Kürt heyetinin Moskova’ya gizli teklifi: Şam sınırları ve Ankara aleyhine işbirliği

Kürt heyetinin Moskova’ya gizli teklifi: Şam sınırları ve Ankara aleyhine işbirliği

Cumartesi, 5 Ocak, 2019 - 09:45
Londra/İbrahim Hamidi
Suriyeli Kürt liderler, ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD güçlerini Suriye’den bütünüyle ve seri bir şekilde çekme kararını açıklamasının ardından temaslarını birden fazla yönde yoğunlaştırdı. Bunlar arasından Halk Savunma Birlikleri (YPG) Genel Komutanı Sipan Hemo, üst düzey bir heyete öncülük ederek Hmeymim, Şam ve Moskova üslerine gizli ziyaretlerde bulundu. Söz konusu ziyaretler ile Türkiye'nin önünün kesilmesi için Suriye sınırının Şam'a devredilmesi de dahil olmak üzere bir dizi askeri ve idari düzenlemelere ilişkin “Rus güvencelerinin” elde edilmesi amaçlanıyor.

Öte yandan, ABD yönetimi, Suriye'den çıkış düzenlemelerini kontrol etmek için askeri ve siyasi temaslarını artırıyor. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Ortadoğu turu ile eş zamanlı olarak, pazartesi günü Ankara'da birtakım görüşmelerde bulunan heyetin Tel Aviv ziyareti öncesinde, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford ve ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey Suriye’nin doğusuna gerçekleştirecekleri bir ziyarete ilişkin temaslarda bulunuyorlar.

Hmeymim’den Şam’a

Trump’ın Twitter hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşım ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı “Suriye’den bütünüyle ve hızlı bir şekilde geri çekileceklerine” ilişkin bilgilendirmesinin ardından, YPG Genel Komutanı Sipan Hemo liderlindeki bir heyet Hmeymim’e ziyarette bulundu. Ardından Suriye Ulusal Güvenlik Bürosu Başkanı Ali Memluk ve Suriye Genelkurmay Başkanı Korgeneral Ali Abdullah Eyüp’ün de katılımıyla üst düzey bir Rus askeri heyetin huzurunda Şam'da gizli bir toplantı yapıldı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, YPG’nin Şam’a verdiği mesajda, Afrin’in Ankara lehine kaybedilmesine yol açan hatanın bir daha tekrarlanmaması dile getirildi. Nitekim Rusya’nın yılın başında Türk ordusuna Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin yeşil ışık yakmasından sonra, Kürtlerin Halep kırsalında bulunan şehre ilişkin tekliflerinin Şam tarafından reddedilmesi ile birlikte bölge bütünüyle kontrol altına alındı. Komutan, yaptığı açıklamada “Afrin şu anda bizimle olmadığı gibi sizinle de değil” ifadesini kullandı.

Şam'daki yetkilileri bilgilendiren heyet ayrıca, hatanın tekrar edilmemesi için esnek olunması ve önceliklerin belirlenmesi gerektiğini söyledi. Heyet üyelerinden biri, “Suriye’nin geleceğine ilişkin birtakım anlaşmazlıklarımız var. Fakat Suriye, Suriye’nin sınırları ve Suriye’nin birliği konusunda hemfikiriz” ifadelerini kullanarak, tüm sınır noktalarını Suriye devletinin egemenliğine devretmeye hazır olduklarını bildirdi.

Menbiç, Şam ile YPG arasında yenilenen işbirliği için bir test yeriydi. Çünkü hükümet güçlerinin Menbiç’e girmesine izin veren açık pozisyonların duyurulması üzerine uzlaşıya varıldı. 28 Aralık'ta -gizli toplantıdan iki gün sonra-, YPG liderliği tarafından yapılan açıklamada, Suriye ordusunun Menbiç’e girişinden dolayı duyulan memnuniyet dile getirildi. Söz konusu açıklama, Rus hükümetinin “Şam-YPG anlaşması uyarınca Amerikalıların geri çekildiği bölgelerin Suriye ordusuna teslim edileceği” açıklaması ile eşzamanlı olarak geldi.

