Libya ve terör soruşturması

Libya ve terör soruşturması

Çarşamba, 9 Ocak, 2019 - 08:00
Cibril Ubeydi
Libyalı araştırmacı yazar
Libya’da terör ve teröristlere karşı sadece ordu operasyon düzenlemiyor, aynı zamanda yargı da onlara karşı operasyon düzenliyor. Bu durum belki de Libya Başsavcısı’nın bir grup teröristi yakalama kararı, Libyalı yetkililerin, ister Libyalı olsun isterse Libya topraklarına sızanlar, Libya havalimanları aracılığıyla gelenler ve Şubat 2011 sonrası iktidarda etkin olanların -ki bazı liderler, terörün koruyucusu hatta terörün ve teröristlerin açıktan destekçisiydi- yardımıyla Libya vatandaşı olmayıp Libya pasaportu taşıyanlar olsun, suçluları ve teröristleri takip etme kararlılığını ortaya koyuyor.

Başsavcının kararı, Libya’yı terör ve terörist koruyucularından temizleme noktasında önemli ve olumlu bir adımdır. Başsavcılık Ofisi Soruşturma Birimi Başkanı, Sudanlı ve Çadlı muhalif unsurlarla irtibatlı olmalarından dolayı Belhac ve bazı kişiler hakkında devlet güvenliğiyle ilgili suçlara dayanarak yakalama emrinin çıkartıldığını açıkladı.

Bu kararla birlikte Libya, devleti, yaygınlaşan kanunsuzluk ve kargaşa durumundan kurtarmak için yeni bir sürece girecek. Nitekim bu karar, başkent Trablus’un merkezinden Başsavcılık Ofisi tarafından yayınlandı. Belhac, el-Zavi ve diğer kişiler arananlar listesindeydi. Hiçbir sorumlu, onlar silahlıyken, terörist ve katillerle korunuyorken kafasını bile kaldıramıyordu. Onlar, devlet üstü bir devletti.

Başsavcı, terör meselelerinden dolayı 4 Arap ülkesi tarafından aranan, şu an Katar ile Türkiye arasında yaşayan ve Katar’ın Libya’daki adamı sayılan Abdulhakim Belhac hakkında yakalama kararı çıkardı. Katar, Belhac’ı 1 Şubat 2011’den itibaren Trablus devrimcilerinin hayali lideri olarak ortaya sürdü. Belhac, Katarlı Yüzbaşı Hamad Abdullah Fatis el-Merri eşliğinde ortaya çıktı.

Belhac, El Kaide’nin Libya kolu İslam Savaşçıları Cemaati’nin emiridir. Libyalı yetkililer, ‘Yarının Libyası’  projesi kapsamında oğul Kaddafi ve uluslararası arananlar listesinde olan Ali el-Sallabi ve Karadavi aracılığıyla Belhac’ı serbest bıraktı. Sallabi ve Karadavi, cemaatin fıkhi analizleri ve değerlendirmeleriyle baba Kaddafi’yi aldatana kadar Kaddafi’nin çadırına girip çıktı. Öyle ki bu analiz ve değerlendirmeler, cemaat üyelerini Libya hapishanelerinden çıkartmak için siyasi takiye olduğu anlaşılan bir anlaşma çerçevesinde söz konusu aranan şahıslar tarafından imzalanarak kitap haline getirildi. Çok geçmeden cemaat üyeleri, devlete karşı silahlanarak rejimle birlikte devleti de yıktı.

Şubat 2011’den itibaren ve NATO’nun Libya devletini yıkmasının ardından siyasal İslam ve Tora Bora mağaralarından gelenler iktidara yerleşti. Öyle ki Libya İslam Savaşçıları Cemaati’nin üyesi, eski hükümlü ve El Kaide Örgütü’nün Libya lideri Ebu Yahya’nın kardeşi, siyasal İslam yönetiminin parlamentosunda milletvekili oldu. İslam Savaşçıları Cemaati (İhvan ve el-Kaide’nin kolu İslam Savaşçıları Cemaati); despot, baskıcı, otoriter ve radikal bir politika izledi. İslam Savaşçıları Cemaati’nin üyesi ve bakan vekili Halid el-Şerif aracılığıyla suikastlar yaptı. Suikastlarda silahlar, susturucular ve el yapımı patlayıcı bombalar kullanıldı. Siyasal İslam, suçlulara ve hırsızlara ses çıkarmadı. Suçluları, katilleri ve hatta yabancı teröristleri gizledi. Böylece 2013 yılında Bingazi sokaklarında gün ortasında insanların gözü önünde suikastlar yapıldı. O dönemde siyasal İslam yönetiminin sessiz kalıp göz yumduğu ve 2012 yılında 15 sayılı karar gereği yaşam boyu görevinden alınamayan yargı dokunulmazlığına sahip bir müftünün görevde bulunduğu bir zamanda 800’den fazla subay, asker ve aktivist suikasta uğradı. Nitekim söz konusu müftü, bir gün olsun uzlaşma yapmaya ve akan kanı durdurmaya çalışmadı. Hatta savaş ve fitne ateşi söndükçe o, bunu yeniden şiddetlendirdi. Müftü, hızlıca taraftarları arasında yankısını bulan sapık fetvalar aracılığıyla öldürmeyi meşru hale getirdi. Birçok Libyalı masum sapık fetvaların kurbanı oldu.

Başsavcı, bugün onları takip ediyor. Başlangıçta listede 6 kişi vardı. Fakat liste, Belhac, el-Zavi ve el-Cidran’la sınırlı kalmayıp her şeyi yerle bir eden terör yanlılarına kadar uzanacak.

diğer görüş makaleler

Editörün Seçimi

Multimedya