​DEAŞ’ın Fırat’ın doğusundan çıkarılması için geri sayım sürüyor

​DEAŞ’ın Fırat’ın doğusundan çıkarılması için geri sayım sürüyor

Perşembe, 21 Şubat, 2019 - 09:15
Fırat’ın doğusundaki Bağuz köyü eteklerindeki SDG savaşçıları (Şarkul Avsat)
Bağuz-Deyrizor (Suriye)\ Kemal Şeyho
Suriye’nin kuzey doğusundaki Bağuz köyü üzerindeki uçuşlarına yeniden başlayan DEAŞ Karşıtı Uluslararası Koalisyon’a ait savaş uçakları, Çarşamba gecesi terör örgütünün kontrolündeki son bölgede militanların saklandıkları düşünülen alanları bombaladı.

SDG savaşçıları son bir haftadır sivil kayıpları önlemek için DEAŞ’a yönelik askeri operasyonlarını durdurmuştu. Ancak savaşçıların ailelerinin de aralarında bulunduğu sivilleri canlı kalkan olarak kullanmakla suçladığı örgüte karşı dün gece düzenlediği saldırıda köyün doğusundaki askeri noktaları hedef aldı. Köyde mahsur kalan ve çıkmak isteyen sivilleri tahliye etmek için de köye kamyonlar gönderdi.

SDG’nin askeri yetkililerinden Adnan Afrini yaptığı açıklamada “Yaklaşık bir haftadan bu yana içeride mahsur kalan onlarca sivil tahliye edildi. Bazı savaşçılar SDG’ye teslim oldu” dedi.

Dün gece 45 büyük nakliye kamyonu Bağuz köyü eteklerine ulaştı. Afrini duruma dair verdiği bilgide “Sivilleri tahliye edecek ve onları özel güvenli noktaya ulaştıracak kamyonlar Bağuz’a girdi. Güvenli noktaya taşınan kişiler, kimlikleri tespit edildikten ve dikkatli bir aramadan geçirildikten sonra kuzeydeki El-Havl Kamp’ına taşınacaklar” ifadesini kullandı.

Dün gece tahliye edilen sivillerle birlikte bir grup yabancı savaşçının da teslim olduğunu işaret eden Afrini, bu savaşçıların sayısının ve uyruklarının henüz belirlenmediğini belirtti.

SDG, Bağuz köyünden tahliye edilen ancak örgüt üyesi olduklarından şüphelenilen erkekleri tutuklarken ülkenin kuzey doğusundaki mülteci kamplarına nakledilmeleri için de kadınları ve çocukları ayırıyor.

Uluslararası Koalisyon, çöldek El-Tank petrol sahası yakınlarında konuşlandırdığı ve Bağuz köyüne yönlendirdiği çok namlulu roketatarları geri çekti. Irak tarafındaki Fransız topçu üssü de sessizliğe bürünmüş durumda. Yapılan yorumlar bu durumun Bundan askeri operasyonlarda sona yaklaşıldığı ve sivil kayıpların önlenmesinin hedeflendiği yönünde.

Bağuz içerisinde, sokaklarında ve caddelerinde dolaşıldığında şahit olunan yıkım, stratejik binaları ya da önemli noktaları kontrol etmek için yapılan çatışmaların şiddetini anlamaya yetiyor. Tamamen yıkılan, geriye sadece enkazı kalan ya da bombardımanlardan kurtulsalar da çevrelerinde yaşanan patlamalar nedeniyle sağlam penceresi ve kapıları kalmayan evler her yerde. Füze ve havan toplarının yerde açmış olduğu büyük ve derin çukurları, havaya uçurulan köprüleri, yanmış arabaları ve kamyonları anayollarda görmek mümkün.

Cephenin ileri hattından birkaç metre uzaklıktaki bir askeri noktada toplanan onlarca SDG savaşçısı, Fırat’ın doğusundan DEAŞ’ı temizlemek için grup komutanının işaretini bekliyor. Kendisi ile konuştuğumuz Menbiç şehrindeki Arap savaşçılardan Ebu Zehra şunları aktardı:

“Bu son ve kesin savaşa katılmak için son yıllarda örgütün zarar verdiği Halep, Rakka ve Haseke gibi bölgelerden gelenler var. Herkes tek bir bayrak altında savaşıyor ve tek bir yerden emir alıyor. Amacımız DEAŞ’ı askeri olarak kesin bir şekilde bitirmektir.”

SDG komutanlarına göre son askeri operasyonlar örgütün kontrolü altındaki bölgeden yaklaşık 40 bin kişinin kaçmasına neden oldu. Yapılan açıklamalar son saldırının gecikmesinin nedeninin içeride mahsur kalan sivillerin tahliye edilmeye çalışılması olduğu yönünde. Ancak son birkaç gündür köyde mahsur kalan sivillerin tahliyesine yönelik çalışmaların durduğu gözlemleniyor.

