşam 7’den sonra sokağa çıkma yasağı olduğunu deklare etti. Ertesi gün meclisin feshedildiğini açıkladı. 6 Nisan’da El-Kuvvetli teslim olarak hastaneden aldığı bir kağıda istifasını yazdı:” Soylu Suriye halkına istifamı sunuyor ve ona ebedi saygınlık, şan ve şeref diliyorum”. El-Kuvvetli istifasını Hüsnü Zaim ya da feshedilen meclise değil halka sunmaya önem verdi.

İstifa mektubunun bir kopyasına, yeni lidere övgü ve methiyelerle dolu bir kitapta da yer verildi. 11 Nisan 1949’da Time dergisi şöyle yazdı:”Suriyelilerin büyük bir çoğunluğu olanlara kayıtsız kalarak kahvehanelerde oturup kahve ve nargile içmeye devam etti. 4 bin yıla uzanan tarihleri boyunca Persler, Yunanlılar, Romalılar, Moğollar, Türkler ve Fransızların yönetimi altında yaşayan Suriye halkı, Hüsnü Zaim’e de alışmaya hazırdı”.

Zaim’in gerçekleştirdiği darbenin arkasında kim vardı? Başlangıçta Franszıların onu buna teşvik ettikleri söylentisi yayıldı. Fransız hayat tarzına hayran olması bu söylentiyi güçlendirdi. Ardından ABD’lilerin şüpheleri kendilerinden uzaklaştırmak için onu böyle bir izlenim bırakmaya teşvik ettikleri söylendi. Dr. Sami Moubayed de bu konudaki araştırma ve görüşlerinin (ki en önemli ve tehlikeli olanıdır) en doğru olduğu izlenimini vermektedir.

Tarihçi Sami Moubayed şöyle diyor:”ABD’lilerin kaç kere Zaim ile görüştükleri ya da onun ile ABD’nin Şam büyükelçiliğinde çalışan Steven Meade adlı diplomat arasındaki gizli görüşmelerin ne zaman başladığı bilinmemektedir. Aslında ABD Büyükelçiliği; kendisini Suriye’nin içişlerine dahil etmesinin yanlış olduğunu iddia ederek darbeyi desteklemek konusunda bölünmüştü. 1947 yılında daha yeni kurulmuş olan CIA’nin hiç yurtdışı operasyon deneyimi yoktu. Dışişleri Bakanlığı darbeyi destekleme düşüncesini tereddütlü bir şekilde kabul etmeye başlarken ABD Şam Büyükelçiliği’nde görevli genç bir diplomat olan Diane Hilton; ABD’nin geçici de olsa hiçbir askeri darbeyi desteklememesi gerektiğini söyleyerek şiddetli bir şekilde buna karşı çıkıyordu”.

Hoşça kalın...

diğer görüş makaleler

Editörün Seçimi

Multimedya