Filistinliler: 18 hükümet ve tek temel sorun

Filistinliler: 18 hükümet ve tek temel sorun

Perşembe, 14 Mart, 2019 - 11:00
Nebil Amr
Filistinli siyasetçi ve yazar
Spor yönetimiyle iktidar yönetimi arasında ortak bir durum söz konusu. Spor yönetiminde teknik direktör, sonuçlardan rahatsız olan kitleyi memnun etmek için feda edilir. Politikada ise başarısızlıktan sorumlu tutulmasının ardından başbakan feda edilir. Daha başarılı olduğu konusunda halefinin reklamı yapılır.

Görevden uzaklaştırılan ve göreve getirilen her iki başbakan da ağır bir zulme maruz kalır. Başarısızlığın tüm sebepleri, görevden uzaklaştırılan başbakana yüklenir. Fakat durumun böyle olmadığını herkes bilir. İnsanlar, göreve getirilen başbakandan başarılar gerçekleştirmesini bekler. Ancak başbakanın bu konuda herhangi bir çıkış yolu yoktur.

Filistinliler, dünyadaki birçok siyasi rejimin dayandığı bu kuraldan istisna değildir. Bundan dolayı “günah keçisi” terimi yaygınlık kazandı. Ancak ne becerikli başbakanın dehasıyla ne de idari ve mali kararlarla çözülemeyen ana krizler içerisinde Filistinliler, istisnai bir şekilde yaşamaya devam ediyor.

Sayıları 18’e ulaşan Filistin hükümetlerini incelediğimizde başarı ve başarısızlığın sırrını keşfetmemiz zor olmayacaktır. Bunun temel sorumlusu, Filistin hükümetinin siyasi çevresidir. Başbakan ne kadar yetenekli olursa olsun siyasi hareket gerilediği ve mali destek azaldığı zaman başarı konusunda hiçbir umut yoktur.

Maalesef Muhammed Eştiye, siyasi, ekonomik ve mali sorunların çözümsüz gibi göründüğü bir ortamda zorlu bir göreve getirildi. Mevcut duruma baktığımızda şu an bunu görüyoruz. Ancak mevcut durum, ABD merkezli siyasi şartların ambargoyu durdurmayı ya da mali desteği ABD’nin Yüzyılın Anlaşmasını kabul ettirtmek için gerekli gördüğü kararlarla bağlantılı olacağını haber veriyor. Sızan bilgilerin ve alınan önlemlerin ardından şu açık ve net ki Filistinliler, Trump’ın Yüzyılın Anlaşması’nı hayata geçirmek için işbirliği ya da anlaşma isteğine karşılık vermeyecek.

Kara bulutların ve olumsuz ihtimallerin egemen olduğu bu siyasi ortamda Rami Hamdallah, görevden uzaklaştırıldı. Daha önce de Hamdallah’a birtakım suçlamalar yöneltildi. Fetih Hareketi’ndeki karar ve yetki sahipleri, miras yoluyla kendilerine ait olan bir konumu Hamdallah’ın 5 yıldır işgal ettiğini düşünüyor. Üstelik söz konusu akademisyen, Abbas’ın yerine geçmeye çalışmakla suçlanıyor. Radikal Fetih yanlıları, Hamdallah’ın rolünü bitirmek için doğru olduğuna karar veremediğim örnekleri yayıyor.

Bu örnekler arasında şunları zikredebiliriz: “Hamdallah, bu amaç için silahlı bir milis kurdu. Kurtarıcı olduğunu müjdeleyen şarkılar yazılması konusunda talimat verdi.” Filistin yönetiminin kırılgan durumundan dolayı bu tarz şeyler, Selam Feyyaz’ın başına geldiği gibi Hamdallah’ın uzaklaştırılması için yeterlidir.

Hamdallah, arkasında kemer sıkma politikasını gerektiren mali bir kriz bırakmasının ardından görevden ayrıldı. Hamdallah, anlaşmazlığın bölünmeye doğru gittiği konusunda arkasında korkunç işaretler bıraktı. Hamdallah, kendisinden hatta yönetimden daha büyük krizlerden sorumlu değilse de halefi ve Fetih Hareketi, herkesi krizden kurtarmaktan sorumlu olacak. Yeni başbakana güvenmenin yol açacağı ağır baskı, krizleri daha da artırabilir. Öncekiler, bizi bu krizlerden kurtaramadı. Yeni başbakan, bizi bu krizlerden kurtarabilecek mi?

diğer görüş makaleler

Editörün Seçimi

Multimedya