Arap Birliği: Zorluklarla mücadele etmek için Arap ittifakı şart

Arap Birliği: Zorluklarla mücadele etmek için Arap ittifakı şart

Cuma, 4 Ocak, 2019 - 11:15
Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Husam Zeki
Kahire/Sevsen Ebu Hüseyin
Arap Dünyasının siyaset sahnesi bir dizi yeni gelişmeye tanıklık ediyor. Bu gelişmeler arasında krizlerin çözülmesi, Arapların fikir birliğine varma çabaları, bazı Arap ülkelerinin Suriye ile ilişkileri, İsveç müzakereleri ile Yemen krizini aşma girişimleri ve üç ay içerisinde Arap dünyasında gerçekleştirilecek üç zirve: Beyrut'ta bir Arap kalkınma zirvesi, Tunus'ta bir Arap zirvesi ve Mısır'da bir Arap-Avrupa zirvesi yer alıyor.

Arap Birliği (AL) Genel Sekreter Yardımcısı Husam Zeki, AL koridorlarında ve kulislerinde yapılan çalışmalar hakkında Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulundu.

Anlaşmazlıkların üstesinden gelinmesi için bilgeliğe, diplomasiye, herkesin çıkarlarına hizmet eden ortak eylemin gelecekteki vizyonunun belirlenmesine ve anlaşmazlıkların ötesine bakılmasına ihtiyaç olduğunu dile getiren Husam Zeki, AL Konseyi tarafından kabul edilen kararların meşruiyetin ve hükümetin desteklenerek Yemen’deki varlığının güçlendirilmesi yönünde olduğunu belirtti. Yabancı veya bölgesel müdahaleler olmaksızın bölge halklarının ve liderlerin krizlerin çözümünde rol alması gerektiğine odaklanan Zeki, ayrıca Arap Birliği sisteminin gelişmesi ve Arap krizlerini çözme yeteneği hakkında da açıklamalarda bulundu.

Yemen Krizi

İsveç'teki müzakerelerin sonucunu nasıl görüyorsunuz? Yemen'de barış sağlanabilir mi?


-Yemen'deki hayatın tekrar normal hale dönmesine ve sosyal uyumun gerçekleşmesine ilişkin bütün destekler Genel Sekreter tarafından memnuniyetle karşılanmaktadır. Arap Birliği Konseyi tarafından kabul edilen kararlar iyi bilinmektedir. Bunlar arasından en önemlisi meşruiyetin ve hükümetin desteklenerek Yemen’deki varlığının güçlendirilmesidir. BM elçisi ile ilgili olarak, bir BM elçisinin Yemen'deki durumun üstesinden gelmeye çalışırken Arap Birliği’ni ve Genel Sekreteri'ni görmezden gelmesi doğru değil. Bu onun konumunu ve kararlarını bildirmek istemediği anlamına geliyor. Suriye ve Libya'nın uluslararası elçileri daima Arap Birliği (AL) ile koordineli bir şekilde hareket eder ve zaman zaman bakanlık toplantılarına katılırlardı. Genel Sekreter, daha önce Arap Birliği ile koordinasyon ve iletişim eksikliği nedeniyle söz konusu meseleyi BM Genel Sekreteri’ne açmış ve bunun doğru olmayan bir tutum olduğunu söylemişti.

Yemen krizini çözme çabalarının barış ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olduğunu düşünüyor musunuz?

- Durum bütün yönleri ile ele alındığı takdirde Arap desteğinin devam etmesinin gerekli olduğu ortaya çıkar. Yemenliler en nihayetinde tek bir halktır ve siyasi ve mezhepsel pozisyonlar arasındaki farklılıklara bakılmaksızın böyle görülmeleri gerekir.

Yemen, Irak, Suriye ve Libya'nın kaderinin bölgesel ülkelere ve onların müdahalelerine, özellikle Türkiye ve İran'a bağlı olduğunu düşünüyor musunuz?

- Maalesef, bu müdahaleler krizlerin daha da karmaşık bir hale gelmesine sebep oluyor. Zaman içinde bölgesel ve uluslararası etkinin azalacağını umuyoruz. Çünkü bu durum krizleri uzatıyor ve karmaşıklaştırıyor. Bu ülkelerin halka kendi kaderlerini belirleme fırsatını tanımaları gerekiyor. Böyle halklar ülkelerinin egemenliğini kontrol edebilecekler.

Suriye krizi

ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD birliklerini Suriye'den çekmesi kararına ilişkin hala birtakım soru işaretleri var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?


- Yabancı güçlerin Arap ülkelerinden tahliyesi, devlete egemenliği geri getirme yolunda önemli bir adımdır. Bu durumun diğer güçlerin girişine sebep olmaması gerekiyor. Çünkü herhangi bir bölgesel veya uluslararası müdahale Suriye'nin egemenliğini zayıflatıyor. Suriye halkı, belirli bir gönüllü formüle göre ülkelerine geri dönmeli. Çünkü Suriyeliler olmaksızın Suriye yeniden inşa edilmeyecek. Mevcut durum kaosu körüklüyor.

Yeni yılda şu anki Arap krizlerinde, özellikle Yemen, Suriye ve Libya'da bir rahatlamaya tanık olunacak mı?

- Yeni yılın zorluklara ve bölgesel ve uluslararası karmaşıklıklara rağmen üç dosyaya ilişkin olumlu birtakım gelişmelere tanık olacağını umuyorum. Arap ülkelerinin 2019 yılının birtakım olumlu atılımlara tanık olması için çalıştıklarını düşünüyorum.

