​Misk Medya: Yaratıcılık ve güvenilirlik

​Misk Medya: Yaratıcılık ve güvenilirlik

Pazartesi, 4 Mart, 2019 - 10:15
İmil Emin
Mısırlı yazar
Roma İmparatorluğu döneminin tarihçileri şöyle demiştir Her kim ekmek verirse yasaları o koyar.

Roma İmparatorluğu yüzyıllar boyunca bu sözü uygulamaya çalıştı. Bununla birlikte zamanımızda bu sözün geldiği nokta, medya kimin elinde ise halka gerçeği ya da yalanı istediği gibi sunan da odur oldu. Bu sözü tamamlayıcı başka bir ifade de medya istediği zaman yaz, istediği zaman kış, ilkbahar veya sonbahar havası estirebilir.

“Misk Medya Forum” faaliyetlerine "Yaratıcılığı Teşvik Etmek" başlığı altında başladığında, aslında çok önemli bir konuya temas etmişti. Zamanımızda medya eski misyonunun çok ötesine geçmiş durumda. Fakat soru şu: Dijital âlemde yeni bir dünya yaratabilen, günlük hayatta da aktif ve etkili olan bu yeni sosyal iletişim mekanizmaları aracılığıyla, bireyin bulunduğu konum çarpıtıldığında –ki bu her zaman mümkündür- bunu denetleyecek güç kimde olacak?

Geleneksel sansür mekanizması sorunları çözmüyor. Siber güvenlik araçları bile saldırılara maruz kalabiliyor. Bu nedenle, en faydalı ve en sağlam yol, rezalet ve güzellik arasında ayrım yapabilme yeteneği yaratmaktır. Yalnızca insan vicdanı bu iki şeyi birbirinden ayırt edebilir. Pis, iğrenç ve aynı zamanda zararlı olan şeyler ancak bu şekilde devre dışı bırakılabilir.

“Misk Medya Forum”un organizatörlerinin ahlaki farkındalığın ve her seviyede buna eşlik eden gelişmelerin medya ile çok sıkı bir bağı olduğu düşünüldüğünde, tema seçiminde ne kadar isabetli davrandıkları daha iyi ortaya çıkacaktır. Ortadoğu, geçmiş yıllar boyunca medya para baronlarından muzdarip olmuştur. Arap medyamızda halen sahte ve kirli hesaplar, gerçekleri çarpıtma konusunda uzman ekipler, ucuz tetikçilik yapan troller iş tutuyor.

Bu, modern medya içeriğinin şimdi ve gelecekte ele alamayacağımız veya halledemeyeceğimiz bir felaket olduğu anlamına mı geliyor?

Elbette ki hayır. Böyle bir düşünceye hiçbir zaman kapılmamalıyız. Bilakis bu araçları gerçek bir medyanın hizmetinde nasıl kullanabileceğimizi araştırmalıyız. Eğilimleri dikkatlice takip etmeli, belli sloganlar üretebilmeliyiz. Daha önceki makalelerde de buna değinmiştik.

“Misk Medya Forumu”nu takip edenler post modern toplumlar inşa etmede yeni medya yeniliklerinin rolünü ve önemini iyice idrak etmişlerdir. Yeni medya fenomeni, bir yandan coğrafi sınırları aşarken, diğer yandan dilsel ya da etnik kısıtlamaları aşabilmektedir. Yani ünlü Kanadalı sosyolog Marshall McLuhan'ın 1960'larda bize anlattığı küçük küresel köy dünyası...

Suudi gençlerden ve genel olarak da Arap gençlerden beklediğimiz ülke içinde veya dışında olsun, ister bölgede isterse denizaşırı ülkelere uzansın başkalarıyla yeni yaratıcı fikirlerin değişimini teşvik etmek suretiyle fikri, ekonomik, medya ve sosyal değişimi gerçekleştirmektir. Bunun için de bu modern mekanizmalarla ilgilenmek, bilinçli ve proaktif insancıl yeteneklerini geliştirme meselesini en üst düzeye çıkarmak gerek.

Riyad’da kısa bir süre önce düzenlenen “Misk Medya Forumu”nda meselelere geleneksel bakış açısıyla yaklaşmanın meydana getirdiği sorunlar de ele alındı. Tahlil derinliği olan analizler, nesnel ve faydalı tartışmaların yanı sıra pragmatik, aydınlatıcı, geniş ufuklar açan konuşmalar yapıldı. Tartışma oturumlarına ek olarak çalıştaylar düzenlendi. Seminerler arasındaki faaliyet çeşitliliği de göze çarpan konulardandı.

Konuşmacıların çeşitliliğine gelince; Suudi ve Arap sembolleri beklentilerin üstünde bir performans ortaya koydu. “Misk” gençliğine siyaset, medya, güvenlik ve istihbarat alanında değerli ve önemli makaleler verildi. Bunların tümünün, bu modern elektronik araçların sağladığı içerikle son derece uyumlu olduğunda şüphe yok.

Medyaya ve yeni araçlarına olan ihtiyaç, bireyler veya sivil toplum kuruluşlarıyla sınırlı değil. Bilakis hükümetlerin vatandaşlarla etkili bir şekilde iletişime geçmeleri için, özellikle de günden güne artan gücü göz önüne alındığında altın bir fırsattır.

Medyanın belirli sorunları şişirebilecek veya başkalarının etrafındaki bölünmeleri tetikleyebilecek bir kamuoyu yaratma gücü var. Kamuoyu, yani büyük kitleler, sosyal medya aracılığıyla çok rahat yönlendirilebilir hale gelmiştir. Büyük düşünür Dr. Celal Emin bu dönemi “büyük kitlelerin dönemi” olarak adlandırmıştır. Bir Twitter hesabının şimdi yapabilecekleri, İkinci Dünya Savaşı'ndan önceki altı kıtanın medya kapasitesinin toplamının ötesindedir. Bu yüzden dünyanın en güçlü devleti ABD’nin başkanı resmi demeçlerini halen Twitter üzerinden vermektedir. Dünya her sabah Trump'ın yazdıklarını büyük bir tutkuyla takip ediyor.

 “Misk” tarafından dillendirilen yaratıcılık, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın önderlik ettiği “Vizyon 2030” planı çerçevesinde gerçek başarılar elde etmenin kesin bir yoludur. Bu vizyon yeniliklerin yolunu temizliyor, basmakalıp düşüncülerin ve mekanizmaların nasıl aşılabileceğini gösteriyor ve geleceğin dünyasına ufuklar açıyor. Charles Darwin, hayatta kalmak için en güçlü olmak gerektiğini söylemişti. Artık en zeki de olmak gerekiyor.

"Misk el-Hayriyye" farklı faaliyet kollarıyla Krallık’ın içinde ve dışında gözle görülür bir katma değer yarattığını günden güne kanıtlıyor. Arap dünyasının medya alanında ilerici görüşlere ihtiyacı var. Bu türden vizyonlar diğerleriyle utanç ya da eziklik duymadan iş birliği yapabilme imkânı vermektedir. Gerçeğe ve hakka tutunan, yalan ve sahteciliğe geçit vermeyen gençlerimiz var. Dijital medya aracılığıyla dış dünyaya ulaşabilirler. Bütün bunları gerçekleştirmemizi sağlayacak kültürel mirasa ve insani tecrübelere sahibiz.

“Misk Medya Forumu”  kaosla başa çıkmada gerçek bir medya inşa etmek için kritik bir hamle. Sorunun ve çözümün bir parçası olan insanın yeniden inşası için de doğru bir adım.

diğer görüş makaleler

Editörün Seçimi

Multimedya