Lübnanlıları ve Filistinlileri kandıran Yahudi kadın ve ‘Gençlik Baharı’ndaki’ rolü

Lübnanlıları ve Filistinlileri kandıran Yahudi kadın ve ‘Gençlik Baharı’ndaki’ rolü

Pazartesi, 13 Mayıs, 2019 - 14:00
1999 yılında Ehud Barak liderliğindeki İşçi Partisi’nin Binyamin Netanyahu başkanlığındaki Likud Partisi karşısında seçimleri kazanmasının ardından Barak’ın İsrail meclisi Knesset'te yaptığı konuşmadan bir kare (Foto: Sosyal medya)
Londra/Şarku’l Avsat
İsrail’in, “Gençlik Baharı” adıyla da bilinen  Filistin Kurutuluş Örgütü (FKÖ) liderlerinden 3’ünün öldürüldüğü “Verdun” operasyonuyla ilgili tartışmalar nihayet yeniden başladı. Operasyona katılanlar, yaklaşık 37 yıl sonra, daha fazla ayrıntı paylaşmaya başladılar. Kadın kılığına girerek operasyonu gerçekleştiren seçkin komando birimini yöneten eski İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak’ın “mükemmel başarı” olarak değerlendirdiği operasyonun, İsrail'i 1973’teki savaşa sürükleyen sebeplerden biri olduğu anlaşıldı.

Bu operasyonun daha önce yayınlanmasına rağmen, operasyonun hazırlıkları ve İsrail'in operasyon öncesinde nasıl istihbarat toplamayı başardığına dair yeni bilgiler ancak son dönemde ortaya çıktı.

Operasyon, FKÖ’nün önde gelen 3 üyesini hedef alıyordu. Bu isimler, Fetih Hareketi’nin sözcüsü Kemal Nasır, Fetih Hareketi ve FKÖ komutanlarından Muhammed Neccar ve Fetih Merkezi Komite Üyesi Kemal Advan’dı. Ancak operasyondaki ana unsur İsrailli kadın bir casustu. Suikast için gerekli hazırlıkları yapmak üzere belgesel yapımcısı rolüne giren casus, tanıştığı ve yanlarında yaşadığı Lübnanlı ve Filistinlileri sırtlarından vururken İsrail’den gelen bir Yahudi olduğu anlaşılmadan onlar hakkında istihbarat toplamayı başardı.

Suikast listesi

Bugün Verdun Operasyonu’nun Filistinli liderlerin çeşitli Avrupa başkentlerinde uğradıkları suikastlar kapsamında “Kaseriya” adında Mossad’ın operasyonlarını yapan askeri birlik tarafından gerçekleştirildiği ortaya çıktı. Fakat Kaseriya Timi’nin suikastlar öncesinde Beyrut’a girip operasyonu gerçekleştiremeyeceği anlaşılınca operasyon hazırlıklarında değişikliğe gidilerek görevin, İsrail Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde Ehud Barak liderliğindeki bir komando birimi tarafından gizli olarak yürütülmesi kararlaştırıldı. Mossad ile İsrail ordusu arasındaki operasyonun kimin yapacağına ilişkin bir takım anlaşmazlıkların ardından, özellikle Beyrut'ta yaşanması beklenen engeller ve güçlükler nedeniyle operasyona ordunun önderlik etmesi gerektiğine karar verildi.

İsrail’in bu operasyonda karşılaştığı ilk zorluk, hedefteki 3 ismin tam olarak nerede olduğunun bilinmemesiydi. Ancak bu sorun ajanlar tarafından aşıldı. İsrail ajanlarından biri Ekim 1972’de hedeflerin konumunu belirlemeyi başararak, FKÖ’lü 3 ismin yerini bildirdi.

İsrail istihbarat servislerine yakın bir isim olan ve bu bilgilere ulaşan gazeteci Ronen Bergman olayla ilgili şunları söyledi:

“İsrailli ajan, acil toplantı talep eden şifreli bir mesaj gönderdi ve İsrail’e operasyonun hedefindeki Nasır, Neccar ve Advan’ın adreslerini bildirdi. Bu istihbaratı sağlayan ajan, FKÖ yönetimine bağlı ofisler ve önemli yerlerin yanı sıra silah yapılan atölyelerin de ismini ileterek istenilenden fazlasını yerine getirdi.”

Beyrut'ta Yahudi bir casus

İsrail’in gizli servisi Mossad’ın Ortadoğu’da özellikle Arap dünyasındaki operasyonlarında olduğu gibi bu operasyonda da ön hazırlık için bir casus kullanıldı. Kod adı “Nielsen” olan kadın casus, Lübnan'a belgesel yapımcısı sıfatıyla gitti ve İngiliz bir yapım şirketi için belgesel hazırladığını söyledi.

Neilsen, Beyrut’ta kaldığı sürece, birkaç Lübnanlıyla tanıştı. Tanıştığı bu kişiler, hedefteki isimlere yakın kişilerdi. Bu sayede hedefteki isimlerin yakınlarında rahatça hareket edebildi. Kendisine belgesel yapımcısı süsü verdiği için çevreye ve alınan güvenlik önlemlerine dair çok sayıda fotoğraf çekip Mossad’a göndermekte hiçbir zorluk çekmedi. Hatta Mossad'ın “Değerler” adlı büyük bir fotoğraf albümü hazırlamasına yardımcı oldu. Ortaya çıkan ayrıntılardan biri de Filistinli 3 liderin evlerine en yakın polis karakolunun, İsrailli casusunun izleme noktasına sadece 200 metre uzaklıkta bulunmasıydı.