Beyrut'ta bir Arap kalkınma zirvesi, Tunus'ta bir Arap zirvesi ve Mısır'da bir Arap-Avrupa zirvesi yapılacak. Gelecek üç ay için planlanan bu üç zirvenin maliyetleri temin edildi mi?

- Zirvelere ilişkin üst düzey hazırlıklar tamamlandı. Zirvelerin maliyetleri hususu halledildi. Herhangi bir tehdit söz konusu değil. Arap Birliği’nin özellikle etkinlikler ve faaliyetler hususundaki zayıf bütçesine gelirsek, tüm üye devletlerin ödemelerini bütünüyle yapacağını temenni ediyorum. İstisnai bir duruma tanık oluyoruz. Birlik, kaynaklarının yarısı ile çalışıyor. Ülkelerin önemli bir Arap kurumu olan Arap Birliği’nin rolünü ve etkinliğini yerine getirmesi için düzenli bir şekilde destek olmaları gerekiyor.

Genel Sekreter, Arap atmosferinin arındırılmasına ve asıl dosyalara ilişkin bakış açılarının birbirine yakınlaştırılmasına ilişkin bir görev üstlenecek mi?

- Genel Sekreter, Arap ülkelerini ziyaret ederek ve liderler ve Dışişleri Bakanlarıyla araya gelerek söz konusu atmosferi arındırmayı hedefliyor. Farklılıkların bir kısmının, bu rolün üstesinde gelemeyeceği ölçüde karmaşık hale geldiğinin farkında. Bununla birlikte, bu dosyaları tamamen Arapların ışıklarından uzak bir şekilde açmaktan tereddüt etmiyor ve bir ilerleme kaydetmek umuduyla bütün meseleleri tartışıyor. Bundan dolayı basın spotlarından uzakta bir rol oynuyor.

Arap devletlerinin egemenliğini ihlal etmeye başlayan terörizm karşısında alınan yeni önlemler var mı?

- Arap Birliği, almış olduğu kararlar ve adalet ve içişleri bakanları arasındaki tutumların koordinasyonu ile terörle mücadelede istikrarlı mekanizmalar kurdu. Ayrıca Arap-Arap anlaşması ve desteği kapsamında faaliyet gösteren terörle mücadelede uzmanlaşmış bir uzmanlar komitesi bulunuyor.

Söz konusu mekanizmanın pratik olmaktan daha ziyade teorik olduğunu düşünüyor musunuz?

- Sadece bir teoriden ibaret değil. Son zamanlarda terör operasyonlarında gördüğümüz modellerin başarısız devletlerde bulunduğuna tanık oluyoruz. Kısa sürede yükselen terörle geleneksel yollarla mücadele etmeyi zorlaştıran yeni formlarla uğraşacak merkezi bir idari otorite yok. Geleneksel olmayan yöntemler geliştirmek gerekiyor. Libya’daki DEAŞ ile Suriye ve Irak'taki DEAŞ bir değil. Hepsi kaos yaymaya ve devletleri, varlıklarını ve yapılarını yok etmeye yönelik radikal bir ideolojiye dayanan yenilenen eski oluşumların isimleridir. Bu nedenle, herkes bu yeni modele karşı mücadele etmek için işbirliği yapmalıdır.

Rolüne yönelik eleştirilere rağmen AL sisteminin gelişimi neden bu kadar gecikti?

- Arap Birliği (AL), kendisine fırsat verildiği takdirde tüm gelişmelere ayak uydurabilir ve her türlü krize müdahale edebilir. AL'nin krizlerin çözümüne katılmasına ilişkin davet edilmemesi –ta ki gelişebilsin- ile ilgili ifadelere gelirsek, bu gerçekçi değil çünkü gelişme devam ediyor ve durmayacak. Lahdar İbrahimi’nin raporundan sonra faaliyet gösteren birkaç komite var. Bu komitelerin sonuçlarının, her ne kadar komiteler yavaş bir şekilde çalışsalar da, çalışmalarını tamamlamaya ve gerekli görüş birliğine ulaşmak için düzenli olarak toplantılar yapmaya çalıştıkları doğrudur.

-Gelişme, yapılardaki veya sözleşmelerdeki düzenlemeleri içeriyor mu?

Arap sistemi politik, ekonomik, sosyal ve kültürel bakımdan birtakım sorunlar içeriyor. Bu nedenle hepsinin her zaman gelişmesi ve modernize edilmesi gerekiyor. Fakat Arap Birliği tüzüğünde öngörüldüğü gibi bunun ancak fikir birliği ile gerçekleşmesi gerekiyor.

Arap ülkeleri arasında fikir birliğinin bulunmamasının Arap kararının gücünden daha zayıf olduğunu düşünmüyor musunuz?

- Dünya üzerindeki bütün örgütlenmeler içerisindeki devletler arasında birtakım anlaşmazlıklar olur. Avrupa, Asya, Afrika ve Güney Amerika’daki bölgesel ve uluslararası konferanslara katıldım. Bütün bu oluşumlar, sorunlar bir kenara bırakıldığı takdirde çözüme ve fikir birliğine ulaşabilir ve böylece kendisi ile anlaşmazlıkların yükünün azalacağı neticeleri verecek konular üzerine odaklanabilirler. Anlaşmazlıkların üstesinden gelinmesi için bilgeliğe, diplomasiye, herkesin çıkarlarına hizmet eden ortak eylemin gelecekteki vizyonunun belirlenmesine ve anlaşmazlıkların ötesine bakılmasına ihtiyaç vardır.

Editörün Seçimi

Multimedya