ABD Suriye’den çekilme planlarını neden ağırdan alıyor?

ABD Suriye’den çekilme planlarını neden ağırdan alıyor?

Perşembe, 17 Ocak, 2019 - 08:00
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
Washington/Şarku’l Avsat
Noel’den bir gün sonra Irak'taki Esed hava üssüne ulaşan ABD Başkanı Donald Trump, ABD birliklerinin Suriye'den derhal çekileceği kararını sürpriz bir şekilde açıklamasının ardından yurtiçinden ve yurtdışından sert eleştirilerle karşı karşıya kaldı.

Yetkililerin aktardığına göre Trump, “DEAŞ’a karşı zafer kazanmanın oldukça yakın olduğunu ve ordunun görevi tamamlaması için kısa bir zamana ihtiyacı olduğunu” dile getiren ordu içindeki bir birimi dinledi.

Yetkililerden biri Reuters’e verdiği demeçte, görevi tamamlayabilecekleri konusunda iyimser olduklarını belirterek, bu toplantının Trump'ın fikirlerini etkilemede çok önemli olduğuna inandığını söyledi. Daha önce içeriğine dair herhangi bir açıklamada bulunulmayan toplantı sırasında görüşülenleri yakından takip eden üç yetkiliden aktarılına göre, Suriye ve Irak’taki DEAŞ ile savaşan ve ABD’nin öncülüğünü yaptığı koalisyon kuvvetleri komutanı Korgeneral Paul J. LaCamera, Trump’a askerleri tehlikeye atmadan hızlı bir şekilde geri çekilmenin mümkün olmadığını açıkladı.

45 dakikalık toplantı

ABD Savunma Bakanı James Mattis’in istifa mektubu sunmasının da nedeni olan Trump’ın Suriye'den çekilme kararını duyurmasının ardından gerçekleşen  45 dakikalık toplantı, Trump ile sahadaki liderler arasındaki uzlaşıya katkıda bulunmuş gibi görünüyor.

Trump, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamalarda, Washington’dakiler ile değil, bizzat sahadaki liderler ile yaptığı görüşmelerin ardından durum hakkındaki düşüncelerinin netleştiğini söyledi.

ABD’deki ordu ve diplomatlar, toplantının ardından Suriye'den geri çekilme süreci temkinli hareket edilmesinden dolayı rahat bir nefes aldı. Bu, yaklaşık iki yıl önce göreve başladığından bu yana ilk kez savaş bölgesini ziyaret eden başkan için yeni bir deneyim oldu.

Toplantının üzerinden yaklaşık üç hafta geçmesine rağmen Suriye'den herhangi bir asker geri çekilmedi, sadece bazı mühimmatlar taşındı. 

Eski ABD Başkanı Barack Obama, 2015 yılında Suriye iç savaşının ortasında bu adımı atma konusunda uzun zaman tereddüt ettikten sonra ABD özel harekat kuvvetlerinin Suriye'ye girmesi talimatını vermişti. Önemli görünen bu operasyona özel kuvvetlerden çok sayıda kişi katıldı. Daha sonra bu rakam gittikçe arttı. Hali hazırda Suriye'de yaklaşık 2 bin Amerikan askeri bulunuyor.

Trump her ne kadar başlangıçta geri çekilme sürecinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi talebinde bulunsa da, sonrasında bunun zaruri olmadığını söyledi.

“Suriye’deki güçlerimizi hızlı bir şekilde geri çekmeyeceğiz”

Trump 6 Ocak'ta Beyaz Saray'da gazetecilere verdiği demeçte, “Suriye’den güçlerimizi çekeceğimizi söyledim. Asla bunu hızlı bir şekilde yapacağımızı söylemedim” dedi. Aslında Trump, Aralık ayında yaptığı açıklamada ABD kuvvetlerinin ülkeye geri dönmelerinin zamanının geldiğini ve Suriye'deki DEAŞ örgütünün artık bilfiil hezimete uğratıldığını söylemişti.

Uzmanların hiçbiri, Suriye ve Irak'taki bölgeleri ele geçirdikten ve “hilafet devleti” ilan ettikten sonra 2014 ve 2015 yılları arasında ele geçirdiği araziler üzerindeki kontrolünü neredeyse bütünüyle kaydeden DEAŞ’ın hala hezimete uğradığını düşünmüyor.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), cuma günü yaptığı açıklamada, geri çekilmenin keyfi bir zaman dilimine bağlı olmayacağını ve mevcut koşullar ile müttefiklerle yapılacak görüşmelerin dikkate alınacağını belirtti.

Trump'ın daha fazla zaman tanınması hususunda taviz vermesi,  ABD ordusunu ve idari yetkilileri operasyonların son günlerinde mümkün olan en büyük başarıları elde etmeye sevk etti.

Reuters’e konuşan ABD yetkilileri, Beyaz Saray'dan gelen kafa karıştırıcı, hatta bazen çelişkili açıklamalara ve DEAŞ’a karşı savaşı devralması beklenen Türkiye ile olan gerginliğe rağmen, tam bir geri çekilme planlamasının halen devam etmekte olduğunu söylediler. Bazı yetkililer, Mart ayının sonundan önce bir geri çekilme beklediklerini, ancak savaşa ilişkin öngörülemeyen durumlar ve politikalar ile hızla gelişen tartışmaların ışığında bu tarihten sapılabileceğini kaydettiler.

