Buteflika ekibine hesap ver çağrısı

Buteflika ekibine hesap ver çağrısı

Salı, 26 Mart, 2019 - 13:00
​Başkent Cezayir’de 25 Mart’ta güvenlik güçleri ve eylemciler arasında çatışmalar yaşandı (EPA)
Cezayir / Boualem Goumrassa / Şarku'l Avsat
Cezayirli avukatlar, başsavcıya mevcut rejime dair yolsuzluk şüpheleri hakkında soruşturma başlatma çağrısı yaptı. Aynı şekilde başkent ve diğer birçok şehirde, 25 Mart’ta da Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika’ya 28 Nisan’da dördüncü döneminin sonlanmasından önce istifa etmesi için baskı amaçlı protesto eylemleri devam etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre avukat ve siyasi aktivist Mokrane Ait el-Arabi, başsavcıya bir mesaj göndererek, 22 Şubat’tan bu yana rejime karşı devam eden geniş çaplı eylemlere dikkati çekti. El-Arabi, ülke ekonomisini mahveden yolsuzluklara ilişkin takip çağrısı yaptı.

Aktivist, “Bu ilke, halkın parasını çalanlara karşı bir soruşturma başlatılıp somutlaştırılmalıdır. Bu prosedür, bildiğiniz gibi, kimsenin şikayette bulunmasını gerektirmiyor. Aksine yalnızca Ceza Mahkemesi Yasası’nın 36. maddesinin uygulanmasını gerekli kılıyor” ifadelerini kullandı.

Söz konusu madde uyarınca savcılık, 2006 yılında yayınlanan Yolsuzluk ile Mücadele Yasası dahil olmak üzere, ceza hukuku ile ilgili suçların soruşturulması için gerekli tüm uygulamaların ortaya koyulması emri verebilir.

El-Arabi, Başsavcıya hitaben ayrıca “Yolsuzluk liderlerini, tıpkı halkın bildiği gibi biliyorsunuz, güvenlik güçlerini tanıyorsunuz. Halk, yolsuzluk yapanlara karşı toplumun çıkarlarını savunuyor” dedi. Siyasi aktivist, “Yasanın, sizleri Cumhuriyet Başsavcısı olarak yolsuzluk suçları takip edilebilecek kişilerin ulusal topraklardan ayrılmasını önlemek ve haklarında soruşturma başlatıp yargıya sunmak zorunda bıraktığını biliyorsunuz” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri adayı emekli Tuğgeneral Ali Gadiri’nin seçim kampanyası direktörlüğünü de yapan Ait el-Arabi, “Yasa, herhangi bir şikayet yapılmadan yolsuzluğun soruşturulmasına izin verir. Yasaları, meşru halkın taleplerine cevaben yolsuzluğa karışanlara karşı uygulamak için başsavcılık ne bekliyor. Yarın çok geç olacak” dedi.

Yetkili, Cumhurbaşkanı Buteflika’nın gelecek ayın 18’inde yapılması kararlaştırılan parlamento seçimlerini iptal etmesine ve rejime karşı halk ayaklanması bağlamında hükümetini feshetmesine de dikkati çekti.

Ayaklanma, adları yolsuzluğa karışanları reddediyor

Ait el-Arabi, yolsuzluk konusunda şüphelendiği isimlere dair kimleri kastettiğini açıkça belirtmedi. Ancak her cuma günü halk ayaklanmasının reddettiği isimler, geçmiş dönemlerde seçim kampanyasını finanse eden iş adamı Ali Haddad, Buteflika’nın Kurtuluş Devrimi günlerinden arkadaşı olan Milyarder Rıza Koninav ve otomobil şirketi sahibi olan Muhyiddin Tahkut başta olmak üzere Cumhurbaşkanına yakın bazı isimleri içeriyor.

Yaklaşık 2 bin avukatın mensup olduğu avukatlık sendikası, şu anda büyük miktarlarda yapılan para transferini de içeren şüpheli bankacılık faaliyetlerine yakın bir bildiri yayınladı. Söz konusu faaliyetlerin, kamu çıkarlarına aykırı işlemlerle ilgilenenler ve ülkenin yaşadığı krizin nedenlerinin asıl sahipleri tarafından ortaya koyulduğuna da dikkat çekildi.

Sendika Başkanı Abdul Mecid Selibi, Merkez Bankası Başkanına çağrıda bulunarak, “Cezayir halkının mal varlığını korumak, sizin sorumluluğunuzdadır. Tüm bankacılık işlemleri üzerinde sıkı bir kontrol uygulayarak, kamu mallarının yağmalanmasına yönelik tüm girişimleri engellemek için ihtiyati bütün tedbirleri almanız gerekir” ifadelerini kullandı.

Sendika Başkanı “Sayın Merkez Bankası Başkanı ve tüm bankacılık sektörü başkanlarını, özel çıkarlara hizmet eden tüm sözleşme ve ticari faaliyetlerin yürürlüğe koyulmasını önlemeye çağırıyoruz” dedi.

Cezayir’de yayın yapan birçok gazete, son günlerde eski Başbakan Ahmed Uyahya da dahil olmak üzere Cumhurbaşkanının yakınları hakkında haberler yayınladı. Haberlerde, söz konusu kişilerin yurt dışına fon transferi yapmak amacıyla ülkedeki mal ve mülklerini sattığı belirtildi. Ayrıca söz konusu kişilerin, rejimin devrilmesi halinde, mallarına el koyulması korkusu yaşadığını belirten haberlerde, işadamlarının ülkeyi terk etmek istediğine dikkati çekti.

Aynı şekilde Siyaset Bilimi Profesörü Muhammed Hanad, “Halk ayaklanmasını karakterize eden en önemli özelliklerden biri, yargıdan isimlerin ülke genelindeki yürüyüşlerde yer alması. Ancak bugün herhangi bir vatandaşın, daha önce yolsuzlukların neden kınanmadığını sorma hakkı vardır. Kişisel olarak talep edilen değişiklikte yargı grubunun önemi göz önüne alındığında avukat ve hakimlerin, geçmiş dönemlerdeki yolsuzluklar konusundaki suskunları hakkında özür dilemesini umuyorum. Hatta bazı durumlarda zorunluluk bahanesiyle bunların bazıları bile yolsuzluk faaliyetlerinde yer aldı. Yargı, sessiz kalarak veya dahil olarak, yolsuzluğun tek başına bir sistem haline dönüşmesine katkıda bulundu. Bu tür bir suçun tanınmasının, halk ayaklanmasına yeni bir ivme kazandıracağına dair hiçbir şüphe yoktur” açıklamasında bulundu.

Eski istihbarat nüfuzunun geri dönüşü

Eski Başbakan Mevlud Hamruş (1990- 1991) da 25 Mart’ta yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanmak için aktivistlerin ayaklanma konusunda önerdiği geçiş aşamasına katılmasını reddettiğini belirtti. Bu düzenlemeler, Cumhurbaşkanı Buteflika’nın istifası sonrasında önerilen şekilde başlayacak.

Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLN) eski Genel Sekreteri Ammar Sadani, geçiş döneminde cumhurbaşkanlığı pozisyonunu üstlenmesi için eski başbakanlar Abdulmecid Tebbun, Abdülaziz Belkadim ve Hamruş’un isimlerini önerdi.

Uyahya ve grubunun, beşinci dönem projesinin mimarları olduğuna dikkati çeken Sadani, “Uyahya, (önemli karar içeren) cumhurbaşkanlığı risalesini yazan kişi. O, Buteflika’nın ününü ve başarılarını, dönemin kalıntılarını ele geçirmek için yok etmeye çalıştı” dedi.

Ammar Sadani, 2015 yılında feshedilen eski istihbarat biriminin, Uyahya aracılığıyla ülkeyi yönettiğini ve onun (eski İstihbarat Başkanı) General Tevfik’in öğrencilerinin gizli bir gücü olduğunu ifade ederken, Ahmed Uyahya’nın dış sömürgeci güçler tarafından desteklendiğini vurguladı.

Rejim karşıtı ayaklanmaya ilişkin gelişmeler bağlamında ise 25 Mart’ta hükümetten çok sayıda çalışan da dahil binlerce Cezayirli, Cumhurbaşkanının yönetimde kalmasını protesto etmek amacıyla başkent ve diğer büyük şehirlerde sokaklara döküldü. Eylemciler, istifa ve değişim çağrısı yapan çeşitli sloganlar attı.

 

Editörün Seçimi

Multimedya