Bağuz köyü bugün sakinlerinden ayrılmış durumda. Oysa son birkaç gün içerisinde Bağuz’dan tahliye edilen sivillere göre geçen yılın eylül ayında çatışmalar başlamadan önce burada 50 binden fazla kişi yaşıyordu. Köyün dış mahallelerinde birçok evin ya çatısı çökmüş ya da patlamaların şiddetinden pencere ve kapıları yerlerinden sökülmüş. Dükkanlar bir yıkıntıya dönüşmüş hatta bazıları enkaz haline gelmiş.

Ancak köyün merkezine yaklaşıldığında yıkımın boyutları da büyüyor. Özellikle DEAŞ’ı Fırat’ın doğusunda kontrol ettiği son bölgeden çıkarmak ve stratejik binaları kontrol etmek için yaşanan şiddetli çatışmalara tanıklık eden köy meydanında tam bir yıkım hakim. Birçoğunun enkaz yığınına dönüştüğü evlerle dükkanları birbirinden ayırmak zorlaşırken elektrik kabloları ve su boruları da etrafa dağılmış halde.

Dört bir yandan kuşatılmış haldeki köyden iki gün önce tahliye edilen grupla çıkmayı başaran ve aslen Irak’ın Musul şehrinden olan 42 yaşındaki bir kadın duruma dair şunları aktardı:

“Hem kadınlar hem de erkekler şiddetle savaşıyor. Büyük bir bölümü patlayıcı kemer takan intihar bombacılarından oluşuyor. Köyden kaçmak isteyen ancak herkesin gözü önünde acımasızca öldürülen birçok kişi gördüm.”

Açıklamalarda bulunan kadın da kuzeydeki El-Havl kampına gönderilmeden önce ayrıntılı ve dikkatli bir aramadan geçirilen diğerleri gibi kontrol noktasında bekliyordu.

Tahliye edilenlerin köyde halen yüzlerce kişinin mahsur bulunduğunu belirten SDG Sözcüsü Mustafa Bali, bu nedenle son birkaç gündür hem kendilerinin hem de DEAŞ Karşıtı Uluslararası Koalisyon’a ait savaş uçaklarının askeri operasyonlarını durdurduklarını açıkladı. Bali açıklamasında şunları söyledi:

“Bu, doğrudan savaşın gidişatını ve son operasyonları etkileyen bir durum. Güçlerimiz etik olarak sivilleri çatışmalardan uzak tutmakla yükümlüdür. Bu savaşta çok dikkatli hareket ediyoruz. DEAŞ’ın sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını biliyoruz.”

Bali’ye göre çatışmaların başlangıcından bu yana köyden kaçanların sayısı yaklaşık 40 bine ulaşmış durumda.

İki taraf arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı, enkaz kaplı köyün merkezinde gezerken yıkımın her yere egemen olduğu görülüyor. Buldozerler sokaklar arasında kendisine yol açarken Bağuz köyü içerisinde sivillere ya da yaşama dair hiçbir işaret görülmüyor. Bazı SDG savaşçıları köyün merkezini korumak için devriye gezerken etrafta Uluslararası Koalisyon’a bağlı savaş uçaklarının ve mayın temizleme grupları tarafından patlatılan mayınların sesinden başka bir ses duyulmuyor.

Çarşamba günü de DEAŞ’ın son kalesi Bağuz köyünden kadınları, çocukları ve erkekleri taşıyan yaklaşık 15 kamyonun ayrılması SDG’nin kuşatma altındaki militanlara yönelik son saldırısının yaklaştığı şeklinde yorumlandı.

DEAŞ örgütünün beş yüz metrelik bir alanda kuşatıldığı Bağuz köyü yakınlarından, SDG’ye ait bir noktadan onlarca kişiyi taşıyan15 kamyonun SDG savaşçılarının eşliğinde köyden ayrıldığı bilgisi verildi.

Kamyonda aralarında örtünmüş küçük kızların da bulunduğu kadın ve çocukların yanında yüzlerini gizleyen erkeklerin de olduğu belirtildi

SDG Sözcüsü Mustafa Bali açıklamasında “Sivilleri tahliyesi için çalışan özel birimlerimiz var. Günler süren çabaların ardından Çarşamba günü ilk kısmı başarılı bir şekilde tahliye edebildik” dedi.

Dün tahliye edilenlerin sayısı ve aralarında örgüt savaşçılarının olup olmadığına dair ellerinde kesin bir bilgi bulunmadığını belirten Mustafa Bali “Aralarında DEAŞ unsurları olup olmadığını bilmiyoruz. Bunu kontrol noktasında öğreneceğiz” dedi. İçeride halen mahsur kalmış sivillerin bulunduğuna dikkat çeken Bali, bu durumu çıplak gözle görebildiklerini ifade etti.

SDG, tahliye edilen sivilleri Bağuz yakınlarındaki kontrol noktasına naklediyor. Burada kişisel bilgiler toplanarak kimlik bilgileri kontrol edildikten sonra örgüt üyesi olduklarından şüphelenilen kişiler sorgu merkezlerine gönderiliyor. Ailelerindeki kadın ve çocuklar da kamyonlarla ülkenin kuzeyindeki mülteci kamplarına naklediliyor.

Editörün Seçimi

Multimedya