​İsveç'teki Yemen müzakerelerinin elle tutulur ilk başarısı: Esir listeleri

​İsveç'teki Yemen müzakerelerinin elle tutulur ilk başarısı: Esir listeleri

Pazar, 9 Aralık, 2018 - 13:15
Rimbo: Bedr el-Kahtani
Yemen müzakereleri kapsamında taraflar arasında yapılan tutukluların ve esirlerin serbest bırakılması anlaşmasının başarılı olması halinde bu, üç gün süren toplantıların ilk olumlu sonucu olacak.

Şarku’l Avsat’a dün açıklamalarda bulunan Yemen Dışişleri Bakanı Halid el-Yemani, tutuklu ve esir listelerinin önümüzdeki saatlerde karşılıklı olarak teslim edileceğini belirtti. Söz konusu adımın istişareler için yapıcı ve olumlu bir adım olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Yemen hükümeti ve darbeci Husi heyetleri, Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ile birlikte bugün ayrı ayrı gerçekleştirilecek toplantılarda bu konuyu tartışacaklar. Konuya ilişkin uygulama mekanizmasının tamamlanması, isimlerin doğrulanması ve bir dizi teknik prosedür üzerine görüşmeler ise devam edecek.

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths, İsveç'te devam eden Yemen toplantılarında olumlu bir atmosferin hakim olduğunu belirttiği açıklamasında "Taraflar güven artırıcı önlemleri, şiddetin azaltılmasını ve müzakerelerin çerçevesini tartışırken ciddi ve yapıcı bir tavır sergiliyor" ifadesini kullandı.

Griffiths, taraflara Yemen'de devam eden iç savaşta uluslararası insan hakları hukuku çerçevesindeki sorumluluklarını bir kez daha anımsatarak "Yemen'de çok kırılgan bir durumun arka planında çalışıyoruz. Siyasi istişarelerde ilerleme kaydedilmesine bir şans vermek için farklı cephelerdeki şiddetin azaltılmasının sürdürülmesini umuyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Aynı şekilde Bakan Halid el-Yemani de görüşmelerin atmosferinin olumlu ve yapıcı olduğunu belirterek pazar ve pazartesi günleri Sana Havaalanı da dahil olmak üzere havalimanları konusunda da ilerleme kaydedileceğini söyledi. Ancak 2014 yılında bölgede bulunan havalimanı personelinin iadesi ile ilgili bazı sorunların olduğunu kaydetti.

Haber ajansları, Husi heyeti üyelerinden Abdülmelik el-Hicri’nin ilerleyen günlerde Sana Havaalanı'nın açılmasına ilişkin pozitif sonuçlar alınacağına dair beklentilerini aktardı. El Hicri, heyet ile BM Elçisi arasında gerçekleştirilen toplantıların ardından düzenlediği basın toplantısında “Sana Havaalanı'na ilişkin istişareler hale devam ediyor. Yarın durum netleşecek. Uçakların Sana Havaalan'ına varmadan önce Ürdün’deki veya diğer herhangi bir ülkedeki kontrol noktalarından geçmesini önerdik” açıklamasında bulundu.

Yemen hükümeti heyeti üyeleri, uluslararası uçuşların doğrudan Sana Havaalanı'ndan yapılmasını reddettiklerini ve Sana Uluslararası Havalimanı’nın açılması üzerine anlaştıklarını vurguladı. Yemen Dışişleri Bakanı Yemani ise Husilerin kontrolü altındakiler de dahil olmak üzere tüm illerdekihavaalanlarının önemine dikkat çekerek ülkedeki ana havaalanının Aden'de olması gerektiğini söyledi.

Alman Haber Ajansı (DPA), hükümet heyeti üyelerinin çeşitli çalışma ekipleri ile birlikte dün gerçekleştirdikleri toplantılar sırasında başta esirler, Sana Havaalanı, Hudeyde ve ateşkes dosyaları olmak üzere bir çok başlığı masaya yatırdıklarını aktardı. Kaynaklar bu istişarelerin başarısının esir dosyasına ilişkin yapılan anlaşmanın uygulanmasına, Husilerin Hudeyde Limanı'ndan ve şehrinden geri çekilmesine ve Taiz üzerindeki kuşatmanın kaldırılmasına bağlı olduğunu belirtti.

İstişareler nasıl yürütülüyor?

İsimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, istişarelerin oluşturulan çalışma grupları üzerinden yürütüldüğünü aktardı. BM Elçisi'nin yanında belirli konularda ve çeşitli alanlarda 15'ten fazla uzman bulunduğunu belirten kaynaklar, meşru hükümet heyeti ile oluşturulan çalışma gruplarının konuları ile Husi heyetinden oluşturulan çalışma gruplarının konularının farklı olduğunu dile getirdi.

Yemen meşru hükümet heyeti ile 3 çalışma grubu oluşturuldu. Her grupta en az iki heyet üyesi ve elçilik ofisinden bir veya iki kişi bulunuyor. Zira Yemen hükümeti, istişarelerin gündem maddeleri tartışıldığı sırada güven artırıcı adımlar atılmasını vurguladı ve Taiz'deki kuşatmanın kaldırılması için bir komite kurdu. Ayrıca esir ve ekonomi dosyalarına ilişkin de komiteler oluşturuldu. Kaynaklar, elçilik bürosunun ve Husilerin oluşturulan gruplar hakkında açıklama yapmamalarından dolayı, meşru heyet tarafından oluşturulanlardan farklı olarak en az bir grup olduğu tahminde bulunuyor. Meşru hükümet tarafından oluşturulan çalışma gruplarının başlıca farkı ise müzakerenin çerçevesi, yani krize kapsamlı bir çözüm arayışı. Bu konu Husilerin talebi. Milisler politik bir çözüm ve geçiş hükümeti ile başlamak istiyor. Ancak Yemen hükümeti bunu reddediyor. Zira hükümet, ağır ve orta düzeydeki silahların teslim edilmesi gibi askeri bir çözümde ısrarcı. Kaynaklar BM Özel Temsilcisi'nin bu konudaki amacının “tarafların ve ihtiyaçlarının anlaşılması için tüm taleplerin karşılanması” olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Medya merkezi

Kameraların Yemen istişarelerine ev sahipliği yapan İsveç Kraliyet Sarayı'na yönelmeleri gibi, Saray'ın karşısında bulunan kırmızı bina da adeta bir merkez olmuş durumda. Ancak binada ikamet edenler, bilginin azlığı dolayısıyla şikayetçi.  Öyle ki bazı taraflar bilgilerin kasıtlı bir şekilde engellendiği görüşünde.

Saray, yerleşim bölgelerinden uzakta, orman benzeri bir bölgede yer alıyor. Buna rağmen İsveç Dışişleri Bakanlığı çoğu ülke dışından gelen yaklaşık 150 gazeteci için geniş çaplı imkanlar sağlamayı kabul etti. Gazeteciler günde en az 25 km yol gidiyor ve çok yüksek taksi ücretleri ödüyor.

Yemen hükümet heyetinin bazı üyeleri, istişarelerin ikinci gününde yetkililer, danışmanlar ve sözcüler ile birlikte binaya gitti. Yemen hükümeti ilk başta meşruiyet heyetine eşlik etmesi gereken gazetecilerin ve medya danışmanlarının karşılaştığı zorluklardan dolayı Husi medyasının yoğunluğundan rahatsız oldu. Bir BM kaynağı, elçilik ofisinin açıklamalarının yayınlanmasına ilişkin herhangi bir sorumluluğu kabul etmediğini belirterek bunun tamamen İsveç Dışişleri Bakanlığı ile ilgili bir durum olduğunu vurguladı.

Yemenli bir diplomat ve eski Suriye Büyükelçisi Abdülvahap Tavaf, İsveç’te gerçekleştirilen müzakerelere övgüde bulunduğu açıklamasında şunları söyledi:

“BM’nin ve uluslararası toplumun Yemen trajedisine kapsamlı bir çözüm bulma çabalarını sürdürmelerini takdir ediyoruz. Bu çabaların meyve vermesi ve başarılı olması için en iyi girdilerin seçilmesine önem verilmelidir. Böylece en iyi çıktılara sahip olur ve bunlara dayanarak kalıcı, kapsamlı ve sürdürülebilir bir barışın tesis edilmesini sağlayabiliriz. Sayın Griffiths, üç referansı çözümün temeli olarak belirlemeli ve çatışmaya kapsamlı bir çözüm bulmak için çalışmalıdır. Ayrıca Yemen'de görev yapan BM’nin ve uluslararası yardım kuruluşlarının rolünü Yemen Cumhuriyeti'nin alternatif kurum ve kuruluşlarına dönüştürmeyi düşünmemelidir. Hudeyde Limanı'nın yönetimini bir sivil toplum kuruluşuna devretme düşüncesi, Elçi'nin ve uluslararası toplumun çabalarını birçok nedenden dolayı zayıflatacaktır.”

Güvenlik Konseyi'nin 2216 sayılı kararının uygulanmasına yönelik arayışın BM’nin Yemen'deki çalışmalarının temeli ve giriş noktası olduğunu belirten Tavaf, bu rolden uzaklaşmanın birçok kişi tarafından savaşı uzatmak ve bundan yarar sağlamak olarak okunacağını belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Sayın Griffiths'in ve Yemen'deki barışsever ülkelerin önünde meşale gibi aydınlanması gereken birkaç önemli nokta var. Bunlar Husilerin yasal bir dayanağı olmayan silahlı bir grup olmaları ve İran tarafından Yemen ulusal hükümetine alternatif olarak desteklenmeleridir. Yemenli bütün siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri bir kefede, Husiler başka bir kefededir. Her ne kadar Yemen siyasi partileri ve seçkinleri arasında farklılıklar olsa da Husi grubunun felaket projesi, silahı, pratikleri ve ideolojisi konusunda aralarında oybirliği vardır.”

Editörün Seçimi

Multimedya