Cezayir’de siyasetçilere yönelik soruşturmalar sürüyor

Cezayir’de siyasetçilere yönelik soruşturmalar sürüyor

Cumartesi, 11 Mayıs, 2019 - 11:45
Cezayir halkının Buteflika karşıtı gösterilerinden bir fotoğraf (EPA)
Londra/Şarku’l Avsat
Cezayir’de askeri mahkemenin Buleyde kentindeki sorgu hâkimi, Said Buteflika, Muhammed Medin (General Tevfik namıyla meşhur) ve Osman Tartag (General Beşir) dosyasındaki soruşturmanın tamamlaması kapsamında İşçi Partisi Genel Sekreteri Louis Hanun’u çağırdı. Hanun’un Savunma Bakanlığı tarafından, üyeleri ‘ordu ve devlet iktidarına komplo kurmak’ ile suçlanan grubun içerisinde yer aldığı düşünülüyor. 

Cezayir televizyonu, Hanun’un çağırıldığı askeri mahkeme salonundaki fotoğraflarını yayınlarken yapılan resmî bir açıklamada savcının Hanun’u Said, Tevfik ve Beşir’e karşı açılan dosyada kendisini dinlemek üzere çağırdığı belirtildi.

Buleyde kentindeki askeri mahkemenin sorgu hâkimi, Buleyde Askeri İstinaf Kurulu’nun açıklamasına göre ‘ordu iktidarına el uzatma’ ve ‘devlet iktidarına komplo kurma’ suçlamaları ile 5 Mayıs’ta Osman Tartag, Muhammed Medin ve Said Buteflika hakkında geçici olarak tutuklama emri vermişti. 

Hanun, tanıkken sanık oldu

Said Buteflika ile iki General Tevfik ve Beşir’de de olduğu gibi Hanun’un da askeri mahkeme koridorlarında kendisine eşlik eden güvenilir biri olmaksızın tek başına olması dikkat çekti. Bu durum, kendisi hakkında tutuklama emri olmadığını ve sadece çağırıldığını açıklıyor.

Askeri hâkimin sorgusu, siyasiler ve bazı ordu subaylarından oluşan bir grubu da kapsıyor. Söz konusu kişilerin, hapisteki Hamid Melzi gözetiminde ‘Tevfik ve Said Buteflika ile buluştukları’ düşünülüyor.

İşçi Partisi, söz konusu gelişmelerin yaşandığı sırada Facebook hesabından, “Tüm direnişçi hanımefendilere ve beyefendilere, dostlara ve kamuoyuna duyurulur: İşçi Partisi Genel Sekreteri Louis Hanun, aldığı çağrıda belirtildiğine göre Buleyde Askeri Mahkemesi’nde tanık olarak bulunuyor” açıklamasını yaptı.

İşçiler, Kayid Salih’e saldırıyor

Halk hareketinin başlayıp askeriyenin sahneye çıkmasından bu yana İşçi Partisi ve Hanun ordunun rolünü eleştiriyor. Parti, ‘siyasi krizin aşılmasının’ başlangıcı olarak ‘kurucu bir meclis’ önerisinde bulunmuştu. Sosyal medya üzerinden orduyu desteklemeye devam eden eylemciler, Hanun’u ‘General Tevfik’in adamı’ şeklinde nitelendiriyor. Yeni olmayıp önceki siyasiler tarafından ortaya atılan bu siyasi suçlama, Hanun’un ‘90’lı yılların başında katılımcıları gözetlemek için ‘Tevfik’in görevlendirmesiyle İtalya’daki Sant’Egidio’ konferansına katılmakla suçlanmasından bu yana gündemde.

Siyasetçiler ‘komploya’ katıldı mı?

Elde edilen veriler, soruşturmanın geçiş süreci planına desteğini belirten parti liderlerini kapsayacağına ve Cumhuriyet Askeri Savcısı’nın parti liderlerinin katıldığı toplantılara ilişkin bir dosya bulundurduğuna işaret ediyor. Sözü edilen parti liderleri arasında General Tevfik’e yakınlığı ile bilinen ünlü avukatlar ve Başkanlık İttifakı’nda yer alan isimler de var.

Liste bununla da sınırlı değil. Basın ve internet siteleri yetkilileri de listede yer alıyor. Ordudaki soruşturmacılar meseleyi ‘siyaset, güvenlik, basın ve finans kollarının varlığında, tam teşeküllü bir komplo’ olarak tarif ediyor.

Uld Abbas’a önelik soruşturma başladı

Millet Meclisi Hukuki İşlemler Komisyonu perşembe günü Ulusal Özgürlük Cephesi’nin eski Genel Sekreteri Cemal Uld Abbas ve eski Bakan Said Berekat’ın ifadelerini dinlemeye başladı.

Millet Meclisi Hukuk Komisyonu üyesi Medeni, Uld Abbas’ın komisyon önünde kendisine yönelik suçlamaları reddederek sorumluluğu Said Berekat’a yüklediğini açıkladı.

Sözcüye göre Berekat, Hukuk Komisyonu’na kendisinin birimin başında olduğu sırada Dayanışma Bakanlığı’nın yürütmesine ilişkin her şeyi açıklarken Uld Abbas yananlarla bir ilgisi olmadığını belirtti. Hukuki ve İdari İşlemler Komisyonu, İnsan Hakları Komitesi, Yerel Örgütlenme Komisyonu, Bölge ve Bölgesel Bölümlendirme Heyeti perşembe günü Berekat ve Abbas’ı dinledi.

Komisyon düzenlediği toplantılarda konuya ilişkin raporu hazırlamak ve büroya göndermek üzere ilgili iki üyenin dinlenmesini de tamamladı.

Soruşturmalar, Dayanışma Birimi’nin başında oldukları zamanda, iki bakanın imzasıyla gerçekleşen yasadışı para transferini ele alıyor. Soruşturmaların neticesinde Dayanışma Bakanı iken Uld Abbas’ın başında olduğu derneklere para havalelerinin yapıldığı ortaya çıktı. Bunun yanı sıra hayır kuruluşları ve hastanelere tıbbi malzeme alımında kullanıldığı belirtilen paraların da ortada olmadığı açıklandı.  

Editörün Seçimi

Multimedya