İsrailli casus aynı zamanda hedeflerin faaliyetleri hakkında da bilgi topluyor ve fotoğraflıyordu. Ayrıca İsrailli suikast timinin üyelerinin operasyon yerine ulaşmaları için Beyrut’ta faaliyet gösteren ABD’li bir şirketten 3 araç kiralayıp hazırladı.

Başlangıç noktası: Sands Hotel

Operasyona dair ortaya çıkan detaylarda casus tarafından Mossad’a gönderilen istihbaratlara göre operasyonda değişiklikler yapılması da yer alıyor. Başlangıçta timin, hedeflerin bulunduğu iki binaya bölünüp, suikastı gerçekleştirmeleri planlanmıştı. Ancak bu plana tehlikeli bularak karşı çıkan Ehud Barak, 3 hedefinde evlerinde olduğu bir anın kollandığı başka bir plan önerdi. Bu plana göre Barak’ın 15 kişiyi aşmayacak bir timle Beyrut’a girip, hedeflerin bulunduğu eve giderek birkaç dakika içerisinde suikastı gerçekleştirip olay yerinden ayrılmaları gerekiyordu.

Operasyonun ilk aşaması, sahte pasaportlara sahip Kaseriya Timi’nin 6 üyesinin Avrupa’nın farklı bölgelerinden Beyrut’a getirilip Sands Hotel’e yerleştirilmesiydi. ABD'li şirketlerden kendileri için araç kiralayan ve onları Intercontinental Hotel'de bekleyen İsrailli casusla temas halindeydiler.

Beyrut’a ulaşmalarının ertesi günü, kendilerine Filistinli 3 lider hakkında en doğru bilgileri ileten casusla buluştular. Operasyonun zamanı kararlaştırıldığında Amnon Lipkin-Shahak liderliğindeki İsrail kuvvetleri ve Paraşütçü Tugayı, Hayfa'daki deniz üssünde bir araya geldiler. Öğleden sonra saat 4 sularında, İsrailli askerleri taşıyan bir İsrail hücum botu harekete geçerken, kadın casus, Kaseriya Timi üyelerinden biri ile akşam saat 7 civarında Beyrut’taki otellerden birinde buluşup, “yuvadaki kuşlar” şifresini kullanarak, hedeflerin bir evde toplandığını ve suikastın gerçekleşmesi için askerlerin yola çıktığını bildirdi.

Operasyona, “İsrail Genelkurmay Başkanlığı’nın gizli biriminden” 21 asker, 34 deniz komandosu ve 20 paraşütçü katıldı. Operasyon sırasında toplam 19 hücum bot Beyrut sahiline çıkarma yaptı. Öte yandan İsrail kara, deniz ve hava kuvvetleri, herhangi bir acil durum veya bir başarısızlık halinde operasyonun tehlikeye girme olasılığına karşın hazır durumdaydı.

Independent Arabia'dan Amal Şehade'ye göre Operasyona katılan İsrail Genelkurmay Başkanlığı gizli birimi üyeleri, Ehud Barak da dahil olmak üzere kadın kıyafetleri giyerek kendilerini kamufle ettiler.

Ölüm getiren tereddüt

Operasyon, 3 hedefin evlerinin girişlerine patlayıcılar yerleştirilerek gerçekleştirildi. Patlamalardan birinde, Neccar’ın evinin bitişiğindeki evde oturan bir kadın ölürken, Neccar ve eşi de açılan ateş sonucu vurularak öldürüldüler. Nasır, ateş ederek direnmeye çalışsa da başarılı olamadı ve öldürüldü. Advan ise İsraillilerin söylediğine göre kalaşnikof tüfekle ateş etmeye çalıştı. Ancak karşısında bir erkek ve bir kadın görünce tereddüde düşen Advan, gördüğü kadının İsrailli bir asker olduğunu bilmiyordu ve oracıkta vurularak öldürüldü.

İsrail raporuna göre Amnon Lipkin-Shahak liderliğindeki paraşütçüler, Beyrut’taki başka bir mahallede bulunan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’ne (FHKC) ait 7 katlı bir binaya yönlendirilmişlerdi. Ancak istihbarat eksikliği nedeniyle İsrailliler burada korumalarla karşılaştılar. İsraillileri şaşırtan bu karşılaşmada 2 İsrail askeri öldü biri ise ağır yaralandı. İsrailli askerler, daha sonra binanın çevresine onlarca patlayıcı yerleştirerek binayı havaya uçurdular. Patlamada en az 40 kişi yaralandı.

İsrail, bu operasyonu “büyük bir cesaret örneği” olarak nitelendirse de çok geçmeden bunun tam bir fiyasko olduğu anlaşıldı. Çünkü söz konusu operasyon, Ekim 1973’teki savaşın sebeplerinden biriydi.

Editörün Seçimi

Multimedya