Priyanka Gandhi siyaset arenasına giriyor

Priyanka Gandhi siyaset arenasına giriyor

Pazartesi, 11 Şubat, 2019 - 10:30
​Yeni Delhi\ Bracretti Gupta
Hindistan parlamento seçimlerine sadece 2 ay kala ülke siyaset arenasının en ünlü ailelerden Nehru-Gandhi’nin 5'inci nesil temsilcisi Priyanka Gandhi, dünyanın en büyük demokrasilerinden birinde iktidarın kalbine giden yoldaki ilk adımını attı.

Priyanka, 20 yıldan uzun bir süredir devam eden spekülasyonların, tahminlerin ve beklentilerin ardından muhalefetteki Hindistan Ulusal Kongresi Partisi Genel Sekreteri ve Hindistan’ın büyük seçim sahnesinin en önemli ve kalabalık eyaleti olan Uttar Pradeş’te partinin seçim kampanyasının birinci sorumlusu oldu. Uttar Pradeş, tek başına parlamentoya 80 milletvekili gönderdiği için bütün partiler için çok önemli bir eyalet konumunda. Bu nedenle halihazırda muhalefet saflarında yer alan Hindistan Ulusal Kongresi, şimdiki aşırı sağcı Başbakan Narendra Modi’yi iktidardan düşürmek için bu eyalete güveniyor.

Suikasta kurban giden eski Başbakan Rajiv Gandhi’nin dul eşi ve Priyanka’nın İtalyan asıllı annesinin biyografisinin yazarı olan siyaset yorumcusu Rasheed Kidwai ise Priyanka’nın siyasi mücadeleye resmen katılımını “seçim oyununun kurullarını değiştiren büyük bir adım” olarak niteledi.

Priyanka Gandhi’nin babası Rajiv Gandhi, büyükannesi İndira Gandhi ve İndira’nın babası (Rajiv’in dedesi) Cevahirlal Nehru bir zamanlar Hindistan’da başbakanlık görevini yürütmüşlerdi. Böylesine köklü bir siyasi ailenin temsilcisi olan 47 yaşındaki Priyanka Gandhi siyasi hayatının bu aşamasında ülkenin bağımsızlığa kavuşmasından sonra uzun yıllar iktidarda kalan ancak halihazırda milliyetçi ve aşırı sağcı iktidara karşı muhalefetin başında bulunan Hindistan Ulusal Kongresi’nin lideri, erkek kardeşi Rahul Gandhi’nin emri altında çalışacak.

Priyanka’nın bu noktada 2014 yılında yapılan son genel seçimlerde bizzat aday olmadığına ama parti içindeki çalışmalarını ve etkinliğin artırdığına işaret etmeliyiz. Priyanka, annesi Sonia Gandhi’nin 2017 yılından itibaren siyasi sahneden çekilmesinin ardından parti başkanlığını üstlenen büyük erkek kardeşi Rahul’a destek vermek için arka odalarda partinin stratejilerini belirleyen isimlerden biri haline geldi.

Ailesi ve partisinin tutumu

Priyanka Gandhi’nin siyasi arenaya girme kararı aslında kardeşi Rahul tarafından alındı. Annesi ve partinin eski başkanı Sonia Gandhi ise her ne kadar başlangıçta buna karşı çıksa da sonunda kabul etti. Bunun ardından erkek kardeşi, 48 yaşındaki Rahul “çok yetenekli ve çalışkan” kızkardeşinin kendisi ile birlikte siyasi sahnede yer almasından duyduğu “büyük sevinci” dile getirdi.

Parti üyeleri ve destekçilerine gelince... Onlara göre Priyanka doğuştan siyasetçi ve çekici cazibesi ile insanları etkileme yeteneğine sahip. Daha da önemlisi onun, büyükannesi eski Başabakan İndira Gandhi’nin modern bir kopyası olduğunu düşünüyorlar. Zira başta giyimi olmak üzere davranış ve karakter olarak aralarında büyük benzerlikler var.

