Buteflika’yı protesto eden okullar ve mahkemeler greve gitti

Buteflika’yı protesto eden okullar ve mahkemeler greve gitti

Perşembe, 14 Mart, 2019 - 11:15
Cezayir/Boualem Goumrassa – Londra/Şarku’l Avsat
Cezayir’deki okulların tamamının ve birçok mahkemenin Cumhurbaşkanı Buteflika’nın istifayı reddetmesini kınamak amacıyla boykot yaptıkları gerilimli bir dönemde eski Birleşmiş Milletler (BM) ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Lahdar İbrahimi ulusal konferansı denetlemekle görevlendiğine dair çıkan haberleri yalanladı.  

Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika, referandum aracılığıyla anayasanın değiştirilmesi ve cumhurbaşkanlığı seçimleri için yeni bir tarihin belirlenmesi için yıl sonundan önce ulusal bir konferansın düzenleneceğini taahhüt etmişti.

Binlerce öğretmen ve eğitim sektörü çalışanı, grev ve protesto çağrılarına yanıt olarak gösteriler ve yürüyüşler düzenledi. Başkentteki merkez postanenin bulunduğu alanda bir araya gelen göstericiler, “halkın taleplerini örtmeye çalışan rejimi ve manevralarını” kınayan sloganlar attı.

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika, geçen pazar günü yaptığı açıklamada 18 Nisan’da düzenlenmesi planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ertelendiğini açıklamış ve yıl sonundan önce düzenlenecek olan kapsamlı bir ulusal konferans ile tarihi belirlenecek olan seçimlere adaylığını koymayacağını taahhüt etmişti. Ayrıca yeni bir cumhurbaşkanlığı üzerinde anlaşmaya varmak için muhalefet ve iktidar partilerinin katılacağı ulusal bir konferans daha düzenleneceğini dile getirmişti.

Doğudaki Konstantin, Milla ve Jijel mahkemeleri çalışmalarını durdururken hakimler, avukatlar ve zabıt katipleri, cumhurbaşkanının istifa etmeyi reddetmesini protesto etmek amacıyla sokaklara döküldü. Göstericiler ayrıca Ahmed Uyahya’nın yerine başbakanlık görevine getirilen İçişleri Bakanı Nureddin Bedevi, başbakan yardımcılığı görevine getirilen Ramtan Lamamra ve cumhurbaşkanının yeni bir güç düzenlemesi için kendisinden yardım istediği eski Dışişleri Bakanı Lahdar İbrahimi tarafından temsil edilen eski destekçilerin geri dönüşünü reddettiklerini duyurdu.

Devlet televizyonuna verdiği röportajda cumhurbaşkanının kendisini yaklaşmakta olan ulusal konferansa başkanlık etmesi yönünde görevlendirdiğine dair basında çıkan haberleri reddeden İbrahmi şunları söyledi:

“Herhangi bir makama ihtiyacım yok. Cumhurbaşkanı tarafından ulusal konferansa başkanlık etmek üzere görevlendirilmedim. 85 yaşındaki eski bir bürokratım. Bir Cezayir vatandaşı olarak ülkedeki durum hakkındaki düşüncelerimi ifade etme hakkım var. Daha önce de belirttiğim gibi ülke tehlikeli bir süreçten geçiyor. Geçen cumartesi günü Cenevre'den dönen Buteflika ile yaptığım görüşme bir nezaket ziyareti çerçevesinde gerçekleşti. Bir sonraki aşamada ülke işlerinin düzenlenmesi ile ilgili olarak hiçbir taraftan herhangi bir davet almadım. Cumhurbaşkanıyla bazıların iddia ettiği gibi bir görüşmede bulunmadım. Cumhurbaşkanın bana bir uçak gönderdiğini söyleyenler iftira atıyor. Cumhurbaşkanı Buteflika ile görüştüm ve kendisini oldukça sağlıklı gördüm. Akıl sağlığı da yüzde yüz yerindeydi. Yalnızca sesi zayıf çıkıyordu. Kendisini duyamadığımı, mümkünse söylediklerini tekrarlamasını istedim. O da tekrarladı. Cumhurbaşkanının ölümle tehdit edildiğini dile getirenlere şunu soruyorum: Aramızda ölüm tehdidi almayan kimse var mı? Cumhurbaşkanının sağlığı ile ilgili herhangi bir tehlike yok.”

Son üç hafta boyunca yüz binlerce Cezayirlinin katıldığı halk gösterilerine övgüde bulunan İbrahimi, gerçekleştirilen barışçıl gösterilerin ülke içinde ve dışında göz kamaştırdığını söyledi.

Aktivistler, İbrahimi’nin 2012 yılında yaptığı bir konuşmanın yer aldığı videoyu sosyal paylaşım sitelerinde yayınladı. İbrahimi söz konusu videoda kendisinin ve Buteflika’nın devrinin bittiğini ve meşalenin gençlere teslim edilmesi gerektiğini söylüyor. Fakat Gazeteci Adil Sayyad söz konusu duruma ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bugün 2019 yılındayız. Buteflika hasta ve yerinden kalkamıyor. Buteflika’nın iktidarını koruma çalışan İbrahimi, onun akıl sağlığının yüzde yüz yerinde olduğunu söylüyor. Yalan söylüyorsunuz Sayın Lahdar İbrahimi!”

Suçlamalara maruz kalan İbrahimi, Ahmed Uyahya’nın “Cezayir’deki gösteriler Suriye’de gelinen noktaya doğru sürüklenebilir” açıklamasıyla ilgili sorulan soruyu şu şekilde yanıtladı:

“Uyahya’nın söylediği doğru. Suriye’de birkaç öğrenci tarafından yönetilen gösterilerle barışçıl bir başlangıç ​​yapıldı. Fakat bugün krizin nereye ulaştığına bakın. Silahlar kullanılıyor.”

Libya ve Suriye gibi Cezayir’in de yabancılar tarafından parçalanabileceği konusunda uyarılarda bulunan İbrahimi sözlerini şöyle sürdürdü:

“Değişim için evet. Var olan yolsuzlukla mücadele için evet. Fakat devletin ve ülkenin parçalanması kabul edilemez. Değişim gerektiren başlıkları aramalıyız ve değiştirmeliyiz. Bugünün kapsamlı değişikliği mümkün olduğunca hızlı olmalıdır. Daha uzun sürmemeli. Bugün Cezayir büyük bir dönemecin eşiğinde bulunuyor. Ülkenin karşı karşıya kaldığı ciddi ve büyük tehlikeler var. Ama aynı zamanda altın bir fırsat da mevcut. Ülke içinde ve dışında istikrarın sarsılmasını bekleyenler bulunuyor.”

Diyalog çağrıları

Cezayir Başbakan Yardımcısı Ramtan Lamamra, devlet radyosuna verdiği demeçte ulusal konferansın bu yılın bitiminden önce düzenleneceğini ve hükümetin muhalefetle diyaloga hazır olduğunu söyledi. “Gelecek yaz kesin kararlar alabiliriz. Kuşkusuz herkes, en kısa zamanda bir şeylerin gerçekleştirilmesi için çalışacaktır” ifadelerini kullanan Lamamra referandum ile vatandaşların anayasa değişikliği sürecine katılacaklarını belirtti.

Lamamra, muhalefetin ulusal konferansa katılma konusunda isteksiz davranabileceği ihtimali ile ilgili olarak da şu değerlendirmelerde bulundu:

“Cezayir toplumunun tüm bileşenlerinin bu hususta coşkulu olacağına dair iyimserim. Çünkü ulusal konferans esasen vatanın yararı çerçevesinde bir araya gelinmesine dayanıyor. Bu devasa ulusal çalıştayda mümkün olduğu kadar Cezayirliyi ikna etmeye çalışacağız.”

Lamamra’nın gündeminde “İkinci Cumhuriyet” ve şu anki durum vardı:

“Cezayir her zaman İslam, Arap ve Berberi olmak üzere üç boyutu bünyesinde barındıran demokratik bir cumhuriyet olacak. Cezayir Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik kurumları gibi vatana hizmet etmeye talibiz. Hepimizin dikkatli olmasını gerektiren bir aşamadan geçiyoruz.”

Cezayir Savunma Bakan Yardımcısı ve Genelkurmay Başkanı Korgeneral Ahmed Kayıd Salih, dün el-Nehar televizyonuna verdiği demeçte koşullar ne olursa olsun ordunun ülkenin güvenliğini koruyacağını söyledi. Cezayir'in güvenliğinin ve egemenliğinin orduya emanet olduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın ulaştığı Washington Enstitüsü tarafından Cezayir'deki olaylar ile ilgili yapılan bir araştırmada ABD’nin Cezayir’de kargaşanın devam etme ihtimaline hazırlıklı olması, Arap ve Avrupalı müttefikleri ile Cezayir'i içine düştüğü çıkmazdan çıkarmak için güvenilir bir yol haritası belirlenmesi doğrultusunda sessizce çalışması gerektiği kaydedildi.

Washington’ın protestocuların kaygılarını dikkate alması gerektiğinin belirtildiği açıklamada aynı zamanda iletişim kanallarının ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM) ile Cezayir Genelkurmay Başkanı Ahmed Kayid Salih arasında yapılacak görüşmeleri de içerecek şekilde genişletilmesinin gerekli olduğu kaydedildi.

Cezayir’deki gösterilerin garip karşılanmaması gerektiğinin ifade edildiği açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:

“Ülke son yıllarda yerel konularda binlerce küçük çaplı protestoya tanık oldu. Ancak son protesto dalgası 2011'den beri meydana gelen en büyük ve en yaygın olanıdır. Nitekim bir dizi ayaklanma, Ortadoğu’nun büyük bir kısmını istila etti. Cezayir, bu çatışmanın en kötüsünden sakınmayı başardı. Sebeplerin bir kısmı, 1990'lardaki 10 yıllık bir iç savaşa dair olan anılardan ve kaynakların sosyal refahın artırılması yönünde kullanılmasından kaynaklanıyor. Ancak önlemlerinin hiçbiri bugün yarar sağlayacak gibi görünmüyor.”

Protestoların ana sebebinin Buteflika’nın beşinci dönem cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi göründüğünün kaydedildiği açıklamada gösterilerin arkasında “siyasal sistemin sertleşmesi ve ekonominin bozulması” gibi daha derin sebeplerin bulunduğu belirtildi.

Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

“1962'de Fransa'dan bağımsızlığın kazanılmasından bu yana Cezayir’e, askeri liderler, istihbarat görevlileri, seçkin siyasiler ve iş adamlarından oluşan gizli bir koalisyon hükmediyor. Üyelerinin çoğu bağımsızlık mücadelesine katılan bu grubun meşruiyeti yıllar geçtikçe büyük ölçüde arttı.”

Rusya Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada daha önce benzeri görülmemiş bir protesto hareketi ile karşı karşıya kalan Cezayir’in ulusal diyalog yoluyla bir çözüme ulaşmasını umut ettiklerini dile getirdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova tarafından yapılan açıklamada “Sorunların ulusal diyalog yoluyla çözülmesini umuyoruz” denildi.

Editörün Seçimi

Multimedya