Menbiç, yıl ortasında imzalanan bir yol haritası uyarınca ABD ile Türkiye arasında bir işbirliği noktasıdır. Yol haritası YPG birliklerinin bölgeden çekilmesini, Ankara ile Washington’un müttefiklerinin ortak devriye gezmesini, yeni sivil bir meclisin oluşturulmasını ve mevcut askeri meclisin yeniden yapılandırılmasını içeriyor.

Trump tutumunu yumuşattı

Trump’ın attığı tweetin ardından Ankara -müttefikleri ile  Şam - YPG arasında Menbiç’e yönelik bir rekabet başladı. Şam-YPG anlaşması uyarınca şehirdeki resmi Suriye bayrağının dalgalandırılmasıyla birlikte Suriye hükümet güçleri Menbiç’e doğru ilerledi. Asıl sürpriz Amerika’nın pozisyonuydu. Başkan Trump sürpriz bir şekilde yaptığı açıklamanın dozunu düşürerek, geri çekilmenin belirli bir zaman çizelgesi dahilinde gerçekleşeceği ve uygulamada acele edilmeyeceğini açıkladı.

ABD ve Rejim kuvvetleri ilk kez karşıya geldi

ABD uçakları Menbiç üzerinde uçmaya devam ederken,  Rus tarafının Amerika ve Türkiye ile olan üst düzey temaslarının ardından yeni bir uzlaşıya varıldı. Uzlaşı uyarınca hükümet kuvvetlerinin Menbiç ve Arima'dan 30 kilometre bir uzaklığa geri dönmesi ve Ankara'nın Fırat Kalkanı müttefiklerinin Menbiç’ten uzakta konuşlanması kararlaştırıldı. Menbiç ve çevresindeki konuşlandırma haritası değişti. Hükümet güçleri şehrin güneyinde ve kuzeyinde konuşlandırılırken, ABD güçleri ise şehirde ve şehrin batısında konuşlandırıldı. Böylece ilk kez ABD kuvvetleri ve Rejim kuvvetleri ilk kez karşı karşıya geldi.

Bir Kürt liderin aktardığına göre, bir Amerikan subayı ile görüşmelerde bulunan hükümet subayı, “Sizin değil, Türkiye'nin karşısındayız” dedi. ABD devriyeleri herhangi bir çatışma söz konusu olmaksızın Suriye ordusunun yakınında devriyelerine devam etti.

Fakat engellemeler devam ediyor. Şam ve Moskova iki gün önce, Türkiye'nin YPG birliklerinin şehirden çekilmesi isteğine cevap olarak, 400 YPG unsurunun geri çekildiğini duyurdu. Bazı analistler, bu geri çekilme açıklamasının sadece bilgilendirme amaçlı olduğunu, YPG birliklerinin daha önce buradan çekildiği belirtiyorlar.

Rus satrancı

Menbiç tahtasında oynanan askeri satranç ile eş zamanlı olarak, Moskova geçen ayın 29’unda iki heyete ev sahipliği yaptı. Birinci ziyareti gerçekleştiren heyette, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan yer alıyordu. İlan edilmeyen ikinci ziyaret heyetinde ise YPG Genel Komutanı Sipan Hemo bulunuyordu. Hemo, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov ve Genelkurmay Başkanlığı Ana Harekat Dairesi Başkanı Orgeneral Sergey Rudskoy ile bir araya geldi.

Elde edilen bilgilere göre Rusya, Türkiye ile Kürtler arasında kabul edilebilir düzenlemelere ulaşılması,  Şam ile bir uzlaşıya varılması ve Washington ile bir anlaşma yapılması hususlarında rol oynamaya çalışıyor.  Kürt heyeti, Türkiye’nin bölgeye girmesinin önüne geçmek için tüm Suriye sınırını Şam’a devretmeye hazır olduğunu yineledi. Bununla birlikte Türkiye ile Suriye sınırında bir güvenlik şeridi oluşturulması fikri ortaya atıldı. Çünkü Türk heyeti,  Rusların güvenlik şeridinin 5 ila 10 kilometrelik bir derinlikte olması kabulüne karşın, 20-30 kilometre derinliğinde bir şeritten söz etti. Ancak Kürt heyeti, böyle bir teklifi reddettiklerini açıkladılar. Kürt heyetinde bulunanlardan biri konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Türkiye kendi topraklarında bir güvenlik şeridi oluşturabilir. Sınırda Kürt çoğunluğa sahip çok sayıda köy ve şehir var.”

Diplomatik bir kaynağa göre Ankara, sınırdaki herhangi bir YPG birliğinin bulunmaması ya da seksenlerin ve doksanların deneyimlerinin tekrar yaşanmaması için kontrolün Şam’a bırakılmasının reddedilmesi konusundaki tutumunda kararlı görünüyor. Kaynak, “Ankara’nın Türkiye ile Suriye arasında 1998 yılında imzalanan Adana Anlaşması'nın öncesinde olduğu gibi Şam ve PKK arasında yeninden bir işbirliğinin mevcut olmasını istemediğini” düşünüyor.

Rus tarafına bölünmeyi reddettiklerini ve birleşik bir Suriye fikrine bağlı olduklarını dile getiren Hemo, Suriye’de birtakım değişiklikler olması gerektiğini belirterek geçmişe dönmenin mümkün olmadığını söyledi. Hemo bu bağlamda ademi merkeziyetçi bir devlet modeli önerisinde bulunarak, Rusya'ya Suriye çözümünün ve gelecekteki düzenlemelerin garantörü olması çağrısında bulundu.

Afrin’e yapılan Zeytin Dalı Harekâtı sırasında Rusya ile Kürtler arasında yaşanan kopuştan Moskova’ya yapılan bu Kürt diplomatik çıkarması dikkat çekti. Kürt liderler o dönem yaptıkları açıklamalarda sırtlarından bıçaklandıklarını söylemişlerdi. Bu hamle aynı zamanda Kürtlerin ovadan tekrar dağlara dönmek istemediği bir zamanda "Amerikan ihaneti" olarak nitelendirdikleri geri çekilme kararından sonra gelmesi dikkat çeken başka bir ayrıntı olarak yorumlanıyor.

Bolton, Kuzey Suriye'yi ziyaret edecek

YPG’nin, ABD’nin Doğu Fırat, Menbiç ve el-Tanf üssünden geri çekilme kararını uygulaması halinde büyük askeri değişiklikler söz konusu olmayacağını düşündüğü bir zamanda Moskova ile olan temaslar devam ediyor. Nitekim Bolton’un karşılanmasına ilişkin hazırlıklar sürerken, askeri üsler ve özel birimlerin yanı sıra ABD ve Fransız diplomasisi bölgede varlığını sürdürmeye devam ediyor.  ABD'nin hedefi, 120 gün içinde “ kendisinde artta kalan boşluğu doldurma yarışının yükünü azaltacak” askeri ve idari düzenlemelere ulaşmak. Bu nedenle Bolton, söz konusu düzenlemeleri gerçekleştirmek için Ankara, İsrail, Rusya ve Suriye’nin doğusunu ziyaret ediyor.

ABD-Rusya-Türkiye düzenlemeleri, Ankara’nın teröristlere yönelik hava saldırıları gerçekleştirmesine veya bölgeye girmesine izin verecek bir güvenlik şeridi oluşturulmasını, Suriye devletinin sınırdaki sembolik varlığına karşılık olarak silahların ve askeri üslerin ne olacağı hususunda uzlaşıya varılmasını ve  Arap ve Kürt unsurları arasındaki dengeye ilişkin düzenlemeler yapılmasını içeriyor.

Doğu Fırat'ın kaderini İdlib'in kaderiyle ilişkilendiren Moskova, Ankara'yı özellikle 15-20 km derinlikte güvenli bölgenin kurulması ve Halep-Lazkiye ile Halep-Hama yollarının Şam'a iade edilmesi konuları başta olmak üzere Soçi anlaşmasında verilen taahhütleri uygulamayı hızlandırmaya sevk ediyor. Burada söz konusu düzenlemeleri muhalif gruplar ile Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) arasındaki savaş birbiri ile ilişkilendirenlerde bulunuyor.

İlgili Haberler



Editörün Seçimi

Multimedya