Mueller’in raporu sonrasında İran

Mueller’in raporu sonrasında İran

Çarşamba, 27 Mart, 2019 - 13:00
Tahran nihayet ümitsizliğe kapıldı. Özel yetkili savcı Robert Mueller, ABD Başkanı Donald Trump’ın ya da çalışma ekibinin seçim kampanyası sırasında Ruslarla anlaştığını veya iletişime geçtiğini gösteren doğrudan bir kanıt bulamadı. İki yıl boyunca Tahran, soruşturmanın sonuçlarının Amerikan karar mercileriyle Beyaz Saray arasında gerilimi artıracak ve Cumhuriyetçi Parti içerisinde istikrarsızlığa neden olacak siyasi bir iç krize yol açmasını bekledi. Tahran’a göre Cumhuriyetçi Parti, söz konusu skandal karşısında partinin onurunu korumak için geri adım atmak zorunda kalacaktı. Tahran’ın tahminlerine göre Cumhuriyetçi Parti, ABD seçmeni üzerinde doğrudan etkili olan kamuoyu yapıcılarıyla ve ABD’li politikacılarla derin bir kriz yaşayacaktı. Mueller’in açıklayacağı skandal neticesinde ABD’li seçmenin de manevi bir şok yaşaması öngörülüyordu.

Doğal olarak Tahran, Donald Trump’ın Beyaz Saray’da geriye kalan döneminde ABD içerisinde genel bir kargaşanın çıkmasını bekledi. İran, yaptırımları yeniden uygulayan Trump’ın ikinci dönem başkanlık şansını kaybettiğini düşünerek kendini tatmin etti. Tahran, ABD halkının tarihi düşmanıyla iş birliği yaptığı suçlamaları karşısında Cumhuriyetçi Parti’nin ABD kurumları içerisindeki konumunu ve karar yapım merkezlerindeki itibarını uzun süre kaybedeceğini umdu. İran, meselenin açıklanmasından itibaren 2020 başkanlık seçimlerine kadar Trump’a ağır suçlamalar yöneltileceğini, partisinin sadece kendini savunmakla meşgul olacağını ve Beyaz Saray’ın uluslararası politikalarının yararlı olduğu konusunda Amerikalıları ikna edemeyeceğini düşündü. Tahran, demokratların en önemli başarılarına, özellikle de nükleer anlaşmaya karşı çıkan Trump’tan intikam almaya hazırlanacaklarını bekledi. Zira Demokrat Parti, Trump’ın nükleer anlaşmadan ayrılma kararının uluslararası toplum karşısında sadece ABD’nin güvenirliğini zedelemediğini, aynı zamanda önceki ABD Başkanı Barack Obama’nın da şahsına bir hakaret olduğunu düşünüyor. Demokrat Parti, nükleer anlaşmaya yeniden değer verilerek Obama’nın kararlarına tekrar itibar kazandırılmasını istiyor.

Tahran’ın bilinci yerine geldi ve Mueller’in raporuna olan güven ortadan kalktı. Trump ve ekibine herhangi bir suçlama yöneltilmedi. Trump’ın temiz olduğunun açıklanmasıyla birlikte Tahran’ın politikalarını uygulamaya devam etmek için bu kararı Beyaz Saray yönetiminin yeni ivmesi olarak ele alması uygun olacaktır. Sonuçların temiz çıkması, tereddüt ve endişe sürecinin ardından Cumhuriyetçi Parti’ye de pozitif bir şekilde yansıyacaktır. Zira sonuçların olumsuz çıkması bekleniyordu. Yine sonuçların temiz çıkması, Cumhuriyetçi Parti’nin Trump’ın ihanet, komplo kurma ve ABD’nin başlıca düşmanıyla haberleşme suçlamasının üstesinden gelmesine yardım edecektir. Çünkü Cumhuriyetçi Parti’nin tarihi tehlike altındaydı ve uzun yıllar kazandığı itibarı kaybedebilirdi. Fakat suçlama krizinin aşılmasının ardından Cumhuriyetçi Parti, Başkan ve başlıca devlet kurumları arasında yeniden güven ve fikri yakınlaşma süreci başladı.

Aynı zamanda başta İran –ki şu an İran’ın gerçekçi hareket etmesi gerekiyor- olmak üzere pek çok meselede ortak tutum sergilenmeye başlandı. Donald Trump, suçlama krizinin aşılmasının ardından ilk başkanlık dönemini güçlü bir şekilde tamamlayacak. Trump, hiç kimsenin tahmin edemediği sürpriz politikalarını uygulayacak. Kurumun şartlarına ve klasik hesaplarına bağlı kalmayı reddeden Trump, Washington’ın müttefikleriyle ilişkisine zarar vereceğini söylemelerine rağmen karar yapıcıların görüşleriyle çelişen adımlar attı.

Şu ana kadar Moskova, Trump’ın Suriye’den sürpriz çekilme kararına ilişkin bir açıklama bulamadı. Trump, ABD Büyükelçiliği’ni işgal altındaki Kudüs’e taşıma kararının yol açtığı sonuçları ve barış sürecine verdiği zararı önemsemedi. Trump, ABD’nin İsrail’in tarafını tutmasından rahatsız olan Arap halklarının tutumuna da kulak asmadı.

Sonuç olarak Trump, Güvenlik Konseyi’nin kararlarını açık bir şekilde ihlal etmesine ve Birleşmiş Milletler’in (BM) meşruiyetini zedelemesine rağmen İsrail seçimleri öncesinde Suriye’nin işgal edilen Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini tanıyarak Başbakan Binyamin Netanyahu’ya bir hediye takdim etti. Bu hediye, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından uluslararası ilişkileri ve bu ilişkilerin güvenliğini düzenleme anlamına geliyor.

Tahran, zorlu meydan okumalarla karşı karşıya... Trump, önümüzdeki iki yıldaki adımlarını atarken ikinci başkanlık döneminde de seçilme olasılığına bağlı kalmayacak. Trump, stratejik sabır projesini yeniden gözden geçirmesi için İran’a baskı yapıyor. Yine Trump, uluslararası toplumun tutum ve eleştirilerini önemsemeden küresel meseleleri kendi perspektifine göre sonlandırmak isteyen ABD yönetimine karşı Tahran’ın gerçekçi hareket etmesini zorunlu kılıyor. Zira ABD yönetimi, kendisini 21’inci yüzyılın Roma İmparatorluğu olarak görüyor.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya