Türkiye ve Rusya’nın İdlib anlaşmazlıkları

Türkiye ve Rusya’nın İdlib anlaşmazlıkları

Pazar, 17 Mart, 2019 - 08:30
Rusya’nın Perşembe günü İdlib’e gerçekleştirdiği bombardımanın yarattığı tahribat (AFP)
Moskova/Raid Cebir
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Türkiye’ye gerçekleştirmesi planlanan ziyaretinin bir hafta içinde ikinci kez ertelenmesi, İdlib’de son yaşanan gelişmeler ışığında taraflar arasında görüş ayrılıklarının arttığına işaret etti. Buna karşılık Rusya ve Suriye rejim güçlerinin, başta Heyet-i Tahriru'ş Şam (HTŞ) olmak üzere radikal grupların yoğun bulunduğu, Suriye’nin kuzeybatısına yönelik hava saldırıları da arttı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın Rus basınında Cuma günü yayınlanan açıklamasında, ziyaretin, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ajandasındaki değişiklikle ilişkili “teknik” nedenlerden ötürü ertelendiği aktarılsa da Rus gazetelerindeki yorumcular, yapılan bu ertelemenin bir hafta içinde gerçekleşen ikinci erteleme olduğuna dikkat çekerek, bu durumun “toplantının gündemine ve hedeflerine ilişkin iki taraf arasındaki görüş ayrılıklarını” yansıttığı öne sürüldü.

Erteleme görüş ayrılıklarından dolayı mı yapılıyor?

Rus diplomatik kaynaklara göre Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, başlangıçta 12 Mart’ta Ankara'nın ev sahipliğinde düzenlenen uluslararası bir etkinliğe katılmak ve genel olarak Suriye, özelde ise İdlib'deki son durumla ilgili Türk mevkidaşıyla görüşmeler yapmak üzere Türkiye’yi ziyaret edecekti. Ancak ziyaret herhangi bir sebep belirtilmeksizin 18 Mart'a ertelendi. Ardından Moskova önceki gün, bu kez yeni bir tarih belirtmeden ziyaretin bir kez daha ertelendiğini duyurdu. Bu durum, taraflar arasında uzlaşıya varılamayan görüş ayrılıkları olduğu şeklinde yorumlara neden oldu.

Bununla birlikte Rus medyası, Türkiye’nin Rusya tarafından geçtiğimiz günlerde İdlib’in kırsal bölgelerine yapılan hava saldırıları nedeniyle kızgın olduğunu aktardı. Moskova, ilk etapta Cisr eş-Şuğur bölgesi yakınlarında gerçekleştirilen hava saldırılarını reddetmişti. Rusya’dan yayın yapan “Kommersant” gazetesi, yayınlanan verilerin “gerçekleri yansıtmadığını” kaydetti. Fakat Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından 2 gün sonra yapılan açıklamada Rus uçaklarının, radikallerin Suriye rejiminin kontrolü altındaki bölgelere saldırılar gerçekleştirmek üzere kullandıkları alanları bombaladığı belirtildi. Hedeflerin “tam isabetle” vurulduğu bildirilen açıklamada bombardımanın Türkiye ile “koordineli” olarak gerçekleştirildiği ve uçakların HTŞ’nin İdlib’deki deposunu imha ettiği aktarıldı. Açıklamada ayrıca çeşitli kaynaklardan onaylanmış bilgilere göre, radikallerin bu depoda büyük bir saldırı hazırlığında oldukları ve Rus hava güçlerinin Suriye'nin Lazkiye kenti yakınlarındaki Hmeymim Üssü'ne saldırmayı planladıkları kaydedildi. Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, radikallerin Moskova’nın bölgede yeni bombardımanlar başlatılacağına dair uyarıları nedeniyle Hmeymim Üssü'ne saldırı hazırlığında oldukları vurgulandı.

“Rusya İdlib’deki durumunu yakından izliyor”

Rus Dışişleri Bakanlığı’ndan Cuma günü yapılan açıklamada da benzer uyarılar yapıldı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, Moskova’nın İdlib'deki durumu yakından izlediğini belirtilerek HTŞ üyelerinin kimyasal saldırı hazırlığında olduğunu söyledi. İdlib’deki gerginliği azaltma bölgelerinde yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Zakharova, HTŞ üyelerinin Suriye rejim güçlerine yönelik provokatif saldırılarının durmadığı ve yılın başından bu yana 460 olay yaşandığını, bu olaylarda 30 kişinin öldüğü, 100 kişinin ise yaralandığını kaydetti. Zakharova ayrıca, HTŞ üyelerinin Beyaz Baretliler’in yardımıyla kimyasal silahlar hazırladığı ve hükümet güçlerine karşı saldırı hazırlığında olduğuna ilişkin bilgiler aldıklarını sözlerine ekledi.

Moskova daha önce Ankara’nın İdlib’de silahtan arındırılmış bölge kurmaya yönelik Soçi Anlaşması’nı uygulamada başarısız olduğu uyarısında bulunmuştu. Türkiye'nin bölgedeki “teröristleri” “ılımlı muhaliflerden” ayırması konusunun yer aldığı bu anlaşma, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz Eylül ayında Soçi'de yaptıkları görüşmede imzalanmıştı.

“Koalisyon saldırılarında çok sayıda sivil hayatını kaybetti”

Öte yandan Rus Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zakharova, Washington’ı Deyr-i Zor kırsalındaki Bağuz köyünde müttefikleriyle birlikte “rastgele bombardıman” gerçekleştirmekle suçlayarak şiddetle kınadı. Sözcü, Washington ve müttefiklerini Fırat Nehri’nin doğusundaki DEAŞ’a yönelik son operasyonda gerçekleştirdiği bombardımanlarda, onlarca sivilin ölümüne neden olmakla suçladı. Zakharova, Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı silahlı Kürt grupların, ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon’un hava desteğiyle DEAŞ’ın son kalesi Bağuz köyüne yönelik operasyonlarının yeniden başladıktan sonra bölgede yaklaşık 50 sivilin öldürüldüğüne, aralarında sağlık durumlarının ağır olanlarında bulunduğu onlarca sivilin ise yaralandığına işaret etti.

Ölen ve yaralananların çoğunun kadın ve çocuklardan oluştuğuna dikkati çeken Zakharova, Uluslararası Koalisyon’un hava saldırılarını sivillerin köyden kaçma girişimleriyle aynı anda gerçekleştiğini vurgulayarak bu durumun sivillerin ölmelerine ve yaralanmalarına neden olduğunu kaydetti. Zakharova, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından açıklanan verilerin, Uluslararası Koalisyon’un bombardımanlarından kaçan 65 binden fazla sivilin Haseke yakınlarındaki Havl kampına sığındıklarına işaret ettiğini belirtti.

Haftalık basın toplantısında açıklamalarını sürdüren Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Batılı çevrelerin Suriye'deki yabancı savaşçıların kaderine ilişkin tartışmalarına değinerek, ülkesinin Suriye’de aktif olan tüm yabancı savaşçıların ve ailelerinin, Suriyeli yetkililere teslim edilmesi gerektiği konusunda ısrarcı olduğunu ifade etti.

Batılı çevreler arasında Suriye ve Irak'taki yabancı savaşçılar ve teröristler konusunda ABD yönetiminin açıklamaları ışığında görüş ayrılıkları olduğuna dikkati çeken Zakharova, Washington’ın Avrupa devletlerini vatandaşlarının kaderiyle ilgilenmeleri için baskı yapmaya başladığını ancak Rusya’nın hukuki açıdan daha doğru bir tutum sergilediğini vurguladı.

“Suriye'de insanlık tarihinin en acımasız örgütü yenilgiye uğratıldı”

Diğer yandan Rusya Merkezi Askeri Bölgesi Komutanı Tümgeneral Aleksandr Lapin, yaptığı açıklamada DEAŞ’a işaret ederek, Rus güçlerinin "Suriye'de insanlık tarihinin en acımasız örgütünü” yenilgiye uğrattığını duyurdu. Savaşın başlamasından 8 yıl sonra Suriye'deki son durumun masaya yatırıldığı bir seminerde konuşan Tümgeneral Lapin, Rus askerlerinin sınır ötesinde zor bir iş çıkarmayı başardığını ve medeniyet tarihinde insanlığa karşı nefret dolu bir örgütü yok ettiklerini söyledi. Ortaçağ ve faşizm tarihini, toplama kamplarında yapılanları ve uygulanan acımasızlıkları incelediklerini belirten Tümgeneral Lapin, DEAŞ’ın kullandığı işkence yöntemlerine dikkati çekerek, DEAŞ’ın faşizmden daha korkunç olduğunu ve Ortaçağ'dan daha acımasız yöntemler kullandığını söyledi.

2017'de Suriye'deki Rus askerlerinin komutanlığını üstlenen Labin, Ekim 2018'den Ocak 2019'a kadar Suriye'deki Rus birliklerinin komutasını devraldı. Lapin, Suriye'deki görevinin ardından Şubat ayında Rusya Merkezi Askeri Bölgesi Komutanlığı’na terfi etti.

Editörün Seçimi

Multimedya