Sudan ordusu: Oturma eyleminde şiddete başvurulmayacak

Sudan ordusu: Oturma eyleminde şiddete başvurulmayacak

Çarşamba, 24 Nisan, 2019 - 08:15
​Sudanlı protestocular, devrimin beşiği olan Atbara’dan oturma eylemine katılmak için akın ediyorlar (Mustafa Ömer)
Hartum / Ahmed Yunus
11 Nisan’da dönemin Devlet Başkanı Ömer el-Beşir'in devrilmesinden bu yana ülkeyi yöneten Sudan ordusu, Hartum'daki Genelkurmay Genel Merkezi'nin önünde oturma eyleminde olunan protestoculara karşı şiddet kullanılmayacağını yineledi.

Açıklama, ordu tarafından barikatların kaldırılacağı ve köprülerin ve yolların açılacağına dair yapılan bildiriden bir gün sonra geldi. Öte yandan Sudan Meslek Grupları Birliği (SPA), oturma eyleminin ordu tarafından şiddetle bastırılabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Sudan Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, BBC International'a verdiği röportajda, devrik rejiminin sembol isimlerinin tasfiye edilmesini talep eden ve iktidarın sivil bir hükümete devredilmesini isteyen protestoculara karşı güç kullanılmayacağını söyledi.

Oturma eylemi gerçekleştiren protestocular, ülkenin kuzeyindeki Atbara kentinden gelen bir treni karşılamakla meşgul oldukları sırada Sudan ordusu üniformaları giymiş olan birliklerin engelleri ve barikatları kaldırmaya çalıştıklarını aktardılar.

Konuya ilişkin SPA tarafından yapılan açıklamada, ordu genel merkezinin önünde 3 haftadır sürdürüle oturma eyleminin bastırılmasına yönelik girişimler olduğu hususunda uyarılarda bulunuldu ve bu bağlamda yapılacak herhangi bir girişimin, karşısında kitlelerin kararlılığını bulacağı belirtildi.

Sudan Askeri Geçiş Konseyi tarafından protestoculara, barikatların kaldırılacağı ve yolların ve köprülerin açılacağına dair uyarıda bulunulmasının üzerinden birkaç saat geçtikten sonra oturma eylemini kırmaya yönelik girişimlerde bulunuldu. Yüzlerce kişi devrimin liderliğini üstlenen SPA’nın çağrısına karşılık vererek Hartum'daki ordu genel merkezi yakınında bulunan meydana akın etti.

Nil Nehri eyaletine bağlı Atbara kentinden yola çıkan ve demiryolu işçileri ile şehirdeki vatandaşlardan oluşan binlerce kişiyi taşıyan tren dün Hartum’a ulaştı.

Atbara, Sudan devrimleri ve diktatörlüklere karşı direniş konusunda uzun bir geçmişi olan şehirlerden biri. Şehir, 1964 ve 1985 yıllarında, sırasıyla İbrahim Abboud ve Cafer en-Numeyri rejimlerinin devrilmesinde önemli bir rol oynadı. Halihazırda devam eden devrimin ilk kıvılcımları da Atbara şehrinde çakılmış ve daha sonra ülkedeki diğer şehirlere sıçramıştı.

Atbara treni, 6 Nisan 1985'te Numeyri rejimini deviren devrimin akabinde Hartum’a giden binlerce kişiyi taşıyan eski treni hatırlatıyor. Yüz binlerce protestocu, Atbara’dan gelen yoldaşlarını tezahüratlar ve memnuniyetlerle karşıladı. Bunun yanı sıra mesleki kuruluşlar, aralarında doktorların, öğretmenlerin, avukatların ve gazetecilerin de bulunduğu büyük bir kalabalığı oturma eyleminin gerçekleştirildiği meydana sevk ederken, sayıları binleri bulan bir mühendisler topluluğu da alana ulaştı.

Öte yandan Sudan Askeri Geçiş Konseyi önceki gün gece saatlerinde yayınladığı kararnamelerle, devlet organlarının yapılandırılması ve cumhurbaşkanlığı sarayındaki üst düzey bir yetkiliyle birlikte yurtdışındaki elçiliklerde bulunan büyükelçilerin ve diplomatların görevden alınmasıyla ilgili kararlar verdi.

Çıkarılan kararnameler kapsamında, Sudan'ın Harare (Zimbabve) Büyükelçisi Abdülbaki Hamdan Kebir, Sudan'ın Addis Ababa (Etiyopya) Büyükelçisi Sadık Buhayt el-Fakih, Sudan’ın Asvan (Mısır) Konsolosu Abdülazim eş-Şeyh, Sudan’ın Bangkok (Tayland) Büyükelçisi Hamad el-Avsad, Sudan’ın Kigali (Ruanda) Büyükelçisi Abdullah Hasan İsa, Sudan’ın Niamey (Nijer) Büyükelçisi Cafer Muhammed Adem ve Sivil Havacılık Direktörü İbrahim el-Hızır görevlerinden alındılar.

Geçiş Askeri Konseyi Başkan Vekilliği görevini üstlenmesinden bu yana kamuoyuna ilk kez görünen Hamideti olarak bilinen Muhammed Hamdan Duklu, devlete bağlılık sözü veren ve elinde milyarlarca dolar bulunduran büyük şirketlerin bulunduğundan bahsetti.

Hamideti, askeri liderlerle yaptığı görüşmede, devrilen rejimin kalıntısı olan ve rejimin çıkarlarını korumaya çalışan çok sayıda sembol ismin ve kurumun bulunduğuna dikkat çekti. Ayrıca rejimin sembolü olan söz konu kişi ve kurumların ellerinde bulunan paraların alınacağına ve bu paraların Sudan Bankası'na konulacağına dair taahhütte bulundu.

Konuşmasının devamında devrik rejimin yolsuzluklarına değinen Hamideti, ülkeye giren tüm paranın resmi hesaplara dahil olmadığını ortaya çıkardıklarını belirtti. Bunun yanı sıra ‘cumhurbaşkanlığı konumu’ ile ilgili isteksizliğini dile getiren Hamideti, sadece Hızlı Destek Kuvvetleri’ne bağlı bulunduğunu ifade etti. Hamideti, Beşir’in devrilmesinin, ordunun iktidarı ele geçirmesi için yapılan bir oyun olduğuna dair söylentileri reddetti.

Oturma eylemi gerçekleştiren protestocular arasında aşırılıklar ve usulsüzlükler bulunduğuna işaret eden Hamideti, kaosa izin verilmeyeceğini vurgulayarak şöyle devam etti:

“Onlarla aynı fikirdeyiz. Fakat onlarla olan birlikteliğimizi Sudan halkının düşünceleri ve talepleri belirliyor. Tek bir şahsın fikirlerine tabi olmadığız gibi herhangi bir kişi de kendi bireysel fikirlerini bize dikte edemez.”

Öte yandan Muhammed Osman Mirghani liderliğindeki Demokratik Birlik Partisi, ülkede ‘dışlanma tehlikesi’ adını verdiği bir durumun yaşanabileceği hususunda uyarılarda bulunarak, diğerlerinin intikam almaya sevk edilmemesi ve başka muhalefetler oluşmasına sebep olunmaması çağrısında bulundu.

Rejimin devrildiği 11 Nisan tarihine kadar iktidarın bir parçası olan Demokratik Birlik Partisi, muhalifler ve protestocular tarafından hala eski rejimin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Dün Hartum'da gerçekleştirdiği bir basın toplantısında konuşan Avukat Ali es-Seyyid, dışlama talebinde bulunan herkesin bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu söyledi. Aynı zamanda eski rejim döneminde iktidara katılımından dolayı hesap vermeye hazır olduğunu dile getirerek, “Hakkımda suçlamalar olduğu takdirde hesap vermeye hazırım” dedi.

Demokratik Birlik Partisi’ndan ayrılan Demokratlar Cephesi liderlerinden İşraka Mahmud, eski rejime katılımının bir kusur teşkil etmediğini, bununla, rejimi içeriden ıslah etmeyi amaçladığını dile getirdi. Ayrıca mevcut bölünmenin üstesinden gelinebilmesi için bütün siyasi güçlere tavizler vermeleri çağrısında bulundu.

İslamcı lider Hasan Turabi’nin kurduğu Halk Kongresi Partisi, silahlı kuvvetlerin desteği olmaksızın ‘Gençlik Devriminin’ başarılı olamayacağını belirterek, gençlik liderliğine, bazı siyasi güçlere ve sivil topluma yönelik övgülerde bulundu.

Editörün Seçimi

Multimedya