Lübnan’da yıllardır tartışması bitmeyen konu: Filistin silahları dosyası

Lübnan’da yıllardır tartışması bitmeyen konu: Filistin silahları dosyası

Salı, 14 Mayıs, 2019 - 13:30
Filistinlilerin bulunduğu Miye Miye Mülteci kampında artık ne silah ne de askeri kontrol noktaları olacak (Reuters)
Londra/Şarku’l Avsat
Lübnan ordusu ile Filistinli silahlı gruplar arasındaki ilişkilerin tarihinde ve Lübnan’da Filistin kamplarının kurulmasından bu yana ilk kez, ülkenin güneyindeki Sayda şehrinde bulunan ve en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Helva Mülteci Kampı yakınlarındaki Miye Miye Mülteci Kampı’ndaki silahlar toplandı ve Filistinli gruplara ait kontrol noktaları söküldü. Independenet Arabia'dan Denise Rahma Fahri'nin haberine göre, Lübnan ordusu tarafından kamptaki askeri varlığın sona erdirilmesi ve tamamen silahsızlandırılmasını hedeflediği belirtilen anlaşma, Perşembe günü uygulamaya koyuldu.

Miye Miye dışındaki kampların da bir an evvel silahsızlandırılması

Bu hamle, Lübnan’daki kampların içinde ve dışında bulunan Filistin silahları dosyası tarihinde atılmış emsal bir adımdı. Filistin silahlarına yönelik düzenlemeler yapılması çabalarına rağmen, bu güne kadar başarılı olunamamıştı. Bu yöndeki ilk deneme, Filistin’in silahlı varlığını meşrulaştıran 1987 tarihli Kahire Anlaşması’nın iptal edilmesiyle başarısız olmuştu.

İkinci deneme ise, kamp dışında derhal silahsızlaştırmaların sağlanması ve kampları silahsızlandırma çalışmaları için 6 ay süre verilmesine yönelik oybirliği ile alınan karardı. Karar, 2006 yılında Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah da dahil olmak üzere tüm siyasi tarafların liderinin katılımıyla parlamentoda düzenlenen bir oturumda alındı.

Taif Anlaşması'nın başlangıç hükümlerine, yani Lübnan Anayasası’na göre yalnızca yasal olan silahların Lübnan’da tutulmasına izin verilmesine rağmen, Filistinli gruplar, Lübnan’daki 12 kampta silahlarıyla birlikte kaldılar. Ne Lübnan Devleti ne de yöneticileri bunu engelleyemedi veya herhangi bir düzenleme yapamadılar.

Miye Miye Kampı’nda bu karara neden olan değişiklik neydi?

Konuyu takip eden Filistinli kaynakların İndependent Arabia’dan Deniz Rahme Fahri’ye yaptıkları açıklamalara göre bir yıl kadar önce Fetih Hareketi’nin gizli güvenlik görevlisinin Miye Miye Kampı’nda bulunan gruplardan biri olan ve Hizbullah’la yakınlığıyla bilinen Ensarullah grubu tarafından suikasta uğraması, Ensarullah ve lideri Cemal Süleyman’ın kamptaki faaliyetlerine son verilmesi kararının temelini oluşturdu. Fetih Hareketi tarafından alınan karar, özellikle Süleyman’ın zararlı faaliyetlerinden bıkan Lübnan ordusunun Süleyman’ın görevine son verilmesi talebinin ardından alındı.

Cemal Süleyman ortadan kayboldu. Lübnan ordusunun kampın girişine kontrol noktası kurmasına rağmen Hizbullah’ın yardımıyla kaçmayı başardı. Yaşanan bu olay, özellikle suikastı düzenleyen kişinin, Süleyman’ın yardımcısı ve Hamad ailesinin üyesi olduğunun anlaşılmasının yanı sıra İsrail ajanı olduğunun ortaya çıkması üzerine büyük bir kırılmaya neden olmuştu.

Miye Miye Mülteci Kampı’nın içindeki askeri merkeze gitmeye karar veren Fetih Hareketi, kamplardaki güvenlik görevlilerinin görevden alındığını ve durdurulacaklarını duyurdu.

Hizbullah’ın kampa sızma girişimi

Hizbullah, kampın eski yapısını korumak için müdahale etti. Ancak Fetih Hareketi kararlıydı. Hizbullah’ın, Ensarullah ve ona bağlı diğer militan gruplar tarafından kampı kontrol altına alınmasına karşı çıktı. Lübnan ordusunun şikayet ettiği sorunun çözülmesi için güvenlik görevlisinin katilinin teslim edilmesiyle birlikte kamptaki tüm silahların toplanması kararı aldı.

Bununla birlikte İndependent Arabia’ya konuşan kaynaklara göre suikast zanlısı İsrail ajanı, Suriye Ulusal Güvenlik Bürosu Başkanı General Ali Memluk'la bağlantısı bulunuyor.

Artık kampta ne silahlar ne de silahlı adamlar var

Sonuç olarak Miye Miye Mülteci Kampı’nda artık ne silahlar ne de silahlı adamlar var. Ancak saklanan silahlar, Lübnan ordusunun yetkisi dışında kalıyor. Bu silahlar, herhangi bir zamanda herhangi bir nedenden ötürü tekrar kullanılabilir. Miye Miye’nin silahsızlandırılması, 2006 yılındaki kararın yürürlüğe girmesinin başlangıcı sayılabilir. Şimdi aynısının Lübnan'daki diğer mülteci kamplarında gerçekleşmesi bekleniyor.

Ancak asıl soru şu;

Lübnan devletinin egemenliğinin, Lübnan'ı korumakla görevlendirilen tek kurum olan Lübnan ordusuna teslim edilmesinin zamanı gelmedi mi?

Editörün Seçimi

Multimedya