YPG endişesi

Bazı ABD yetkilileri, gayri resmi olarak, son hamlenin DEAŞ örgütü karşısında büyük çabayla elde edilen kazanımları korumaya yetmeyeceğinden ve ABD’nin müttefiki olan Halk Koruma Birlikleri’nin (YPG) korunmasının garanti edilmemesinden endişe duyuyor.

Bir NATO üyesi olan Türkiye ise YPG’yi, topraklarındaki Kürt isyanının bir uzantısı olan terörist bir grup olarak görüyor.

Trump’tan ekonomik yıkım uyarısı

Pazartesi günü Kürtlerle ilgili endişelerini dile getiren Trump, Türkiye’yi “ABD’nin müttefiki olan Kürtlere saldırması halinde” ekonomik bir yıkım ile karşı karşıya bırakacağı hususunda uyardı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Trump'ın bu sözleri ile yaptırımlara gönderme yaptığını düşündüğünü dile getirdi.

ABD tahminlerine göre, DEAŞ örgütü yaklaşık sekiz milyon nüfusun bulunduğu 100 bin kilometrekarelik bir araziyi kontrol ediyordu. Örgütün gelirleri ise yılda yaklaşık 1 milyar dolardı. Ayrıca başkent olarak Suriye’deki Rakka şehrini tercih eden örgüt, burayı Avrupa'ya yönelik saldırıları planlamak için bir üs olarak kullanıyordu. 

Suriye ve Irak'taki ABD destekli kara kuvvetleri, ABD liderliğindeki koalisyonun, hava ve topçu saldırılarının, danışmanların ve askeri mühimmatın desteğiyle şehirlerin kontrolünü aşırılıkçıların elinden kurtarmayı başardı. Irak, 2017'de örgüte karşı zafer kazandığını açıkladı.

DEAŞ hala 300 kilometrekarelik bir alanı kontrol ediyor

ABD askeri yetkilileri, şehirlerde bulunan örgüt unsurlarının ne kadar çabuk ortadan kaldırılabileceği hakkında yorum yapmaktan kaçınıyor ve Irak'taki Musul kentinde bulunan aşırılık yanlılarının nasıl ölümüne mücadele ettiklerini hatırlatıyorlar. Koalisyonun tahminlerine göre, örgüt hala Orta Fırat Nehri Vadisi’nde yaklaşık 300 kilometrekarelik bir alanı kontrol ediyor. Örgütün hala bölgede bulunuyor oluşu, Savunma Bakanlığının Trump’ın kararını şaşkınlıkla karşılamasının sebeplerinden biriydi. Ancak, Noel'den önceki hafta yaşanan ilk şoktan sonra Mattis’in de aralarında bulunduğu askeri ve sivil liderler Savunma Bakanlığı'nda bir araya geldiler ve askerlerin geri çekilmesi ile YPG güçlerinin korunmasına ilişkin en iyi ve en güvenli yolları tespit etmek için görüşmelerde bulundular.

Trump, 4 aylık bir süre belirledi

Beyaz Saray'ın başlangıçta işaret ettiği gibi 30 günlük hızlı bir geri çekilmenin güvenlik standartlarını karşılamayacağı ortaya çıktı. Pentagon'un Trump'ın sürpriz kararından önceki planlamalarına göre geri çekilmenin uygulanması için yaklaşık 4 aylık bir süre belirlenmişti. 

ABD yetkililerinin, askeri komutanların “Beyaz Saray'a 120 günden daha kısa bir sürede güvenli bir geri çekilmenin yapılamayacağını” söylediklerini belirtmelerine rağmen, Mattis’in Noel öncesinde yayınladığı talimatların belirli bir zaman dilimi içermediğini belirtmekte fayda var.

Yetkililer, söz konusu talimatların Mattis’in 31 Aralık'ta görevden ayrılmasından ve yardımcısı Patrick Shanahan’ın göreve gelmesinden bu yana değişmediğini söyledi. Aynı zamanda, aralarında Kürtlerin de bulunduğu Suriye’deki ABD destekli kuvvetler, analistlerin beklentilerine aykırı bir şekilde savaşmaya devam ediyor. Analistler söz konusu kuvvetlerin Türkiye’nin saldırısına hazırlanmak üzere hızla kuzeye yöneleceğini düşünüyordu.

ABD geri çekilmesi sadece taktiksel bir değişiklik

Askerlerin geri çekilmesi meselesi, son günlerde Amman, Kahire, Abu Dabi, Riyad ve Irak'ta görüşmelerde bulunan Pompeo'nun ana gündem maddesiydi. Pompeo, ABD müttefiklerine geri çekilmenin sadece taktiksel bir değişikliği temsil ettiğini bildirdi.

ABD yetkilileri ve diplomatlar, müttefiklerin “geri çekilme sürecinin ardından DEAŞ örgütünün yeniden ortaya çıkmamasının sağlanması için ABD ordusunun oynayacağı rol hakkında bilgi istediklerini” belirttiler.

Müttefikler, geri çekilmenin uygulanmasındaki belirgin yavaşlamayı gördüğünde rahat bir nefes aldı.

Fransız Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian geçen hafta yaptığı açıklamada, duruma ilişkin yaşanan değişikliği olumlu olarak değerlendirdiğini söyledi.

Editörün Seçimi

Multimedya