Spor dünyasından merhaba…

Spor dünyasından merhaba…

Çarşamba, 27 Şubat, 2019 - 08:00
Mehmet Atalay
Gençlik ve Spor eski Genel Müdürü ve Basın İlan Kurumu eski Genel Müdürü
Spor, bütün dünyada, “sevgi, dostluk, barış”ın, en etkin yolu; hangi din, dil, renk ve ırktan olursa olsun, bütün insanlığın ortak değeridir...

Tümüyle köprüleri atan bir ülkeyle ilk temasın adımıdır, hiç ilişki kuramadığınız insanlarla kullanacağın ortak dildir ve en önemli milletlerarası münasebetin ilk vesilesidir...

Sporla başlayan ilişkiler, ülkeler arasında, büyük dostlukları getirebilir, şirketlerin tanışması ve ticaretin adımıdır, mal ve ürün ithalat veya ihracatının da başlangıcıdır...

Turizm ve tanıtmanın en etkin yolu, reklamın en kısa zamanda sonuç alanıdır... Güç gösterisinin, kendini ifadenin, prestij kazanmanın en maliyetsiz şekildir...

Bütün bu sebepler, sporu, dünya arenasında büyük bir cazibe merkezi haline getirir...  Branşlar değişebilir ama her ülke şampiyon takımları, rekortmen sporcularıyla kürsüye çıkıp insanlığa mesajını direkt verirler...

Ülkesinde yaptığı dev organizasyonlarla, şehirlerini, tarihi zenginliklerini, kültürel değerlerini ve coğrafi güzelliklerini tanıtırlar... Yeniden imar ettikleri şehirleri, muhteşem tesisleri, görkemli organizasyonlarıyla, gövde gösterisi yaparlar...

Aynı zamanda da şirketlerini piyasaya sürer, ürünlerini pazarlar ve ilk ticari hamlelerini da yapmış olurlar...

Güney Kore, 1988 Seul Olimpiyatları öncesi ve sonrasıyla müthiş bir sıçrama kaydetmiş, LG, Daiwo Samsung, Hyundai gibi firmalarını, Seul 88’den sonra dünya markası haline getirmeyi başarmış, bugünkü itibar ve zenginliğinin en önemli adımlarını da atmıştı...

Ayrıca, da dünyanın dev kuruluşları ve yatırımcılarına Olimpiyat bereketiyle topraklarını açmış, bugünkü dev bütçelere ulaşmıştı...

Bu açıdan bakıldığında “spor asla sadece spor değil”, yaşamın gerektirdiği bütün adımların anahtarıdır...

Bütün ülkeler, sportif organizasyonları almak, aldıktan sonra yapmak için, kentsel dönüşümleri, şehirlerinin yaşanabilir, en modern olması, ulaşım ağına kavuşmak, hava kirliliğine çare bulmak, devletin bütün dinamiklerine organizasyon kabiliyeti kazandırmak, ömür boyu konaklama imkanı sağlayacak otellere kavuşmak, güvenlik konularını test etmek ve tesislerle donatmak, bir de kazanılan madalya ve şampiyonluklarla prestij kotarmak peşinde olur, milyar dolarlık harcamalardan da asla kaçınmaz...

Spor, en büyük eğitim aracıdır aynı zamanda. Sporla tanışanlar, 90 dakikalık bir futbol maçında, rakibe saygılı olmayı, faul yapmamayı, ofsayta düşmemeyi, küfür ve benzeri kötü sözlerden sakınmak gerektiğini öğrenir... Bu kültür, onu özel hayatında da, sosyal yaşantısında da her türlü kötü hareketten ve yanlış alışkanlıklardan meneder...

Hal böyleyken, özellikle şiddeti çözememiş, “fair play”i hakim kılamamış toplumlarda, spor, bir kavga unsuru veya ayrışmanın parçası da olabiliyor...

En barışık ülkeler veya şehirler arasında kin ve nefret tohumları ekilebiliyor, taraftarlar, bu husumeti yıllarca unutamaya da biliyor...

Tabii bu durum, bütünün içinde küçük bir parçadır ve geneli etkiler nitelikten uzaktır...

İslam Ülkeleri Spor Oyunları, ilk defa 1980’de Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılmış, uzun yıllar devamı gelmemişti...

Suudi Arabistan, bu işe öncülük ederek 2005’te Mekke, Medine, Cidde ve Taif’in de aralarında olduğu 4 şehirde 1.İslam Ülkeleri Dayanışma Oyunları’na ev sahipliği yapmış ve başarılı bir organizasyon gerçekleştirmişti.

Türkiye’yi temsilen benim katıldığım İslam Ülkeleri Spor Bakanları Toplantısı’yla oluşturduğumuz bu çatı, yaklaşık 50 İslam ülkesini bir araya getirmiş,  ciddi bir işbirliği dönemi başlamıştı... Ancak ne yazık ki arkası gelmedi...

Spor, futbolda, belli takımların icra ettiği ve serseri bir kitlenin seyircisi olduğu bir oyun-oynaş değil, çok ciddi bir olaydır... Devletlerin temel politikalarının belirlenmesindeki en önemli aşamalardan biridir...

Biz, size bu sütunlarda zaman zaman temel politikalarını, bazan da günlük hayata etkilerini, şampiyonluk mücadelelerini, hakem faktörünü, dönen dolapları, adaletsizlikleri, şiddeti, ırkçılık, doping-şikeli haksız rekabeti, sporu kirleten kişi ve faktörleri, temiz spor için verilen mücadeleyi, sizlerle paylaşacağız...

Futbolu, basketbolu, voleybolu, atletizmi, güreşiyle, gerçek sporla inşallah karşınızda olacağız...

Şimdilik bu başlangıçla “spor dünyasından merhaba” diyoruz...

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya