Libya ve geçmişe geri dönüş çabaları

Libya ve geçmişe geri dönüş çabaları

Pazartesi, 7 Ocak, 2019 - 10:00
Cibril Ubeydi
Libyalı araştırmacı yazar
Bazılarının geçmişe dönerek denenmişi deneyerek farklı sonuçlar elde etmeye çalışması bir nevi abesle iştigal olacak. Muhammed Hasan Rıza’ya veliahtlık makamının geri iade edilerek ülkenin kralı olmasına yönelik yapılan çağrı, muhtemelen böyle bir girişimdir. Girişimciler iyi niyetli olsa da ülkeler iyi ya da kötü niyetlerle ya da krallık döneminin taşkın duygularıyla değil somut fiillerle inşa edilir. Zira o dönemin çağdaşları bu dünyadan ayrıldı ve şahitlik etmek için artık aramızda değiller. Dolayısıyla bu zarif genç –ki o, ülke yönetiminde kendisi için tecrübe olabilecek herhangi bir göreve gelmedi- aracılığıyla halen krallığın geri dönüşünü hayal edenler, tam olarak tarihi bilmiyorlar.

1960’ta krallığın zirvede olduğu zamanlarda İdris es-Senusi, hükümetin içinde yolsuzluğun yayılmasının ardından “Sabrımız taştı” diyerek halka ve hükümete seslendi. Dolayısıyla krallık döneminde yaşayanlar, Kral İdris’in kendisinin de itirafıyla yolsuzluğun ve yolsuzların varlığını yalanlamıyor. Karakter olarak İdris es-Senusi’nin erdemli bir kral olduğu, yolsuzluk ve suçla mücadelede kesinlikle tereddüt etmediği, hatta onun Senusi ailesindeki bir anlaşmazlıktan dolayı kendi hizmetkârını ve kraliyetin özel sorumlusunu öldürmeye kalkışan akrabalarından birini-ki katil, Kraliçe Fatıma es-Senusi’nin kardeşinin oğlu olmasına rağmen- idam ettiği söyleniyor. Buna rağmen “Erdemli Krallık” döneminden bahsetmek, Kral İdris’ten ve iyiliklerinden bahsetmek demek değildir. Aksine Güvenlik Konseyi’nin ve 5 özel temsilcisiyle Birleşmiş Milletler’in (BM) çözemediği krizden kurtulmak için herhangi bir proje sunmadan Kral İdris’in kılığına girmeye çalışmaktır.

Kral İdris es-Senusi dönemi, Libyalıların çoğu tarafından seviliyor. Çünkü Kral İdris, kendisini yönetime adamıştı. Yunanistan’dayken pek çok kez tahtan vazgeçip Libya’da değişimi kabul etmişti. Kral İdris, hayali hilafette üçüncü sıradaki kişinin talep etmesi için sürgün yıllarında Libya’ya krallığın geri dönmesi çağrısında bulunmadı.

Libya tahtında merhum Kral İdris es-Senusi’nin varisi olduğunu söyleyen Muhammed Hasan Rıza el-Mehdi es-Senusi, kralın ya da kız kardeşlerinin soyundan gelen oğullarından biri değildir. Aynı şekilde Muhammed Rıza, Libya’da son veliaht olan Rıza’nın tek oğlu da değildir. Muhammed es-Senusi, Libya tahtının hayali hilafet sıralamasında üçüncü sırada yer alıyor. Zira Muhammed es-Senusi, Libya tahtını bilmiyor ve 1969 darbesinden sonra Libya’dan çıkarıldığından beri ayağını Libya topraklarına basmadı. O, krallığa geri dönme kararına da sahip değil. Aslında krallık, uzun bir tartışmanın ve uzlaşmanın ardından ortaya çıktı. Muhalifler, burada İdris es-Senusi’nin Libya kralı olarak kabul edilmesine açık bir şekilde karşı çıkıyorlardı. Zira İdris, BM tarafından üç bölgenin (Sirenayka, Trablus ve Fizan) birleştirilmesiyle oluşan tüm Libya’nın değil, sadece Sirenayka’nın emiriydi. 

Libya dışında yaşayan Muhammed Hasan Rıza’nın çözüm anahtarına sahip olduğunu düşünmüyorum. Nitekim amcası İdris es-Senusi döneminden bu yana Libya’da birçok şey değişti. Ayrıca Rıza’nın Libya krizi için oy birliğiyle kabul edilecek net bir çözüm vizyonuna da sahip olduğunu zannetmiyorum.

Krallığa geri dönüş çağrısı sadece bazı kadın sivil toplum aktivistlerle sınırlı değil. Aksine İtalyan “La Presse” gazetesi, Muhammed es-Senusi’nin İdris es-Senusi’nin tahtına geçmesini sağlamak için uluslararası bir lobinin kurulmakta olduğunu açıkladı. Muhammed es-Senusi ise bu tarz uluslararası bir lobinin varlığını yalanladı. Eğer İtalyan “La Presse” gazetesinin haberi doğruysa bu, Libya’nın iç meselelerine müdahale etmek ve dışarıdan yardım almak demektir.

Aslında Libya, ne krallığa ne cemahiriyeye (cumhurlar idaresi) dönecek ne de DEAŞ’ın bir vilayeti olacak. Eğer Muhammed Rıza es-Senusi ve hatta Seyfülislam Muammer Kaddafi bunu istiyorlarsa seçim sandıklarına gitmeleri gerekiyor. Zira seçim sandıkları, sivil-demokratik devlet ve parlamento çatısı altında Libya’nın yöneticisini belirleme konusunda son söze sahiptir. Libya, bazı ailelerin çekiştiği bir miras değildir. Libya, bir mirastan daha büyüktür. Libya, ulusal ordunun kararlı personelleriyle krizden kurtulacak. Özellikle kontrolü yeniden eline almasının ardından şu an ordu terörden, teröristlerden, DEAŞ ve benzer gruplardan kurtulma, el-Kaide ve DEAŞ kalıntılarını ve dünyadaki İhvan unsurlarını takip etme noktasında büyük bir ilerleme kaydediyor.

diğer görüş makaleler

Editörün Seçimi

Multimedya