Ramazan geldi hoş geldi, peki ya baklava tepsisi?

Ramazan geldi hoş geldi, peki ya baklava tepsisi?

Cumartesi, 4 Mayıs, 2019 - 07:00
Dr. Mustafa Eraslan
Fitoterapi Uzmanı
Ramazan ayı tüm aylar içinde en hayırlı ay olarak bilinmektedir. Bu ayda birçok Müslüman oruç tutmaktadır. Hal böyle olunca ve Ramazan ayı da sıcak ve uzun günler olan Mayıs ayına denk gelince beslenme çok büyük önem taşıyor.

Ramazan ayı sağlık ve bereket ayıdır. Bu ayda oruç tutarak ibadet etmenin yanı sıra bedenimizi ve ruhumuzu da dinlendirmiş oluruz. Ancak birçok kişi Ramazan ayında sağlık sıkıntıları ile karşılaşıyor. Bu sebeple oruç tutarken iftarda ve sahurda yenilenlere dikkat etmek çok önemlidir.

Örneğin sahur vakti tüketilen tuzlu gıdalar (turşu, sucuk gibi) kişide gün boyu susama hissi uyandıracaktır. Bu sebeple bu tarz tuzlu gıdaları sahur vakti tüketmemek gerekir. Yine çok şekerli ve kan şekerini hızlı yükselten gıdalar kısa süreli tokluk oluştursa dahi, sonrasında ani acıkmalara sebep olabilir. Ve kan şekerini yükselterek susama hissini arttırabilir.

Bu yüzden kan şekerini ani yükseltmeyen ve uzun süre midede kalan lifli (posalı) gıdalar tüketebiliriz. Lif oranı yüksek gıdaların midede kalma süresi yüksek olduğu için daha uzun süre tokluk hissi verecektir. Ayrıca lifli gıdalar bağırsaklardan kaldığı ve bir kısmı sindirilmeden dışarı atıldığı için oruç sırasında yaşanabilecek kabızlık problemine de iyi gelecektir.

Yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, taze fasülye, marul ve benzeri gıdalar lif yani posa açısından zengin besinlerdir. Yeşil yapraklı sebzeleri sahurda tüketmenin bir diğer faydası da içeriğindeki su oranlarıdır. Böylece yeşil yapraklı sebzeler tüketerek hem tokluk hissi yaşarsınız hem de susuzluğun önlenmeye yardımcı olursunuz.

Sahurda tüketilecek proteinler ve sağlıklı yağlar da gün içinde orucu daha rahat tutmamıza yardımcı olacaktır. Yumurta, et, balık gibi gıdalar aslında sahurda da tüketilebilir. Ancak dikkat edilmesi gereken şey bu gıdaların tuzsuz ya da az tuzlu tüketilmesi gerekir ki oruç boyunca susama hissi olmasın.

Peki iftar?

Uzun süren açlık sonrası hızlı bir şekilde ve çok miktarda yemek yemek sağlık açısından uygun değildir. Kan şekerini ani yükselterek, sindirim problemlerine sebep olabilir. Bu sebeple iftarda yemekleri yavaş yavaş tüketmek çok önemlidir. Mümkünse bekleyerek tüketmekte yarar var. Örneğin yemeğe hafif bir çorba ile başlayıp sonrasında 15 dakika dinlenip diğer yemeklere sonra başlamak çok daha uygundur. Böylelikle çorba açlık hissinizi bastıracak ve diğer yemeklerden daha az yemenize yardımcı olacaktır. İftar sonrası içeceğiniz tarçın çayı da kan şekerinizin düzenlenmesine yardımcı olabilir.

İftar sonrası hafif yürüyüşler, mide ve bağırsakları rahatlatmak için çok önemlidir. Birçok kişi Ramazan ayında kabızlık problemi yaşar. Bunların en önemli sebebi lifli gıdalar tüketmemek, az su içmek ve hareketsiz yaşamdır. İftar sonrası mideyi rahatlatacak rezene çayını tüketebilirsiniz.

Bu dönemde prebiyotik gıdalar tüketmek de önemlidir. Yoğurt, kefir gibi besinler hem sahurda hem iftarda hem de ara öğün olarak tüketilebilir. Bu gıdalar içindeki prebiyotiklerle bağırsak sağlığını korurken, içerdikleri yüksek protein oranları ile de oldukça besleyicidir.

Ramazan ayını bereketli ve sağlıklı geçirmenizi temenni eder, sağlıklı günler dilerim.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya