Ezher’in İslam ve kadına hakkaniyetli yaklaşımı

Ezher’in İslam ve kadına hakkaniyetli yaklaşımı

Çarşamba, 13 Mart, 2019 - 10:30
Mısır el-Ezher Şeyhi Dr. Ahmed et-Tayyib’in çok eşliliğe izin meselesinin bazıları tarafından yanlış anlaşıldığına dair çıkışı tartışmaları beraberinde getirdi.

Bazıları bu çıkışın nedenini anlama çabası içine girdiler ki tartışmadan arzu edilen netice de zaten budur.

Niyetlerinin iyi olup olmadığına bakmaksızın, herhangi bir yeni düşünceye tahammülü olmayan önyargılı bir kesim de suçlayıcı ifadelerle bu tartışmaya hemen dahil oldular.

Belki de dertleri sadece söz konusu içtihadın sahibine muhalif bir pozisyon almaktır.

Bilmiyorlar veya bilmek istemiyorlar ki belki de bu adam sırf insanların veya toplumun genelinin yararına, Kur’an’daki ayetin lafzi anlamını koruyarak bir kafa karışıklığını düzeltmek istiyor.

Ezher Şeyhi’nin yapmak istediği tam da budur. İslam dünyasının en doğusundan en batısına kadar bazı kimselerin çok eşliliği uygulama yöntemleri üzerinde düşünen birisi, fazla tereddüt etmeden şunu söyleyecektir:

Dr. Ahmed et-Tayyib’in yaptığı şey, sadece kadına değil aynı zamanda İslam’a da hakkaniyetli yaklaşmaktır.

Zira bu konudaki çarpık anlayış nedeniyle hem İslam zarar görmüş hem de kadınlar zulme maruz kalmışlardır.

Birçok Müslüman erkeğin Kur’an’daki çok evlilikle ilgili hükmü yanlış anladığı için Müslüman kadınlara haksızlık ettiği bir gerçektir.

İslam’ın onlara şehvetlerini ve arzularını sınırsızca ve hiçbir dini kural olmadan karşılayabilmeleri için ruhsat verdiğini zannediyorlar.

Müslüman dünyasındaki birçok kadın, sadece bazı insanların bir erkeğin birden fazla eş almasına izin verme koşullarını yanlış anlamasından dolayı adaletsizliğe maruz kalmamıştır, bazen de Kuran’daki bu ruhsatın ne anlama geldiği gayet iyi bilindiği halde bu türden haksızlıklarla maruz kalmışlardır.

Birçok kişi, dernek ve kurum Ezher’in bu tutumunu olumlu karşılarken, Twitter hesaplarını kaplamış bulunan fanatik ve önyargılı aktivistler sosyal medya hesapları üzerinde saldırıya geçmeyi tercih ettiler.

Aslında bu durum onların cehaletlerini ortaya koyduğu gibi yaşadığımız dönemde seviyesizliğin ne kadar yaygın hale geldiğini de göstermektedir.

İletişim teknikleri devrimini her olumlu adımı engellemek için kullanmaları ve asrın tüm birikimlerine yüz çevirmeleri de ayrı bir handikaptır. İlim ve irfandan zere kadar nasibi olmayan bu kimselerin, el-Ezher gibi Fıkıh ve diğer dini ilimlerde otorite olan bir kurumun sorumluluğunu yüklenmiş olan Dr. Ahmed Et-Tayyib’e yaptığı seviyesiz saldırılar göstermektedir ki, internet dünyası Müslüman dünyasının geri kalması için çabalayan ve cehaleti yaymayan çalışan cahillerle doludur.

Batı medyasını takip edenler, Müslüman toplumdaki "kadın hakları ihlallerini" ihtiyaç duyulduğunda kullanılmak üzere bir slogan haline getirildiğini görürler. 

Müslüman dünyasının herhangi bir yerindeki herhangi bir ilerlemeyi itibarsızlaştırmak için bundan daha iyi bir bahane bulamazlardı. Maalesef durum bu haldedir.

Bu nedenle, Tayyib’in çok eşliliğin adalet gibi bazı şartlarla kısıtlandığını söylemesi, İslam’ın hoşgörüsünü perdelemeye çalışan kampanyaların ve Müslüman kadınlara yönelik olumsuz tutumların yaygınlaştığı bir dönemde iyi bir karşı hamle olmuştur.

Mısır Müftüsü Dr. Şevki Allâm’ın da Kur’an’da geçen “kavvam” (koruyuculuk/gözeticilik) ifadesinin erkeklerin kadına “tahakkümü” anlamına gelmeyeceğini söyleyerek kadınlara destek çıkan açıklamalarda bulunması Ezher Şeyhi’nin tutumunun önemini daha da arttırmıştır.

Allâm yaptığı açıklamada, Erkeğin kavvamlığının/ Koruyuculuğunun eş ve çocuklardan oluşan aileye karşı sorumluluğu ve eşine her konuda destek olması anlamına geldiğini ifade ederek bu “kavvam” kelimesine yüklenen iki anlam arasındaki farkı ortaya koymuş oldu.

İslam toplumunda yaygın olan çok eşlilik meselesinde kadına insaflı davranma konusunda Ezher Şeyhi’nin yaptığı çıkışın, İngiliz toplumunda saygın bir yeri olan ve 2010-2012 yılları arasında Muhafazakar Partiye başkanlık yapan Müslüman Barones Sayeeda Warsi’nin gerek Muhafazakar Parti'nin içinde gerekse ülke genelinde gittikçe yaygınlaşan Müslüman karşıtlığı -"İslamofobi”- ile başa çıkmaya çalıştığı bir dönemde gelmesi dikkat çekicidir.

İngiltere'de ana muhalefetteki İşçi Partisi'nin lideri Jeremy Corbyn de Yahudi karşıtı/Antisemitizm olduğu ve partideki Yahudi karşıtlarına göz yumduğu iddiasıyla baskı altında tutuluyor.

"İslamofobi” veya “Antisemitizm” konusunda yaşananların mahiyetine ve çapına bakmaksızın şu gerçeği vurgulamamız gerekir:

Sayeeda Warsi, İngiltere’de Müslüman kadınların sesi olduğu için her türlü takdiri hak etmektedir.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya