FKÖ İsrailin kararına tepkili

FKÖ İsrailin kararına tepkili

Salı, 19 Şubat, 2019 - 09:45
Ramallah/ Kifah Zebun
Filistin yönetimi, İsrail'in Filistin'e yönelik ödeneğin 138 milyon dolarını kesme kararına karşın önlem almak ve cevap vermek için 2 günlük olağanüstü toplantı düzenledi.  

Fetih Hareketi Başkan Yardımcısı Mahmud Aloul, Fetih Merkezi Komitesi'nin ve Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) İcra Komitesinin İsrail kararını ve sonuçlarını tartışmak için olağanüstü toplantılarına devam edeceğini söyledi. Aloul, "Bu karar basit bir karar değil. Kararı tüm yönleriyle ele almalı, ve işgalci İsrail ile ilişkileri yeniden gözden geçirmeliyiz."

İsrail, Filistin yönetiminin şehit ailelerine ve İsrail hapishanelerindeki mahkumların ailelerine aylık maaş ödemesine tepki olarak ödeneğin 138 milyon dolarını kesmeye karar verdi. ABD'nin de Filistinlilere verilen tüm desteği askıya alması, yönetimin tehlike altına girdiği anlamına geliyor. 

Filistinli yetkililer, İsrail'in bu karar ile Filistin otoritesini büyük bir tahribe uğratacağını ifade ederek, Filistinli mahkumların ailelerine ödenen maaşları keserek, "Ya bu ödenekten vazgeçersiniz ya da "Yüzyılın Anlaşması"nı kabul edersiniz mesajını verdiğini belirtiyor.

FKÖ Genel Sekreteri Saib Ureykat, "Dünyada Filistin yönetiminin mahkumlara ve şehit ailelerine maaş ödemeyi durduracak hiçbir güç yok" diyerek şöyle konuştu: “Bu ödeneği kesmeden önce Filistin otoritesine soruyoruz, eğer onlardan biri hapse girse, geçimini sağlayamayan ailesini öldürecek mi? Bu insanlar hangi gezegende yaşıyor?"

Ureykat şu ifadeleri kullandı: "Bu adımla Filistin yönetimini yok etmek istiyorlar. Eğer hastanelere ve okullara ödeneğimiz kesilirse ne tür bir otorite kalır ortada? Belki de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu işgalci bir güç olarak kontrolünü yenilemek istiyordur." 

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın sözlerine paralel sözler sarfeden Ureykat, özellikle ABD'nin Filistinlilere yönelik ödeneği yıllık 830 milyon doları kesmesi ve Avrupa ülkelerinin de Filistin otoritesine yönelik yardımlarını dfködurma kararının ard arda gelmesi, önemli bir sorun olduğunun altını çizdi.

İsrail'in kararı Filistin yönetiminin borç ve daha da kötüye giden bir mali açığı konusunda tehdit oluşturuyor. 

Filistin Başbakanı Rami Hamdallah, İsrail'in kararının Filistin ekonomisini tehlikeye attığını ifade ederek, Filistin yönetiminin maaşları zamanında ödeyememesinin kalkınma sürecini bozacağını söyledi. Hamdallah, bu kararı, "Filistin gücünü yok etme planının bir parçası” olarak niteledi.

İsrail’in kabinesi geçtiğimiz pazar günü Filistin yönetiminin vergi gelirlerinden 502 milyon şekel (yani yaklaşık 138 milyon $) kesintiyi onayladı. Bu rakam, Filistin yönetiminin 2018’de mahkum ve şehit ailelerine ödenen maaş ile aynı miktar. Bu miktarın 12 ay boyunca kademeli olarak ödenekten kesilmesi bekleniyor.

İsrail'in Filistinlilere ait mallarını dondurma kararı ilk değil. Benzeri geçmişte sıkça yaşanan bu tür kararların tek amacı siyasi. Ancak bu karar, Filistin yönetiminin geri adım atabileceği bir mesele değil. 

İsrail, kendi içindeki güvenlik mekanizmalarının Batı Şeria’da istikrarsızlığa yol açma endişesine ve muhalefetine rağmen bu kararı onayladı. İsrail, Filistin’in verebileciği muhtemel tepkilerden dolayı endişe duyuyor, özellikle de İsrail-Filistin arasında yapılan güvenlik koordinasyonunun tehlikeye girmesinden korkuyor. 

Filistin Dini İşler ve İslam İlişkileri Başkanı Mahmud Habaş, İsrail'in kararının "güvenlik koordinasyonunu" etkileyeceği konusunda tehdit ederek, "Karar, güvenlik hizmetlerinin faaliyetlerini etkileyecek" diye konuştu. 

Habaş şöyle devam etti: “Netanyahu ateşle oyunuyor. Filistin otoritesi, İsrail'den yapılan tüm ödenekleri reddetmek isteyebilir. Ancak bu, yaklaşık 150 milyon dolar olduğu tahmin edilen en büyük aylık geliri kaybetmek anlamına geliyor." 

Filistinli kaynaklar Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, var olan durumun, siyasi çarpışmaya yol açsa bile, Filistin yönetiminin İsrail ile yaptığı anlaşmaları sonlandırma yolunda ilerlediğini kaydetti. Kaynaklar, "İsrail ve Amerikan kararları Filistin yönetimini eğilmeye zorluyor ancak biz eğilmeyi değil, mücadele etmeyi seçeceğiz. Filistin devletinin gücünü yok etse bile İsrail ile tüm ilişkilerin kopmasını isteyeceğiz, çünkü Filistin'in işgalcilerin gölgesinde yaşaması kabul edilemez" ifadelerini kullandı. 

Tüm bu konuşmaların, tartışmaların merkezinde "Fetih Hareketi" nin olduğu sanılıyor.

Filistin yönetimi bu kararın etkilerinden sıyrılabilmek için ilk etapta, Paris Ekonomi Anlaşması'ndan çekilmeyi planlıyor. Başkanlık sözcüsü Nabil Ebu Rudeyna, "Bu keyfi İsrail kararının Paris Anlaşması dahil olmak üzere imzalanan anlaşmalara tek taraflı bir darbe olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

Paris Anlaşması, 1995 yılında imzalanan Gazze-Eriha Anlaşmasının devamı niteliğinde yapılan anlaşmalardan birisi. Anlaşma, İsrail’in Filistin yönetimine ait vergi ve gümrük vergilerini kendi bünyesinde toplayarak daha sonra Filistin'e tahsil etmesi ile yurt dışından ithal edilmesine izin verilen mallar için gümrük zarfı ve kota koymasını öngörüyor. 

Filistinliler yıllardır ekonomik çıkarlarına ket vuran bu anlaşmayı değiştirmeye çalıştılar, ancak İsrail konuyla ilgilenmedi. Maliye ve Planlama Bakanlığı, İsrail’in böyle bir kararın perde arkasında plan ve proje hazırladığını iddia ederek, Paris Ekonomik Anlaşmasının da arkaplanında Filistin'e sıkılan "merhamet kurşunu" olduğunu savundu. Bakanlık şu ifadelere yer verdi: "Günden güne İsrail'in işine yarayan ve İsrail'e para kazandıran Paris Ekonomik Anlaşması'ndan ayrılmanın zamanı geldi."

Editörün Seçimi

Multimedya