Yemen Başbakanı: Husiler barış görüşmelerini savaş için bir fırsat olarak görüyor

Yemen Başbakanı: Husiler barış görüşmelerini savaş için bir fırsat olarak görüyor

Cuma, 12 Nisan, 2019 - 15:00
Riyad / Abdulhadi Habtur
Yemen Başbakanı Muin Abdulmelik, Kararlılık Fırtınası operasyonunun İran’ın Arap milletine karşı yürüttüğü düşmanca projeye ve onun Yemen’deki kolu olan Husi milislerine vurulan en büyük darbe olduğunu belirtti.  

Abdulmelik, Şarku’l Avsat’a verdiği özel röportajda, Yemen'deki İran projesinin güçlü bir darbe aldığını dile getirerek, bunun Arap ülkelerinin yıkıcı İran projesinin araçları için açık bir alan olmayacağına dair kesin bir işaret olduğunu söyledi.

Darbecilerin, kendilerine barış elinin uzatılacağı doğru bir adres olmadığını dile getiren Abdulmelik, Husilerin barış görüşmelerini savaş için bir fırsat olarak gördüğünü belirterek, artık topun Stockholm Anlaşmasının uygulanması için Birleşmiş Milletler de (BM) olduğunu vurguladı.

Abdulmelik, hükümetin tamamen sloganlardan uzak bir şekilde ülkedeki iç çatışmanın sona ermesine ve ülkeye tekrar sükûnetin hâkim olmasına odaklandığını söyledi. Ayrıca Başbakan Abdulmelik, kurtarılan bölgelerdeki durumun normalleştirilmesi, Temsilciler Meclisi’nin gecikmesinin ardındaki sebepler ve Taiz'de yaşanan son olaylara ilişkin bir dizi mesele ve dosyaya dair açıklamalarda bulundu.

Kararlılık Fırtınası operasyonunun dördüncü yıldönümüne tanık oluyoruz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

- Kararlılık Fırtınası’nın anlamı ve önemi hakkında söylenecek çok şey var. Kararlılık Fırtınası operasyonu, İran’ın Arap milletine karşı yürüttüğü düşmanca projeye ve onun Yemen’deki kolu olan Husi milislerine karşı başlatılan en büyük operasyondur. Aynı zamanda, Yemen ve Arap milletinin tarihinin kritik bir zamanında Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’nin çağrısı üzerine Kral Selman bin Abdulaziz liderliğindeki Suudi Arabistan tarafından alınan en cesur Arap kararlarından biridir.

Kararlılık Fırtınası, sadece askeri bir operasyon değil, aynı zamanda uluslararası forumlarda Yemen'e, siyasi liderliğine ve hükümetine yönelik önemli bir siyasi destektir. Bu karar, tüm sütunlarını sarsan darbelere maruz kaldıktan sonra ortak Arap eyleminin geri dönüşüne olanak tanımış ve barış sürecine özgü referanslardan biri haline gelen Güvenlik Konseyi'nin 2216 sayılı kararı kapsamında darbeyi reddetmeye yönelik uluslararası görüş birliğini kökleştirmiştir.

Bugün Yemen'deki İran projesinin durdurulduğunu ve mağlup edildiğini söyleyebilir miyiz?

- İran projesinin genişlemeci planları şu ana kadar, Yemen devletinin Husi milislerinin elinde çöküşünün önlenmesiyle güçlü ve kararlı bir darbe aldı. Bu, Arap ülkelerinin yıkıcı İran projesinin araçları için açık bir alan olmayacağına dair kesin bir işaretti. Ancak Arap ulusal devletlerinin yıkımına dayanan bu projenin yenilgisi daha fazlasını yapmayı gerektiriyor.

İran projesi, Tahran’daki molla rejiminin askeri, finansal, politik ve medya desteğini tüm yönleriyle seferber etti. Ayrıca bölgemizdeki tüm ajan kuruluşları kendi saflarına kattı. Bu nedenle, söz konusu projeyi tek bir darbeyle yere sermek oldukça zor. Bu projenin bütünüyle mağlup edildiğinden emin olmak tehlikelidir.

Yemen hükümeti, BM arabuluculuğuyla Husilerle birkaç barış turu düzenledi. Bütün bu istişarelerden sonra elde ettiğiniz sonuç nedir?

- 2016'dan bu yana BM himayesinde gerçekleştirdiğimiz barış müzakerelerinin ardından ulaştığımız şey, Husilerle barışı sağlamak için önceki her girişimde yaşadığımız ve deneyimlediğimiz şeyle aynı. Elde ettiğimiz tek sonuç, darbecilerin, kendilerine barış elinin uzatılacağı doğru bir adres olmadığını anlamak oldu. Husiler barış görüşmelerini zaman kazanmak ve darbeyi tüm bölgelere yaymak için bir fırsat olarak görüyor. BM’nin ve bazı uluslararası güçlerin bunu anlamalarının zamanı geldi. Darbecileri barışa sürüklemek gerçekçi bir seçenek değildi ve başarısız oldu. Çünkü Husi hareketinin doğası, dünyanın başka yerlerindeki silahlı hareketlerden farklıdır. Fakat onlar silahlarını bıraktılar ve barış sürecine dâhil oldular. Çünkü savaş onlar için bir amaç değil araçtı.

Devlet çalışanlarının maaşlarının Aden Merkez Bankası aracılığıyla ödenmesi hususundaki çabalarınızda nereye ulaştınız?

- Hükümet, 2019 bütçesini tüm idari personelin, silahlı kuvvetlerin, güvenlik güçlerinin ve sivil ve askeri emeklilerin ücretlerinin ödenmesine ilişkin talimatlar çerçevesinde belirledi. 6 ay önce başbakan olarak göreve başlamamdan bu yana hükümet, henüz kurtarılmayan bölgelerde yaşayan 100 binden fazla çalışanın maaşını ödemeyi başardı. Kısa vadede, milislerin kontrolünde olan üniversitelerdeki öğretim görevlilerinin maaşlarını ödemek için çalışıyoruz. Ayrıca kaynakları iyileştirmeye ilişkin planlarımız var. Kardeşlerimizin ve dostlarımızın desteğiyle bütçe açığını kapatmak için büyük bir umutla çalışıyoruz. Ayrıca Aden'deki Merkez Bankası'nı harekete geçirmeyi ve tüm yapılarını tamamlamayı umuyoruz.

Güney Geçiş Konseyi ile olan ilişkileriniz ne durumda? Aden'de konuşlandırılan güçlere nasıl muamelede bulunuyorsunuz?

- Hükümetimiz tüm Yemenliler içindir ve tüm vatandaşların, siyasi partilerin, sivil aktivistlerin ve sendikaların ‘anayasal haklarını kullanma ve meşru taleplerini yasal çerçevede sunma hakkı olduğunu kabul eden’ bir bakış açısına sahiptir. Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’nin liderliğinden bu yana sloganlardan uzak bir şekilde ülkedeki iç çatışmanın sona ermesine ve ülkeye tekrar sükûnetin hâkim olmasına odaklanan açık bir yaklaşım benimsemeye karar verdik.

Suudi Arabistan’ın Yemen’deki insani duruma ilişkin rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Suudi Arabistan, gerek Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi aracılığıyla gerekse de insani yardım planlarını finanse ederek Yemen’in tüm bölgelerindeki insani yardım çalışmalarında önemli bir role sahiptir. Krallık en son bu yıl Yemen’e yardım planı kapsamında 500 milyon dolar katkıda bulunarak en çok bağışta bulunan ülke oldu.

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi, kuruluşundan bu yana hayata geçirdiği projelerinin yüzde 33'ünü Yemen’e tahsis etti. Bu projeler kapsamında yapılan harcamalar ise tüm projelerin yüzde 61’inden fazlasını teşkil ediyor.

Suudi Arabistan, Yemen ekonomisini desteklemek üzere Merkez Bankasına 2 milyar dolarlık mevduat hesabı açtı. Bu durum, gıda stoklarının korunmasında ve emtia fiyatlarının dengelenmesinde önemli rol oynadı ve yerel para biriminin korunmasını sağladı. Bütün bunların insani yardım ve desteğin çeşitli yönlerine doğrudan yansımaları var. Bazı Yemen illerinin yeniden inşası için yürütülen acil müdahale programlarından bahsetmiyorum bile.

 

Editörün Seçimi

Multimedya