Gerçekten de Priyanka sadece ailesi için değil, bağlı olduğu partinin çıkarları için de birçok kez kararlı bir tutum benimsedi. Yıllar boyunca yılmadan annesinin seçim kampanyasını organize ederek kendisine seçim mücadelelerinde ve siyasi konuşmalarını hazırlamada yardım etti. Priyanka aynı zamanda büyük erkek kardeşinin seçim kampanyalarını organize eden müşfik bir kız kardeş de oldu.

Priyanka’nın Uttar Pradeş’e bağlı iki seçim bölgesi; Amethi (Rahul’un temsil ettiği) ve Raebareli’de (Sonia Gandhi’nin temsil ettiği) 1999 yılında annesi ve kardeşi adına organize ettiği seçim kampanyalarında gösterdiği başarıdan etkilenen Hindistan Ulusal Kongresi Partisi liderleri, annesinden Priyanka’nın milletvekili seçimlerine katılmasına izin vermesini talep etti. Ancak ailesi, söz konusu dönemde bu talebi reddetti. 2004 yılında parti liderleri bir kez daha aynı talepte bulundu. Ancak yine reddedildiler. Buna rağmen parti liderleri vazgeçmeyerek dönem dönem bu taleplerini tekrarladı. Aldıkları yanıt ise hep aynı oldu. Priyanka ise kendini bütün bu tartışmalardan uzak tuttu ve kendisini ailesi için seçim kampanyaları organize etmeye adamayı tercih etti.

Her halükarda Priyanka Gandhi bugün, sahip olduğu harika kişilik ve karizma ile en başarılı seçim kampanyası organizatörü olarak gösteriliyor. Kitlelerin nabzını ölçmekte doğal ve keskin bir yeteneğe sahip olan Priyanka bu konuda kardeşi Rahul’dan çok daha başarılı. Zaten siyasi partiler açısından en önemli olan şey de kitleler ile iyi bir iletişim kurabilmek ve onların beklentilerini ve hayallerini içten ve samimi bir şekilde dile getirebilmektir.

Özel hayatı

Priyanka Gandhi, kendisini yakından tanıyanlara göre çevik, hızlı bir sezgi gücü ve keskin bir zekanın yanı sıra “karizmatik” bir kişiliğe de sahip. Bunun yanında benzersiz bir akıcılıkla  konuşabildiği Hintçe de zaten harika bir konuşmacı olan Priyanka’nın kişiliğine ayrı bir büyü katıyor. Siyaset uzmanı Prof. Ram Bahadur Verma bu konuda şunları söylüyor:

“Priyanka her zaman bizlere büyükannesi İndira’yı hatırlatıyor. Aynı karaktere, kişiliğe, atılganlığa ve girişkenliğe sahip olan Priyanka kardeşi Rahul gibi savunmacı bir kişiliğe sahip değil. Hint dilini de fevkelade bir akışkanlıkla konuşuyor.”

Priyanka, yaptığı bir açıklamada Hindistan’ın ilk kadın başbakanı olan büyükannesi ile arasındaki, insanları ikisini karşılaştırmaya iten ilginç fiziksel benzerlikle ilgili olarak şakayla karışık şunu söylemişti:

“Bu sadece bana özgü bir özellik değil... Doğrusu biz birbirimize çok benziyoruz. O insanları nasıl yönetmesi gerektiğini çok iyi biliyordu. Benim hedefim ise çocuklara bakmak.”

Priyanka ayrıca mükemmel bir fotoğrafçı olarak da sayılıyor. 12 yaşında fotoğrafçılık aşkına kapılan Priyanka bu sevgisini fotoğrafla ilgilenen büyükdedesinden almış. Bir fotoğraf sergisi de düzenleyen Priyanka, Hindistan’daki Ulusal Kaplan Parkı’nda bizzat kendisinin çektiği birçok fotoğrafın da yer aldığı “Ranthambore Ulusal Parkı: Kaplanlar Dünyası” adlı kitabın hazırlanmasına katkıda bulunmuş.

Priyanka kitapta şu ifadeleri kullanıyor:

“Ormanları çok seviyorum. Çünkü insanın hiçbir şeyi öngöremediği bu yerlerde her adımda bir süpriz ile karşı karşıya kalınabilir. Bence bu harika bir şey. İnsan yaşaması gereken gerçek hayat ile ne zaman ve nerede karşılacağını hiçbir şekilde tahmin edemez. Oysa ormanlar, vahşi bir yaşam ile dopdolu. Burada her varlık varoluşsal tanımına bağlı ve hayvanlar her zaman saf, duru doğaları ve karakterlerine göre davranıyor.”

Ancak Priyanka Gandhi özel hayatından çok az bahsediyor. Ama bu durum halkın ilgisini çekmesini engellemiyor. Lüks yaşam stili nedeniyle hakkında medyada haberlerin çıktığ ve imzaladığı büyük toprak anlaşmaları nedeniyle yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıa kalan Hint iş adamı Robert Vadra ile 22 yaşında evlenmesi ya da giyim tarzı nedeniyle eleştirilmiyor. Tüm bunlara rağmen Priyanka, her zaman eşinin yanında yer aldı ve birçok kez kendisini hayatında karşılaştığı en temiz insanlardan biri olarak niteleyerek hakkındaki suçlamaları yalanladı.

Kişisel özellikleri

Priyanka’nın en önemli kişisel özellikleri açıksözlü olması ve hemen öfkelenmesi. Ayrıca  ruhun kurtuluşunu ve saflığı arayan Priyanka, korkunç travmaların ve ailesinin başına gelen trajedilerin etkilerinden kaçma çabasıyla Budizm’e yönelmiş. 11 yıldan fazla bir süredir derin meditasyon yapan Priyanka bunun yanı sıra 2010 yılında Budizm çalışmalarında master derecesine ulaşarak yüksek lisans eğitimini tamamladı. Eğitimini Katolik okullardan birinde tamamlayan Priyanka daha sonra Delhi Üniversite’sinin psikoloji bölümünden mezun oldu.

Priyanka’nın en öne çıkan bir diğer karakteristik özelliği de giyim tarzı. Priyanka bazen geleneksel Hint kıyafeti “sari”yi tercih ederken bazen de başkent Delhi’nin Locins bölgesinde katıldığı gece davetlerinde şık Batı tarzı kıyafetleri giyiyor. Büyükannesi İndira Gandhi’nin sarilerinin kendisine miras kaldığı Priyanka, bunların yanı sıra yine büyükannesinden kendisine kalan ama aslında Cevahirlal Nehru’nun olan kol saatini de sık sık kullanıyor.

Priyanka, kardeşi Rahul’un 2008 yılının temmuz ayında parlamentoda yaptığı konuşmayı dinlerken giydiği Batı tarzı beyaz bluz, koyu siyah pantolon, geniş siyah kuşak ve basit inci küpeleri oluşan kıyafeti ile moda ve tasarım takipçilerini kendisine hayran bırakmıştı.  

Her ne kadar birçok kişi Priyanka’nın doğal ve sosyal açıdan atılgan bir kişiliğe sahip olduğunu düşünse de kendisi aslında özel hayatın gizliliğine büyük önem veriyor. Şık pamuklu elbiseler almak için gittiği ve büyük bir sessizlikle dolaştığı Yeni Delhi’deki Santushti ya da Khan Market alışveriş merkezlerinde kendisine rastlamak mümkün. Priynka daha çok Ranthambore ya da Corbett gibi yaban hayatın korunduğu ulusal parklarda çocukları ile doğa gezileri yapmayı ya da çok az bir koruma ile dolaşabileceği ve alışveriş yapabileceği Singapur gibi yabancı ülkelere seyahat etmeyi tercih ediyor.

Zorluklarla yüzleşmek

Yaşamın zorlukları ile yüzleşmek ve mücadele etmek Priyanka Gandhi için yeni bir durum değil. Büyükannesi ve eski Başbakan İndira Gandhi, 31 Ekim 1984 tarihinde Yeni Delhi’de korumaları tarafından öldürüldüğünde Priyanka henüz 12 yaşındaydı. İndira Gandhi’nin öldürülmesi aile içinde büyük bir çatlağa yol açtı. Bu olayın ardından torunları –Rahul ve Priyanka- güvenlik nedeniyle eğitimlerini evde tamamlamaları için okuldan alındılar. Bu dönemde Priyanka, haftada sadece bir kez arkadaşlarını ziyaret edebiliyordu.

Ardından aile bir başka felaket ile karşı karşıya kaldı. 21 Mayıs 1991 tarihinde annesi İndira Gandhi’nin ardından başbakan olan babası Rajiv Gandhi, “Tamil Elam Kurtuluş Kaplanları” terör örgütünün Hindistan’ın güneyinde düzenlediği intihar saldırısında öldü. Bu ölüm aileyi derinden etkiledi.

Bu, Priyanka’nın hayatında yaşadığı en zor dönemlerden biriydi. Kardeşi Rahul eğitimini sürdürdüğü ABD’de olduğu için yaralı ve acılı annesi Sonia Gandhi ile ilgilenen Priyanka’nın güçlü olması gerekiyordu. Bu nedenle Priyanka eşine az rastlanır bir güç ve kararlılıkla bütün sorumluluğu üstlendi. Annesi ile birlikte Chennai (eski adı Madras) şehrine giderek babasının cenazesini Delhi’ye getirdi. Kendisini halen hayatın ona hazırladığı saldırılara karşı hazırlayan bir çocuk için babasının ölü bedeni ile karşılaşmak çok zordu. Ama Priyanka bütün bu zorluklara kararlılıkla göğüs germeyi başardı.

Priyanka, bir söyleşi sırasında bu deneyimi hakkında kendisine yöneltilen bir soruya şu yanıtı vermişti:

“Babam benim en yi arkadaşımdı. Hayatımdaki istikrarın, kararlılığın kaynağıydı.”

Küçük bir kızken babası her evden ayrıldığında bir daha dönmeyecekmiş gibi bir hisse kapıldığını söyleyen Priyanka “Hayatımızda olmamasına ve kaybının yarattığı acıya psikolojik olarak alışmaya çalıştık”ifadelerini kullanmıştı.

Priyanka 2008 yılına gelindiğinde babasını öldüren suikastın planlayıcılarından Nalini Sriharan ile görüşmek için Hindistan’ın güneyindeki Tamil Nadu Eyaleti’ndeki (babasının öldürüldüğü yer) Fleury Merkez Cezaevi'ni ziyaret etti. Her ne kadar Sriharan hakkında başlangıçta idam cezası verilmiş olsa da daha sonra Sonia Gandhi’nin hükümete sunduğu dilekçe ile karar hafifletilerek ömür boyu hapse çevildi.

Priyanka bu ziyaretinin nedenini şu şekilde açıklamıştı:

“Bu kadına yaptığım ziyaret, benim hayatımda yaşadığım kayıp ve şiddet ile barışmam için bulduğum özel bir yoldu. Bana karşı işlemiş olduğu suçu affettim. Çünkü hayatımı öfke, şiddet ve nefret duyguları ile sürdürmek, bu tür aşağılık şeylerin hayatıma egemen olmasını ve mahvetmesini istemedim.”

Kurtarıcı olabilir mi?

Bugün Hindistan medyasının bir kısmı Priyanka Gandhi’yi Hindistan Ulusal Kongresi Partisi’nin “Brahmastra”sı olarak niteliyor. Bu kelime Hinduizm felsefesinde “aklı özgür kılmak” anlamına geliyor. Brahmastra, aynı felsefeye göre hiç kimsenin kendisine saldırmaya ve yenmeye gücünün yetmediği bir silah da demek.

Birçok kişi Priyanka’nın bu köklü partide büyük bir değişiklik gerçekleştireceği tahmininde bulunuyor. Ancak yine de Priyanka’nın kurtarıcı bir rol oynayacağını söylemek için henüz çok erken. Yine de muhalifleri Priyanka'nın böylesine hassas ve kritik bir dönemde, Uttar Pradeş gibi zorlu bir seçim ve siyaset savaşının yaşandığı bir bölgede partinin adayı olarak seçilmiş olmasının onun güçlü iradesinin, kararlılığının ve cesaretinin bir kanıtı olduğu konusunda hemfikir.

Editörün Seçimi

Multimedya