Libya, Kaddafizm’e geri mi dönüyor?

Libya, Kaddafizm’e geri mi dönüyor?

Çarşamba, 12 Aralık, 2018 - 09:45
Olabilir. Gerçek siyasi hesaplar; imkânsız düşüncesiyle hesap yapanların ve atasözlerinde geçtiği gibi “bunun olması yedinci imkânsızdır” şeklinde kılıç gibi kesin hüküm verenlerin hayal gördüğünü, yanıldığını belki de aldandığını kanıtlıyor. Bu çerçevede Albay Muammer Kaddafi’nin ikinci oğlu Dr. Seyfülislam’ın başkanlık seçim mücadelesine katılması imkânsız bir durum değildir.

Oğul Kaddafi, başkanlık seçimlerinde aday olmasına izin verilmesiyle seçimleri kazanırsa ve seçim sonuçları Libya’da kabul edilerek Arap ve uluslararası camiada da memnuniyetle karşılanırsa diğerlerinin de Libya Devlet Başkanı Seyfülislam Kaddafi rejimiyle iş birliği yapmaktan başka bir seçeneği kalmayacak.

 Bunu kabul etmeyip şöyle bağıranlar da olacak: “Bu nasıl olur?”

Bu şaşkınlığın ve tenkidin gerekçesi, Libya’nın -halk oylamasıyla da olsa- yeniden Kaddafi yönetimine geri dönmesi için 17 Şubat 2011 devriminden bu yana meydana gelen zulümlerin iğrenç kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır.

Libya trajedisinin bu şekilde sonlanmasını hayal etmek zor. Şöyle ki; sanki bu yaşananlar hiç olmamış gibi 7 yılı aşkın süredir Libyalıların devam eden sıkıntılarının gömülebileceği izlenimini veriyor.

Aslında bu gelişmeyi uzak bir ihtimal olarak görmek de yanlış. Yine Seyfislam Kaddafi başkanlığındaki Libya’nın babasının “cemahiriyesine” dönüşeceğini varsaymak da bir hatadır.

Başlıktaki “Kaddafizm” sözcüğünün, Libya’nın Muammer Kaddafi iktidarının yıkılmadan önceki döneme geri döndüğü anlamına gelmediğini burada belirtmek gerekiyor. Bu tür 360 derecelik bir dönüşün olmasını öngören ya da isteyen kimse, tüm Libyalılara ağır bir hakaret yapmış olur. Hatta bu hakaret, Kaddafi’nin en fanatik hayranı olsa bile onu hayal edeni utandırmalıdır.

Evet, devrik Albay’ın oğlunun iktidara gelmesini hayal etmek mümkün. Fakat Libyalıların, Devlet Başkanı Seyfülislam Kaddafi’nin kendilerini yeniden geçmişin hayallerine götürmesine izin vermeleri asla mümkün değildir.

Yazımızın başında belirttiğimiz gibi, politikada kesin bir söz söylemenin mümkün olmadığı konusunda bir çelişki var mı? Kesinlikle hayır. Çünkü olayların mantığı, Libyalıların bir şekilde gelen köleliği reddetme olasılığına üstün geliyor.

Yine Seyfülislam’ın ve çalışma ekibinin bunun farkında olduğunu tahmin etmek mantıklı bir durumdur. Seyfülislam ve çalışma ekibi, bu durumun farkında değillerse çevrelerinde olan biteni bilmiyorlar demektir. Nitekim bunu bilmemeleri de mümkün değildir.

Mühendis Seyfülislam Kaddafi’nin son aylarda aktif bir şekilde yeniden siyasi faaliyetlerde bulunması, oğul Kaddafi’nin başkanlık seçimleri aracılığıyla Libya’da siyaset meydanına geri dönme ihtimalini pekiştiriyor. 

Babasının rejiminin son beş yılında oğul Kaddafi’nin Albay Muammer Kaddafi yönetiminin varisi olduğu biliniyordu. Bu kapsamda Arap ve uluslararası camiada Libya’nın yerel, Arap ve uluslararası ilişkileri hakkında çokça bahsettiği reform fikrini uygulamasına yardım etmek için oğul Kaddafi’yle iş birliği yapıldı. Bunun için Rusya’nın Kaddafi’nin yenilenen politik faaliyetlerine kapı aralaması tuhaf bir durum değildir.

Moskova’nın içinde bir sıkıntı var. Şöyle ki; Rusya, Libya’da Batı tarafından kendisinin oyuna getirildiğini düşünüyor. Moskova’nın geçen hafta Seyfülislam Kaddafi’yi temsil eden heyeti ağırlamasıyla ilgili fotoğraf netleşiyor. Heyet, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov tarafından karşılandı. Bogdanov ayrıca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e gönderilen mesajı da teslim aldı.

Seyfülislam’ın Kremlin’le olan ilişkileri daha da mı ileriye gidiyor? Sputnik haber ajansına göre, Rusya’nın Libya Temas Grubu Başkanı Lev Dengov’un Libya’yla ilişkileri geliştirmeye istekli olduğu görülüyor. Şöyle ki Dengov, “Seyfülislam, gayet olumlu biri. Onun siyasi sürecin katılımcıları arasında yer alacağını söyleyebiliriz. Bunun sebebi ise basit: Kaddafi ve ailesiyle ilgili her şeyi destekleyen belirli bir kesim var” açıklamasında bulundu.

Moskova heyetinin iki üyesi olan Muhammed el-Gudey ve Muhammed el-Kayloşi, Seyfülislam’ın devlet başkanlığına aday olma ihtimaline işaret etmedi. Fakat Kaddafi ailesinin sözcüsü Basim el-Sol, Sputnik haber ajansına, “Seyfülislam, Libya devlet başkanlığına aday. Bu konuda herhangi bir tartışma bulunmuyor” ifadelerini kullandı.

Siyaset dünyasında her şey mümkün.

Oğul Kaddafi ve çalışma ekibinin tolerans mantığıyla yönetme kabiliyetleri bulunuyor mu?

Bu sorunun cevabı gayb ilminde gizli.

 

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya