​İran’da Haşdi Şabi birlikleri tartışması

​İran’da Haşdi Şabi birlikleri tartışması

Salı, 16 Nisan, 2019 - 14:30
Afgan Fatimiyyun Tugayı’na bağlı bir kanal, dün üyelerinin İran’ın batısındaki Luristan Eyaleti’nde görüntülendiği resimler yayınladı
Londra/Şarku’l Avsat
İran’da yaşanan sel felaketi, başta Haşdi Şabi olmak üzere İran Devrim Muhafızları’na (DMO) yakın çok uluslu milislerin varlığıyla ilgili tartışmaları “kamuoyu" sorununa dönüştürürken rejime yakın medya kuruluşları, çok uluslu milislerin İran'ın batısında sel baskınlarının yaşandığı bölgelere girişini savunmak için geniş bir medya kampanyası başlattı. Keyhan gazetesi, milislerin konvoylarına giriş izni verilmesini eleştirenlere sert yanıt verdi.

DMO’ya yakın medya kuruluşları, Iraklı, Pakistanlı ve Afgan milislerin bulunduğu Haşdi Şabi konvoylarının batı eyaletlerine konuşlandırılmasını savunan Keyhan gazetesini desteklerken Mardom Salari gazatesi tartışmanın boyutlarına dikkati çekti.

İran hükümeti tüm eleştirilere rağmen Iraklı Haşdi Şabi gruplarının Mehran ve Şelamice sınır kapılarından girişiyle ilgili sessizliğini korurken, İran Dini Lideri’ne yakınlığıyla bilinen Keyhan gazetesi, bunun DMO’nun dış operasyonlar kolu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Sülemani tarafından talep edildiğini söyledi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Haşmetullah Felahetpişe Haşdi Şabi’nin İran’a girişine yönelik eleştirileri yersiz bularak İçişleri Bakanlığı'nın Haşdi Şabi birliklerinin girişini koordine ettiğini, bunun “yasalara ve kararlara uygun” olduğunu söyledi.

Bununla birlikte Ahvaz Milletvekili Ali Sari, bu tür bir koordinasyonların genellikle yurt dışı birimi olan Kudüs Gücü aracılığıyla yapıldığını belirterek Haşdi Şabi birimlerinin varlığının veya silah ve mühimmat taşımasının nasıl koordine edileceğinin bilinemeyeceğini kaydetti.

Ülkedeki yabancı milisler ile ilgili tartışma DMO’nun ABD tarafından terör örgütleri listesine eklenmesinin ardından başladı.

İran haber ajansları, Haşdi Şabi komutanlarından Ebu Mehdi Mühendis komutasındaki Haşdi Şabi birliklerinin, İran’ın petrol zengini olan güney batı bölgelerinin merkezlerine konuşlandırıldığını aktardılar. Öte yandan İran basınına göre Arap nüfusun yoğun olduğu batı vilayetlerinde suyun yanlış yönetilmesi sonucu 500 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Haşdi Şabi komutanı Mühendis yaptığı açıklamada, Haşdi Şabi güçlerinin selden etkilenen bölgelere yardım için İran topraklarına girdiğini belirtti.

Yabancı milisler, Kudüs Gücü Komutanı Süleymani’nin selden etkilenen sınır bölgelerine yaptığı inceleme ziyaretinden birkaç gün sonra bölgeye gelirken Süleymani incelemeleri sırasında, Kudüs Gücü'nün Suriye'deki rolünü tanımlamak için kullandığı bir terime atıfta bulunarak Haşdi Şabi güçlerine “kutsal yerleri koruma” çağrısında bulunmuştu.

Öte yandan İranlılar sosyal medya üzerinden, DMO’nun müttefiki olan grupların İran’daki varlığının ve devletin politikalarına karşı çıkan vatandaşlar üzerinde baskının artmasının sebeplerini sorgulayan paylaşımlarda bulundular.

