​Lübnan hükümeti elektrik krizini çözebilecek mi?

​Lübnan hükümeti elektrik krizini çözebilecek mi?

Pazartesi, 18 Şubat, 2019 - 14:30
Beyrut / Muhammed Şakir
Yeni Lübnan Hükümeti'nin Temsilciler Meclisi'nden güvenoyu almasının ardından Başbakan Saad Hariri yurt çapında 24 saat boyunca elektrik sağlama taahhüdünde bulundu.

Lübnan’daki ekonomik kalkınma için geçtiğimiz Nisan ayında Paris'te düzenlenen Sedir (CEDRE) Konferansı kararları uyarınca reformların ilk sırasında elektrik krizinin çözümü geliyor. Sorunun çözümü, yeni Hükümet'in ilk ciddi sınavı olarak nitelendiriliyor.

Bakanlık kaynaklarından Şarku’l Avsat’a aktarılana göre, elektrik meselesinin güvence altına alınması yolsuzlukla mücadeleye ve kamu fonlarının iyi idare edilmesine bağlı.

Bakanlık kaynakları yaptıkları açıklamada, hükümetin bir çalıştay düzenlediğini ve cari yılda genel bütçe taslağı hazırlığına öncelik verildiğini söyledi. Bu bağlamda durumun, Lübnanlıların 30 yıldan daha fazla bir süredir mustarip olduğu elektrik krizine verilen önemi değiştirmeyeceği belirtildi.

Diğer taraftan Bakanlar Kurulu’nda bir “genel bütçenin hazırlanması projesi” ve “24 saat boyunca elektrik sağlanması” meselelerinin görüşüleceği ifade edildi. Aynı şekilde Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, elektrik krizini görüşmek üzere özel bir oturum yaptıktan sonra bir toplantı düzenlenebileceğini açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın ulaştığı bilgilere göre Enerji ve Su Bakanı Nada al-Bustani, elektrik reformu için bir proje başlattı. Bu çerçevede Bakanlar Kurulu’na sunulacak bir planın temellerini şekillendirmek üzere ortak fikirlere varmak için Başbakan Hariri ile temasa geçildiği belirtildi.

Diğer taraftan enerji üretimi için onarım maliyetlerini veya yeni tesislerin inşasını güvence altına almak amacıyla borçlanmanın gerekli görülmediğini söyleyen kaynaklar, bu meseleye katılmak isteyen özel sektör ile bir ortaklık anlaşması imzalandığını belirtti.

Anlaşmanın, mevcut tesislerin yanı sıra devlet mülkiyetinde kalmak üzere dağıtım hatlarının onarılması planı kapsamında olacağını söyleyen kaynaklar, yeni tesislerin de kamu ve özel sektör ortaklığına dayanacağını vurguladı.

Yeni tesislerin işletmeye alınmasına Siemens ve General Electric gibi şirketleri dahil etme konusunda kapının açık olduğu, bu tesislerin faaliyete geçmesinin uzun bir süre almaması için geleneksek yöntemlerin kullanılamayacağı belirtilirken, hükümetin elektrik açığını yıllık yaklaşık olarak 2 milyar dolar azaltmak istediği ifade edildi.

Kaynaklar, yeni tesislerin kurulma sürecinde, geleneksel yöntemlerin dışına çıkılması şartıyla sözleşmeye taraf olan şirketlerle imza tarihinden itibaren altı ayın aşılmaması gerektiğini belirtti.

Elektrik meselesinin siyasi çekişmelerden uzak tutulmak zorunda olduğunu söyleyen kaynaklar, bakanlar kurulunda var olan görüş farklılıkları dolayısıyla önceki hükümetteki bölünmelere benzer durumlara tanık olmamaları gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Fransa hükümeti, Lübnan’ı ekonomik krizden kurtarmaya yönelik reform adımlarına destek vereceklerini açıkladı. Söz konusu durum ise Lübnan hükümetinin, reform planının detaylarına ve zaman çizelgesine uymasını, tekrarı gelmeyecek fırsatları heder etmemesini gerektiriyor. Bu çerçevede Hariri, ülkeyi kurtarmaya yönelik tarihi fırsatları ele alma çerçevesinde yapılan güven oturumu sırasında milletvekillerinin müdahalelerine karşı uyarıda bulundu.

