Yapay zeka ve insan ırkının geleceği

Yapay zeka ve insan ırkının geleceği

Salı, 23 Nisan, 2019 - 15:00
Londra - Washington/Şarku’l Avsat
Uzmanlar, yapay zeka alanındaki gelişmelerin, insanların içinde bulunduğu bir çok koşulu iyileştireceğini düşünürken aynı zamanda büyük bir çoğunluğu, yapay zekanın, üretken ve özgür iradeye sahip bir varlık olan insan ırkına has yeteneklerinin gelişmesine ilişkin korkularını dile getiriyorlar.

İnsanların yeteneklerinin artması

Dijital yaşam, insan yeteneklerini iki katına çıkarırken aynı zamanda eskiden bu yana yapılan aktiviteleri de engelliyor. Bugün, dünyadaki insanların yarısından fazlası bilgi ve iletişim için dijital dünyaya güveniyor ve bu dünyanın sunduğu muazzam fırsatlardan yararlanıyor. Buna rağmen eşi benzeri görülmemiş risklerle de karşı karşıyalar.

Yapay zeka sürekli olarak gelişirken bu gelişmeler, beraberinde şu soruyu da getiriyor; ‘İnsanların içinde bulunduğu koşullar gelecekte bugün olduğundan daha mı iyi olacak?’ 2018 yazında teknoloji dünyasının öncüleri, yenilikçiler, geliştiriciler, girişimciler, siyasetçiler, araştırmacılar ve aktivistlerden toplam 979 kişi, ABD merkezli Pew İnternet Grubu’nun girişimiyle bu soruyu cevaplamak için bir araya geldiler.

Bu 979 kişi, yapay zeka ağının insanın verimliliğini artıracağını, ancak aynı zamanda insan hayatını, gücünü ve yeteneklerini tehdit edeceğini öngördüler. Bu konuda bilgisayarların insanla aynı seviyede ve hatta daha üstün olması şeklinde çeşitli ve kapsamlı olasılıklara değindi uzmanlar. Bilgisayarların gelecekte, karmaşık konularda karar alma, mantığını kullanma, öğrenme, zorlu analizlerde bulunma, kalıpları tanımlama, görsel zekâya sahip olma, konuşmaları anlama ve diller arası çeviri yapma gibi insana özgü temel görevleri yapabileceğini düşünüyorlar. Ayrıca topluluklar, taşıtlar, binalar, tarımsal ve ticari işletmeler ve fabrikalardaki ‘akıllı’ sistemlerin zamandan, paradan ve hayattan tasarruf sağlayacağını, bireylerin kendilerine daha fazla zaman ayırması için fırsatlar sunacağını da vurguladılar.

İyimserlik ve karamsarlık

Uzmanların birçoğu hastalıkların teşhisi ve tedavisi gibi sağlık konularında veya yaşlıların daha iyi ve sağlıklı bir yaşam sürdürmelerine yardımcı olması açısından yapay zekanın getirebileceği yenilikler konusundaki iyimserliklerini belirttiler. ‘Pewinternet.org’ sitesinin aktardığına bilgilere göre uzmanlar, yapay zekanın, önümüzdeki yıllarda insan genomundan,

beslenmeye kadar her alanda toplanabilecek muazzam miktarda veriye dayalı olarak kapsamlı halk sağlığı programları geliştirme konusunda üstlenebileceği role ilişkin heyecanlarını ifade ettiler. Buna ilaveten uzmanların bir kısmı, yapay zekanın örgün ve yaygın eğitim sistemlerinde uzun zamandır beklenen değişiklikleri gerçekleştirmeye yardımcı olabileceğini düşünüyorlar.

Ancak yapay zeka alanındaki gelişmeler konusunda iyimser olsunlar ya da olmasınlar uzmanların büyük bir çoğunluğu, bu cihazların uzun vadede insan doğasının temel faktörleri üzerindeki etkisine ilişkin endişelerini dile getiriyor. Girişim, tüm katılımcılardan, yapay zekanın neden insani koşulları iyileştireceğine ya da tam tersine çevireceğine inandıklarını açıklamalarını istedi. Birçoğu endişelerini dile getirirken diğerleri çözüm yolları önerdi.

Güçlü tehditler

En önemli tehditler:

- Yapay zeka ve insanların geleceği; uzmanlar bu konudaki endişelerini dile getirirken çözüm önerilerinde de bulunuyorlar. Bilgisayar programlarına dayalı ‘Kara Kutu’ araçlarının kilit konularda karar verme inisiyatifini otomatik olarak üzerlerine almaları halinde insanlar, hayatları üzerindeki kontrolü kaybedebilirler. Bu durum, otomatik sistemlerin çoğalması ve karmaşık bir hale gelmesiyle daha da derinleşecek.

- Kötüye kullanılan veriler;  veriler, kar veya güç elde etmek için tasarlanmış karmaşık sistemleri kontrol etmek için kullanılıyor. Yapay zeka araçlarının çoğu, iktidara susamış kar odaklı şirketlerin veya hükümetlerin elinde. Bununla birlikte dijital sistemler genellikle insanlarla ilgili karar alma meselelerinde değer ve ahlaki yetilerden yoksunlar.

- İş kaybı; yapay zekanın iş alanlarındaki kontrolü ekonomik bölünmeleri artıracak ve sosyal devrimlere yol açacaktır.

- Bağımlılığın artması; insanların bilişsel, sosyal ve yaşam becerilerinin azalacağını düşünen uzmanların birçoğu, aynı zamanda yapay zekayı insana özgü kabiliyetleri artıracak bir fırsat olarak görülüyorlar. Ancak bunun tam tersini düşünenler de var. Onlar da insanların makineye dayalı ağlara olan bağımlılığının artacağı ve insanların kendi çıkarlarını düşünme yeteneklerini azaltacağını öngörüyorlar.

- İmha (kendi kendine silahlanma, siber suç, bilgilerin silaha dönüşmesi); uzmanların bazıları geleneksel sosyo-politik yapılarda gelecekte daha fazla gerileme yaşanacağını, otomatik askeri uygulamaların hızlı bir şekilde artması ve bilginin, toplumların dengesini bozan yalanlar ve propagandalar yayan bir silaha dönüşmesi sonucu büyük can kayıplarına neden olabileceğini öngörüyorlar. Hatta bazıları, bilgisayar korsanlarının ve siber suçluların ekonomik sistemlere ulaşma konusunda başarılı olmasından korkuyorlar.

Çözümler yetersiz kalıyor

Önerilen çözümler, ilk etapta küresel çıkarların yönlerini güvence altına almayı hedefliyor. Örneğin:

- Sınır ötesindeki insanlar ve paydaş gruplar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi; dijital işbirliğinin geliştirilmesi, insani çıkarlara daha iyi hizmet etmeyi ve bu çıkarları öncelikler listesinin başına koymayı amaçlıyor. Dünyanın dört bir yanındaki insanların ortak anlayış ve uzlaşılara ulaşmalarını sağlayacak yollar bulunması gerekiyor.

- Değerlere dayalı sistemler benimsemek; yapay zekanın ‘insanlığa’ ve kamu yararına olmasını sağlamak için bir takım politikalar geliştirilmesi ve insanlara yardım edecek akıllı ağlar kurmak için ‘kar amacı gütmeyen, yenilikçi kurumlar oluşturma düşüncesinin’ benimsenmesi gerekiyor.

- Önceliklerin insanlara verilmesi; insanların ‘robotlarla yarışmasına’ daha iyi yardımcı olmak, yapay zeka ile insan işbirliğini artırmak ve programlanmış zeka karşısında insanın öneminin azalmasına neden olabilecek mekanizmalara karşı insan potansiyelini ve yeteneklerini genişletmek için siyasi ve ekonomik sistemlerin değiştirilmesi gerekiyor.

Yapay zeka ağlarını düzenleme çağrıları

Pew İnternet Grubu, katılımcı uzmanlara, insanların yapay zeka ağlarına daha fazla bağımlı olmaları beklenen 2030 yılına kadar gelecek yıllara ilişkin düşüncelerini belirtmelerini istedi. Bazıları, bu ağların oluşturulmasının büyük ölçüde pozitif sonuçlara dayalı olarak yaşamlarımızı geliştirmeye devam edeceğini düşünürken, bazıları da yapay zekaya ve ilgili sistemlere olan güvenimizin artmasının sık sık zorluklara yol açacağına inandıkları belirttiler.

Pew İnternet Grubu katılımcılara bazı sorular yöneltti. Bunların başında; “Gelişmiş yapay zekanın ve bununla ilişkili dijital sistemlerin, 2030 yılına kadar insan yeteneklerini güçlendirdiğinin görülebileceğini düşünüyor musunuz? Sizce böyle bir durumda insanlar bugünkü durumlarından daha iyi bir konuma mı gelecek, yoksa yapay zeka ve ilgili teknolojiler, insanları bugünkü durumlarından daha kötü bir hale getirerek bağımsızlıklarını ve güçlerini mi azaltacak?” soruları geliyordu.

Uzmanların genel olarak olumsuz yönlere olan eğilimlerine rağmen bu girişime katılanların yüzde 63'ü, çoğu insanın 2030'da daha iyi bir konuma gelmesini umarken, yüzde 37'si bunun tersi olacağına inandığını belirtti. Sorulara cevap veren uzmanlar, insanların dijital sistemlere olan güveninin artacağına, ancak bu araçların, platformların ve ağların mühendisliği, dağıtımı ve modernizasyonu yakından takip edildiği takdirde iyileşme sağlayacağına inandıklarını kaydettiler.

Uzmanların verdiği yanıtlardan derlediğimiz en önemli ve en kapsamlı cevaplar ise şöyle:

Berkeley Hukuk ve Teknoloji Merkezi Direktör Yardımcısı ve ABD Ticaret Bakanlığı Dijital Ekonomi Konseyi üyesi Sonia Katyal, 2030 yılında yapay zeka ve uygulamaları anlayışının gelecekte sivil haklarının seyrini nasıl etkileyeceğine ilişkin soruların ele alınmasını beklediğini belirtti.

Yapay zeka bağlamında tekrar ortaya çıkacak olan ‘kişisel mahremiyetin gizliliği’ gibi pek çok konuyla ilgili birçok soruya ilişkin toplantılar gerçekleşeceğini düşünen Katyal, buna karşılık herkes için fırsat eşitliği hakları inancına ilişkin derinlikli soruların da ortaya çıkacağına inanıyor. Bu yeni dünyadan yararlananlar ve etkilenenlerin sayısının bugün yukarıdaki sorulara verilen cevapların ne kadar kapsamlı olduğuna bağlı olduğunu belirten Katyal, bu teknolojinin, insani değerlerle çelişmediğinden emin olmak için daha fazla çalışılması gerektiğini kaydetti.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Dijital Ekonomi Girişimi Direktörü Erik Brynjolfsson ise cevabında, yapay zeka sistemlerinin birçok alanda insanüstü çalışmalar yaptığını ve 2030 yılına kadar iyi bir gelişme beklediğini ifade etti.

Sinirbilimi şirketi Kernel'in kurucusu ve CEO'su Bryan Johnson, yapay zeka yeteneklerinin başarısının, ekonomik sistemlerin insan hayatını iyileştirecek şekilde değiştirilmesine bağlı olacağına inandığını söyledi.

Son olarak Gelecek Enstitüsü (IFTF) Direktörü Marina Gorbis, ekonomi politikamızda ve veri kontrol alanında önemli değişiklikler olmadan yapay zeka alanındaki gelişmelerin bir eşitsizlik boşluğu yaratacağı konusunda uyardı.

Editörün Seçimi

Multimedya