SDG DEAŞ’la mücadelede yeni aşamaya geçildiğini duyurdu

SDG DEAŞ’la mücadelede yeni aşamaya geçildiğini duyurdu

Pazartesi, 25 Mart, 2019 - 08:30
​DEAŞ’ın kontrolü altındaki son bölgenin yakınlarında zırhlı araç üzerindeki SDG unsurları (AFP)
Ömer Petrol Sahası (Suriye’nin doğusu)/Kemal Şeyho
ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Suriye’de DEAŞ’a yönelik mücadelede yeni bir aşamaya geçildiğini duyurdu. SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi yaptığı açıklamada, SDG’nin Uluslararası Koalisyon’un desteğiyle operasyonlarını sürdürerek, örgütün askeri varlığı ve uyuyan hücrelerini tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen yeni bir döneme girildiği vurguladı. Abdi, DEAŞ’ın uyuyan hücrelerinin bölge ve dünya için oluşturduğu tehlikeye dikkati çekti.

DEAŞ Suriye’nin çöl bölgesinde yayılıyor

Suriye'nin doğusundaki Deyr-i Zor kırsalında bulunan Bağuz köyündeki çatışmalar sona erdi. Ancak bu durum, DEAŞ’ın uyuyan hücrelerini, kontrolü dışındaki alanlara taşıması sebebiyle örgütün tehlikesinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. DEAŞ halen Suriye’nin çöl bölgesindeki varlığını devam ettiriyor. DEAŞ üyeleri, İran milisleri ve Iraklı Haşdi Şabi tarafından desteklenen Esed yanlısı güçlerle çevrili Fırat Nehri’nin batısında çöl bölgesindeki kontrol alanlarını genişletiyorlar.

SDG'nin DEAŞ’tan kurtarılan bölgelerdeki halka, idari ve güvenlik kurumları kurmalarına yardım etme sözünü vurgulayan Abdi, “Bu bölgelere istikrar getireceğiz. Böylece bu bölgeler idari ve yasama meclislerini demokratik ve şeffaf seçimlerle yeniden kurabilecekler” ifadelerini kullandı.

DEAŞ şehirlerin ve kırsal bölgelerin eteklerinde aktif

Uyuyan hücreler, ‘El-Cezire’ olarak bilinen Enbar'ın çöl bölgesi, Fırat Nehri kuzey havzası, Suriye’de SDG ile rejim güçleri arasında kalan temas bölgeleri ve Fırat Nehri boyu gibi zor arazi koşullarına sahip gözden uzak alanların yanı sıra saldırılar veya misillemeler için eylem ve plan yapmalarını kolaylaştıran şehirlerin ve kırsal bölgelerin eteklerinde aktifler.

Öte yandan DEAŞ'a karşı mücadeleden sorumlu Birleşik Ortak Görev Gücü-Doğal Kararlılık Harekâtı Kumandanı Korgeneral Paul J. LaCamera harekatın resmi hesabından yaptığı açıklamada, “Hata yapmamalıyız. Gücünü sürdürmeye çalışan DEAŞ, mülteci kampları ve gözlerden uzak bölgelerdeki fırsatları değerlendirerek geri kalan üyelerini ve azalan imkanlarını korumak için ihtiyatlı kararlar alıyor” ifadelerini kullandı. Söz konusu hücrelerin tekrar ortaya çıkmak için doğru zamanı beklediğine dikkati çeken LaCamera, Bağuz'dan tahliye edilen çok sayıda sivil veya örgüt üyesinin aile fertleri arasında DEAŞ’ın radikal ideolojisine gönül verenler var. Bu ideolojiden kolayca vazgeçmeyecekler” dedi.

Bu kişilerin topluma entegre edilmeleri gerektiğinin altını çizen LaCamera, DEAŞ’ın yeniden ortaya çıkmasını sağlayacak koşulların ortadan kaldırılması için uluslararası toplum ve DEAŞ’la mücadele koalisyonunun ortak bir çalışma yürütmeleri gerektiğini vurguladı.

Uluslararası Koalisyon ülkelerinin SDG’li müttefikleriyle çalışma ve DEAŞ’ın tam yenilgisi için destek vermeyi sürdüreceğinin altını çizen LaCamera, hep birlikte DEAŞ’ın ideolojisini yenmeye odaklanacaklarına işaret etti.

SDG son haftalarda DEAŞ’ın son kontrol noktasına yönelik operasyonlarını askıya alarak çoğunluğu örgüt üyelerinin ailelerinden oluşan ve büyük bir kısmı yabancı uyruklu olan 10 binlerce insanın Bağuz’dan çıkışına izin verdi. 

DEAŞ bölgesinden 70 binden fazla kişi ayrıldı

SDG tarafından elde edilen verilere göre bu yılın başından bu yana örgütün kontrolündeki son noktadan 70 binden fazla kişi ayrılırken aralarında 37 bin sivil, 5 bin radikal örgüt üyesi şüphelisi ve örgüt üyelerinin aile fertlerinden 24 bin kişi bulunuyordu. Ayrıca özel operasyonlarda 520 teröristin tutuklandığı da bildirdi.

DEAŞ’ın yabancılara ülkelerine iade edilmek istemiyor

Bağuz’dan ayrılanlar, şu anda aralarında en az 25 bin okul çağındaki çocuğun da bulunduğu 74 bin kişiyi barındıran Havl kampına gönderildiler. Bununla birlikte 40 farklı Batı ülkesinden gelen yabancı uyruklu kişilerin büyük bir kısmı ülkelerine iade edilmek istemiyor.

İlham Ahmed: Uyuyan hücreler güçlü bir tehdit unsuru

Diğer yandan SDG’nin siyasi kolu olan Suriye Demokratik Meclisi (SDM) Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ahmed yaptığı açıklamada, “Suriye’de DEAŞ’ın kontrolündeki bölgelerin kurtarılması aşaması sona erdi. Ancak bu, örgütün kalıcı olarak ortadan kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Tehlike hala devam ediyor. Örgütün uyuyan hücrelerinin güçlü bir tehdit unsuru olduğunu biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte SDG’nin hapishanelerindeki 5 bini aşan örgüt üyesi ile ilgili dosyanın masaya yatırılması gerektiğine dikkati çeken Ahmed, bu kişilerin uluslararası bir mahkeme tarafından yargılanmaları gerektiğini söyledi. Kürt yetkili ayrıca DEAŞ’lıların aile üyelerinden 80 bin kişi için uluslararası destek çağrısında bulundu. SDG’nin, DEAŞ’la mücadele sorumluluğunu üstlenirken, uluslararası toplumun DEAŞ üyelerinin aile fertlerine yönelik sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini söyleyen İlham Ahmed, operasyonun yeni aşamasının, DEAŞ’ın 5 yıl gibi uzun bir süre boyunca geniş bölgeleri kontrol etmesi nedeniyle uyuyan hücrelere yönelik olacağını da sözlerine ekledi.

DEAŞ 2015 yılında gücünün zirvesine ulaştığında nüfusu yaklaşık 8 milyonu bulan 88 bin kilometrekarelik bir alanı kontrolü altına almayı başardı. Petrol gelirlerinden, hırsızlık ve gasptan milyarlarca dolar topladı. Ancak örgüt, son iki yılda Washington liderliğindeki Uluslararası Koalisyonun desteklediği SDG başta olmak üzere Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Ürdün gibi Arap ülkeleri ile Batılı ülkelerin çalışmaları sayesinde ağır kayıplar verdi.

Editörün Seçimi

Multimedya