Hükümet, bu hafta uluslararası topluma Lübnan’a olan güvenlerini iyileştirme ve Sedir (CEDRE) Konferansı’nda söz verildiği gibi güveni kağıt üzerinde bırakmama çağrısı yaptı. Ayrıca elektrik meselesi, siyasi çekişmelerden uzak bir şekilde ülkeyi güvenli bir yere ulaştırmak için siyasi ve ekonomik bir “vize” olarak nitelendirildi. Ancak kaynaklara göre, özellikle de hükümetin 24 saat boyunca elektrik tedariki sağlayabilme başarısı, bir yol haritası uyarınca konu hakkındaki çalışmaların geliştirilmesini gerektiriyor.

Hükümet, Lübnan halkının ülkelerine duyduğu güveni yeniden sağlama konusunda zor kararlarla karşı karşıya. Söz konusu durum söylenenlerin, eyleme dönüştürülmesini zorunlu kılarken, Lübnan da Hariri’nin “son şans hükümeti” ile neler yapacağına kilitlenmiş durumda.

Lübnan'ın kronik elektrik krizi

Lübnan'da 1975'te başlayıp 1990'a kadar süren iç savaş öncesinde halka 24 saat enerji hizmeti veren ve fazlasını da Suriye'ye satan Enerji ve Su Kaynakları Bakanlığına bağlı Elektrik Kurumu, halihazırda ülke geneline günlük ortalama 15 saat elektrik sağlayabiliyor.

Halk da devletin elektrik vermediği saatlerde enerji ihtiyacını karşılamak için çareyi mahallelerde kurulan özel mülkiyetteki jeneratörlere abone olmakta buluyor.

Elektrik ihtiyacını karşılamak için 2 ayrı fatura ödemek zorunda kalan vatandaş, mahalle jeneratöründen 5 amperlik elektrik aboneliği karşılığında aylık 70 ABD doları ödüyor.

Lübnan Ticaret ve Ekonomi Bakanlığı 1 Ağustos'ta ülkedeki jeneratör sahipleri ile vatandaş arasındaki aboneliklere ilişkin yeni bir karar almıştı. Bu kararla getirilen düzenleme kapsamında, Elektrik Kurumunun uyguladığı sisteme geçerek sayaçlar üzerinden vatandaşın tükettiği kadar ödeme yapılması öngörülüyor.

Lübnanlı bir ailenin yılda ödediği bin 200 dolarlık elektrik faturasının üçte ikisinden fazlasını jeneratör aboneliğine verdiği belirtiliyor.

Ticaret ve Ekonomi Bakanlığının kararına karşı çıkan jeneratör sahipleri ise söz konusu karar nedeniyle zarar ettiklerini savunarak, vatandaşa verdikleri enerji hizmetinin durabileceğini söylüyor.

Elektrik ihtiyacının her yıl ortalama yüzde 5 arttığı Lübnan'da, devlete ait elektrik şirketinin üretimi ise yıldan yıla yüzde 3 düşüyor.

Yaklaşık 3 bin megavat elektrik ihtiyacı olan Lübnan'da elektrik şirketine ait santraller bin 500 megavat elektrik üretiyor.

Lübnan'da elektrik tedariki için yıllık bütçeden 1 milyar 600 milyon dolar ayrıldığı belirtiliyor. Lübnan Elektrik Kurumunun 1992'den bu yana verdiği açığın ise 30 milyar doları aştığı ifade ediliyor.

Bu arada Karadeniz Holding'e ait enerji gemileri, 2013'ten bu yana Lübnan'da elektrik tedarik ediyor.

Editörün Seçimi

Multimedya