Ülkedeki son durum, İranlılar arasında yurt dışında faaliyet gösteren İranlı gruplarla ilgili bölünmelere ve İran toprakları dışında savaşlara girilmesi, ölen askerlerin sayısının belirsizliği ve bu faaliyetlerin İran ekonomisine yönelik olumsuz sonuçları gibi büyük tartışmalara neden oldu.

Haşdi Şabi birliklerinin gelişi, Ahvaz’daki Arap nüfus ile hükümet arasında, Petrol Bakanlığı’nın Huveyze’nin güney bölgelerinde petrol yataklarının batırılmasına karşı çıkması sonucu bölgenin sular altında kalmasının ardından büyük tartışmaların yaşandığı bir döneme denk geldi.

Diğer yandan Keyhan gazetesi, Haşdi Şabi’nin İran’a geliş sebepleriyle ilgili bir haber yayınlayan İran Öğrenci Haber Ajansı’nı (İSNA) eleştirerek Haşdi Şabi’nin sel baskınlarıyla mücadele için ülkeye girdiğini kaydetti. Bununla birlikte Keyhan gazetesi, Haşdi Şabi’nin selden etkilenen bölgelerde yardımcı olmak için geldiğini belirten “BBC Persian” televizyon kanalına övgüde bulundu.

Başka ülkelerin askeri birliklerinin girişini eleştiren yerel basın yerine yabancı bir basın organına yönelmeyi seçen Keyhan gazetesi, milislere karşı çıkanları, bir medya savaşında vekaleten yer alan askerler olarak tanımladı.

Eleştiri yapanları “karamsar” ve “olumsuz” olmakla suçlayan gazete, bunun halklar arası dayanışma ve yaşanan sel felaketlerinin dostluk köprülerine dönüştürülmesi olduğunu söyledi. Gazete, Iraklı, Pakistanlı ve Afgan milisleri, ABD yaptırımları ve Avrupa devletlerinin tutumlarına bir cevap olarak nitelendirdi.

Keyhan gazetesi içerideki eleştirilere verdiği cevapların yanı sıra yabancı basını, halkı hükümetten uzaklaştırmak, insanları sefalete sürüklemek, olayları çarpıtmak ve yalanları yaymak amacıyla selden etkilenen alanlardaki koşulları aktarmakla suçladı. Gazete ayrıca Twitter hesabından “Ahvazlı genç bir adam, sel felaketiyle basit yollarla mücadele eden gönüllüleri göz ardı ederek milislere güvendikleri için yetkilileri suçluyor” şeklindeki bir mesaj paylaşan İranlı sinema yıldızı Mahnaz Afşar’a da sert eleştiride bulundu.

Haşdi Şabi’nin, ABD’nin yaptırımları karşısındaki tutumu nedeniyle geldiğini belirten Keyhan, “Avrupalılar ticareti en düşük seviyeye indirirken, Irak, ekonomik baskıyı absorbe eden bir kanala dönüştü” ifadelerine yer verdi.

Bununla birlikte İmam Ali Vakfı’nın rejimin çıkarlarına aykırı çalıştığını öne süren Keyhan, vakfı, hurafeler ve devrim karşıtı düşünceler yaymak, eski ve yeni dini liderlere hakaret etmekle suçladı.

Öte yandan İran İçişleri Bakanlığı verilerine göre İran’ın 31 eyaletinden 24’ü son 1 ay içerisinde sel felaketiyle karşı karşıya kaldı. Sel felaketlerinin ikinci haftasında DMO ve Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani arasında Gülistan Eyaleti’ndeki sel sularının tahliyesi için oto yolların patlatılması nedeniyle gerginlik yaşandı.

İran Silahlı Kuvvetleri, Dini Lider Ali Hamaney’in direktifleri doğrultusunda sel bölgelerinde büyük bir rol üstlenirken hükümet, muhafazakarları İran Silahlı Kuvvvetleri’nin sel felaketindeki faaliyetlerini çarpıtan bir medya kampanyası başlatmakla suçladı.

Editörün Seçimi

Multimedya